neredesin sen

1 /
gregorsamsabenim gregorsamsabenim
neşet ertaş'ın overhis nefis eseri.


şu garip halimden bilen işveli nazlım
gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm
gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

ben ağlarsam ağlayıp gülersem gülen
bütün dertlerim anlayıp gönlümü bilen
sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor
hiçbir tabip bu yarama melhem olmuyor
boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor
gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
sycrone one sycrone one
her ne kadar her söyleyenin ağzına yakışan bir türkü olsa da, kesinlikle neşet ertaş'tan dinlenmesi gereken eserdir. öyle güzel vurgular yapar o kadar güzel okur ki gene, insana bir koyar, pir koyar.
sayenizde sayenizde
bu sözlere o müzik nasıl da yakışmış, kimlerin şarkısı olmuş, kimlerin kalbini yakmış. bu türkü beni önce kaskatı yapıyor, 'sanırım hiç düzelmeyeceğim' diyorum. sonrasında tam boğazımda bir yutkunma ama öyle böyle değil var gücüyle boğucu bir yutkunma gereksinimi başlatıyor. ellerim soğuyor, gözlerime vuran o tazyikiyle karla karışık bir yağmur halinde boynuma doluyor, içim yanıyor.
(bkz: tatlı dillim)
sugibiazizol sugibiazizol
içindeki "gönlüm" sözcüğünün, aslına uygun olarak "goynüm" şeklinde telaffuz edildiğini duyduğumda daha bir anlam kazanan orta anadolu türküsü.
tozduman tozduman
aramasını beklemediğim biri tarafından telefon aldığımda nedense ilk olarak yönelttiğim soru. artık ''nerelerde olduğunu merak ediyorum'' demek mi istiyorum, yoksa ''nerede olduğunu söyle koşarak geliyorum'' demek mi çözemedim doğrusu.
imkanatutuldum imkanatutuldum
yoldayım, bir yere varacağım
evim orası, basbayağı her zaman gittiğim yer
ve beni bekleyen kimsenin olmadığı bilgisinde ama halâ alışmadığım duygusunda
birbirleriyle çok geçmişi olan sevgileri görmekten
beraber beraber yaşamışlıklarından geliyorum
beni tanıyanların gördükleri "ben"den
benim belki hiç bilmediğim ya da onların hiç tanımadıkları "ben"imden
"ben"im niye onlar gibi hiç "sen"im yok?
sevginin tarifesine uymayan "ne"yim var benim?
izdüşümsüz bir "kim"liğe mi düşmüşüm?
neredesin "sen"?
replikasımdayımızmızdır replikasımdayımızmızdır
yeri manasız bir şekilde ayrıdır bende bunun. askerde, komutanlık konutu nöbetindeyken tellerin karşısındaki tek katlı evin içinden biri bağlamayı ağlata ağlata bu türküyü çalıyor. aramızda 3 metre var ya da yok. adamı görmüyorum pencerenin arkasında perde de çekilmiş. ama belli ki yaşlı biri. çok iyi çalıyor. yarım saat çaldı bunu. hem ağladım hep çaprazda durdum. dayıcım resmen ağzıma sıçtın be o zaman.
1 /