neslican tay

2 /
cantay cantay
aramızdan ayrılıp, başka bir boyuta gitse de yaşam enerjisi geride kalan tüm umutsuzlara ışık tutacak kadar fazlaydı. yeni yerinde mutlu ol güzel ruh.
drsculptr drsculptr
olur da burayı okur morali bozulur diye yazmamıştım ama: terminal döneme girdiği için umudunun çok az olduğu belliydi.

bilmemize rağmen ölümü çok üzdü. çünkü inancı ve isteği vardı.

muhtemelen ağırlaştığında kendisi için üzüldüğü kadar, umut verdiği insanlara hissettiği sorumluluk altında ezildi. canım... genç bir insan için ne kadar ağır yükler

belki de misyonunu tamamladı ve öyle gitti.

acıları dindi, huzur içinde uyusun şimdi.

buarada, hastalığına inanmayan kötü kalpli insanlar şimdi de "kanserden ölen bir tek o mu var?" diyorlar. keşke onlar ölseydi aslında. gerçi böyle kötülerden 50 tane ölse, bir tane neslican etmez.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
her hissedilen acı bir adım daha ölmesidir kalbin diyor ya yazar, işte ben de maile rutin bir bilgi olarak gelen ''neslican'ın haberi düştü'' bilgisini okurken saplandı acı yüreğime. çok direndi ve dördüncü kez tedaviyi kaldıramadı güzel insan... onunla birlikte öldüm bugün. huzur içinde uyusun.
milis28 milis28
dün ilk kez sosyal medyada paylaşımıyla karşılaşmıştım. sonra instagram sayfasına göz attım. kendime dert ettiğim şeyler için utandım. ne kadar az şükrediyorum, ne kadar çok gereksiz şeylerde ısrar ediyorum dedim.
bana dün çok güzel bir ders verdin neslican. bugün vefat haberini okudum. sonunda hepimizin gideceyi mekana sen bizden önce gittin. inşallah tüm ağrılarından kurtulmuş huzur içindesindir. mekanın cennet olsun...
benallahınbirlütfuyum benallahınbirlütfuyum
ölümün günü, saati, yaşı, cinsiyeti asla yok. yeni doğan bir çocuk doğum sırasında ölüyor bazen, bazen doğum gününü kutlarken ölüyor biri, bir diğeri başka bir şekilde. sebepsiz ölüm yok, ama ölüm hep var. keşke olmasa ama, var işte. ulan var da bari seni bu genç yaşında, bu mücadeleci ruhunla bulmasaydı be neslican! bu kadar yaşama hevesi olan, illet hastalığı defalarca yendikten sonra keşke bir kere daha yenme şansı verseydi sana hayat! keşke daha çok güzel günler görseydik seninle. hayallerini gerçekleştirdiğini öğrenip hepimiz sevinseydik seninle birlikte, o yataktan kalksaydın da yine videolar çekip gülümseseydin her şeye inat.
seni hep mücadelenle, gülüşünle, asla pes etmeyip sonuna kadar savaşan halinle hatırlayacağız. mücadelen çok güzeldi prensesim, huzurla uyu ..
ravenhow ravenhow
birebir tanışıklıkları olmayan insanların ölümlerinin ardından matem havasına bürünen insanlardan hiç hoşlanmam. çoğu kendini duygusal ve duyarlı biri gibi pazarlamanın yollarını, ne yaşadığı hakkında hiçbir fikrinin olmadığı ve kendini de savunamayacak durumda olan ölü bedenler üzerinde arıyor çünkü. bunu biliyorum, görüyorum. umurunda bile olmayan olaylar hakkında bir iki dakikalık "hayat kararmaları" yaşayan insanlardan hiç hoşlanmıyorum. her gün sağına soluna kötülükle bakan nefret kumkuması insanların böyle olayların ardından hayatın güzelliğinden, çiçekten ve böcekten bahsetmesine dayanamıyorum.

fakat bu sefer ben de o insanlar gibi yazacağım çünkü birilerine yazmam gerek içimdekileri. dün gece korka korka tıkladım bu kızla alakalı yazılanlara. ne yazık ki korktuğum gerçekleşti. birkaç saati içimde bir tutuklukla geçirdim. ben böyle olaylardan etkilenmezdim, neslican'ı da pek takip etmezdim. ismi ilk duyulduğu dönemlerde biraz takip etmiş, sonrasında şu fotoğraf çekimi konusundaki tavrını görünce takibi bırakmıştım. tutumu bana hayli bencilce ve kötü niyetli gelmişti. ben de bu olayın ardından kendisini takip etmeyi bırakmıştım. hakkında kötü bir şey düşünmüyordum ama eskisi gibi iyi de düşünmüyordum(burada kişiliğinden bahsediyorum, hastalığından değil).

arada geçen zamanda bir iki kez tedavisinin ve hayatının nasıl gittiğini kontrol ettiğimi anımsıyorum. ama bunun dışında pek ilgilenmedim kendisiyle. yoğun bakıma kaldırıldığı gün korka korka tıkladım ekşi sözlük'te başlığına. dün gece ise içten içe neyle karşılaşacağımı bilerek tıkladım. içime çöken şeyi anlatmam mümkün değildi o an. zaten uyumak için yatağıma yatana kadar ben de anlamlandıramadım içimdekini. ben aynı bendim ama içimde inanılmaz bir ağırlık vardı. baktığım yerler sanki bir perdenin arkasındaymış gibi gözüküyordu bana. çevremle aramızda bir şeyler var gibiydi sanki. yatağa yatıp yüzümü duvara çevirdiğim anda da ağlamaya başladım. o an çok acayip şeyler düşündüm. bu evrende bir başka canlı türünün kontrol altında tuttuğu köleler olmamızı ve onların neslican'ın yaşadıklarını görüp ona ikinci bir hayat vermelerini diledim. pythagoras'ın ruh anlayışının gerçek olmasını ve neslican'ın ruhunun bir başka bedende güzel bir hayat yaşamasını diledim. keşke cennet diye bir yer gerçekten olsaydı diye ağladım. keşke zamansız bir yerden beni görebilseydi diye ağladım. dudaklarımın ucuna "keşke senin yerine ölebilseydim." cümlesi bile geldi ama bunu söyleyemedim. kız kardeşim geldi aklıma, ne kadar üzüleceği, ne kadar etkileneceği geldi ve yapamadım işte. tavana bakıp "ben senin hakkında kötü bir şey düşünmedim neslican. ciddi bir şey değildi. herkesin yapabileceği basit bir hataydı. üzülmeni, kaybetmeni hiçbir zaman istemedim. çok üzgünüm, çok. konuşamıyorum, bir şeyler diyemiyorum. anla beni." gibi garip şeyler söylemeye başladım. ben düşüncelerimden dolayı çok büyük pişmanlık duyuyorum. halbuki kötü şeyler düşünmüyordum ama kendimi suçluyorum işte. sanki onu eleştirerek ona kötülük yaptım gibi hissediyorum. onu üzdüm, onun kaybına sebep oldum gibi. gerçekten çok üzgünüm. hiçbir kötü niyetim yoktu ama bütün benliğim kötülüğüme ikna olmuş resmen. gerçekten çok üzgünüm.

benim tek derdim yanlışa yanlış demekti. anlayın işte beni.

bu vıcık vıcık yazıyı da burada sonlandırmak gerek çünkü bunu başkası yazsaydı samimi bulmaz, günah çıkarıyor/şov yapıyor der geçerdim.

"dağılmış sümbülü, solmuş gülleri.
yüzüne dökülmüş teller perişan."
rahmetsiz rahmetsiz
sen kulun asli vazifesinin sefer olduğunu bizlere gösterdin. umudunu azık yapıp seferinden vazgeçmedin!
"ölen beden imiş" demi ya yunus
sen umudumuzda yaşayacaksın. allah rahmet eylesin.#neslicantay
kağıttan kule kağıttan kule
gencecik bir kizin defalarca kez kanser mucadelesi vermesi sonunda hayatini kaybetmesi cok üzücü. azıcık insanlik duygusu taşıyan herkes bu haberi ici burkularak okur. konuyla ilgili zamaninda kizcagizi hastaligi ile populler olmakla suclayanlar olmus; tek kelimeyle igrenc. hastaligi uzerinden saldirmak kadar acimasiz ve igrenc olan baska bir sey daha varsa, olumu uzerinden pirim yapmak. memlekette ne zaman kotu bir olay olsa o gun tum internet kullanicilari dunyanin en duyarli ve huzunlu insanina donusuyor " bogazim dugum dugum, tum gun agladim, bugun artik gulemem vs vs" herkes birbirini begeni yagmuruna tutuyor. bununla ilgili paylasim yapmayani tasliyorlar neredeyse. ertesi gun? ne kedi gelmis ne sute degmis. baska bir gundeme akiyor cumle alem. olum ustunden bile begenilme gudusu tasiyanlar cok zavallisiniz.
4
düş doktoru düş doktoru
arkadaşım ölmüş gibi hissediyorum. o kadar girmiş ki hayatlarımızın içine, o kadar tanımasam da tanımış gibi olmuşum ki... artık neslican'ın olmadığı bir dünyaya uyandık. buruğum, eksiğim.

son videosunda fark etmiştim işlerin iyiye gitmediğini. onun bile olanları anlatırken sesi titremişti ilk kez. ilk kez korktuğunu belli etmişti. yine de çok pozitifti, güleçti, komikliği elden bırakmıyordu. gerçekten gideceğine inanamamışım bu yüzden. gerçekten gitti. neslican bile gitti.

kendimden utanıyorum bazen. ölmek istiyorum dediğim için. hayatım kötü evet ama ben nasıl ölmek istiyorum diyebiliyorum ki.. o yaşamak istiyorum derken. hayal bile edemeyeceğim fiziksel acılarla boğuşurken benim mental acılarıma çare olmuş gülümsemesiyle. dünyanın en pesimist insanı olan bana bile bunları hissettirebiliyorsa onun içindeki ışık çok büyüktü demek ki. kanserle savaşan insanları, onların ailelerini, konuyla ilgisi ve bilgisi olan/olmayan herkesi aydınlattı ışığı. eminim bundan sonra da aydınlatmaya devam edecek.

güzel ve güçlü bir kadın geçti bu dünyadan. bugün onun hatrına kendimi, hayatımı ve sol bacağımı seveceğim. mücadelen çok güzeldi nesli...
mei kusakabe mei kusakabe
şu hayatta o kadar küçük şeyleri göğsüme fil oturtacak kadar kafama takıyorum ki. yine böyle bir anımda zaman zaman takip ettiğim bu genç arkadaşımızın vefatını öğrenince çok üzülmekle kalmayıp çok da utandım. aslında, " bak hayatta ne dertler var seninki de dert mi" fikri bana garip bir şekilde bencilce gelmiştir aslında çünkü kendinden daha kötü durumda olan birilerinin varlığını bilerek kendini rahatlatmaktır bana göre o bir nevi. o yüzden acıları yarıştırmak konusunda değil "nasıl direnirim"i paylaşmak, öğretmek, yaymak kısmında neslican bize çok şey öğretti, öğretmeliydi. ( ben öğrenmeyi yeterince beceremedim sanırım) o yüzden çok değerli bence.
rosa lisa rosa lisa
o kadar güzel savaştın ki kaybedişin bile seni hafızalara kazıdı . umutla savaşmanın ne olduğunu gülen yüzünle bize bırakan umut kızımız... mekanı cennet olsun işıklar içinde uyu ...
ganjaman ganjaman
kan aranıyor duyurusunu ekşide görmüştüm. kan grubum 0 pozitif ve diğer şartlar da uyuyordu. işe 1-2 saat geç kalıp kan vermeye gidecektim ama nasıl olsa insanlar kan vermek için sıraya girmişlerdir diye gitmedim.

kanser hastalarının ölmeye yakın vücutları aşırı zayıflıyor ve kaslarının çoğunu kaybetmiş oluyorlar. rahmetli harun kolçak'ın vücudu öyleydi. neslican'ın vücudu da öyleydi. belki de o farkındaydı bir şeylerin, ama yine de milyonlarca kanser hastasının mücadele önderi olmuş oldu artık. yenilmedi o, sadece acılarından kurtuldu.
senikendimesakladım senikendimesakladım
o kadar güçlü ve güzel bir savaşçıydın ki. seni asla unutmam, unutamam. onca zorluğun içinde, güzel badem gözlerinle hep gülümseyerek baktın bu hayata. huzurla uyu neslican'ımız...
2 /