nevizade

2 /
ahmet karaca ahmet karaca
götgöte yürüdüğümüz garsonların sokakta o var bu var şuraya alalım deyip çekiştirdiği içeri girince garson arar duruma gelebildiğiniz içiçe onlarca mekanın bulunduğu sarhoş kafayla sokakları karıştırılmaması gereken, zira karıştırıldığında tehlikeli sokaklara inebildiğiniz garip, sadece istanbula özgü, belki de sıradan, ama sıradanlığı içerisinde hayatın olağan akışına aykırı yer, mahalle.
içersinde sanatı şahikası cumhuriyeti ve illa ki akdenizi barındıran çıkışında pera ve şampiyona ev sahipliği yapan mekan.
enteresan mimarisinde terasları birbirine bakan ve haftasonu akşamları hangi terasa baksanız tanıdık bir yüz bulabileceğiniz mahalledir ayrıca.(çok tanıdığım var ne yapayım).
ilk aşkların ilk kez öpüştüğün kızı gördüğün mekandır kimi zaman. kimi zamansa aynı kızı unutmaya çalıştığın.
duvarlarının kulak misafirliği yaptığı, yüzlerce insanın onbinlerce hikayesinin kelimelere döküldüğü yer.
eksiksizuyum eksiksizuyum
tam anlamıyla istanbul'un mozaik yapısına uyan bir yerdir burası. balıkçılardan içeri döndüğünüzde başlayan kalabalıkta biraz etrafı gözlerseniz, meyhanenin birinde sakin sakin rakısını yudumlayan bir bey amcanın 10 metre ilerisinde ortaya birahiyi koydurmuş, modern batı müziği ve kahkahalar eşliğinde biralarını yudumlayan üniversite öğrencisi gençleri görebilirsiniz. normalde pek de uyumlu olmaması gereken bir manzara olmasına rağmen bu iki farklılık o kadar güzel bir ahenk içerisindedir ki, eski ile yeninin harmanlandığı bir şehrin küçük bir temsilidir adeta.

istanbul dışından bir misafirim geldiği zaman nevizade'ye muhakkak götürürüm. ilk başta kalabalıktan sıkılan bu misafirlerden daha sonra oraya gittiği için mutsuz olanına henüz rastlamadım.

hastalıktır nevizade; beyoğlu'nu turlarken ayaklar bir anda oraya sapar, epeydir görüşülmeyen eski dostlarla tesadüf edilir, ayaküstü muhabbetin peşinden bir-iki bardak bira içilir, "hey gidi günler hey" denilir.
belmonte belmonte
taksim'de oturup muhabbet etmek istediğimizde, ve muhabbete araç olarak da içkiyi kullanmaya karar verdiğimizde kendimizi bulduğumuz mekandır. hafta içi gündüz gidildiğinde, garsonlarda akşam için yapılan hazırlığın koşuşturması vardır. bira fıçıları dükkanlara doğru yuvarlanır, rakı mezesi peynirler ayarlanır, çıraklar ellerinde fındık fıstık torbaları, dükkanlara girerl. haftasonları sokakta sizi kapıp masaya oturtmak için kolunuza yapışan garsonlar, yüzünüze bakmaz gündüzleri.

ama akşam olduğunda taksim gibi nevizade de şenlenir...

tüm masalar mezelerle süslenmiştir, doludur. meyhanelerin içinden sokağa yayılan sesler, garsonların davetlerine karışarak kuru bir gürültü oluşur. sokaktaki masalarda oturanların kalantorluğundan mı yoksa sizi içeri davet eden garsonların şıklığından mıdır bilinmez, hepsinin yanından yürüyerek geçeriz. adresimiz bellidir: akdeniz...

orada içilen 2 bira ve yapılan 3 saatlik muhabbetin ardından hem huzurlu hem de mutlu ayrılırız nevizade'den, taksiyle gece tarifesine kalmayacağımız bir saatte...
sevmek bir eylemdir sevmek bir eylemdir
istanbuldaki çoğu biranenin vazgeçemediği adisyona fazladan bira kaktırma meziyeti burada daha bir aşmıştır.en kötü ihtimalle bir bira fazla yazılır.içerken hesabı tutmanız elzemdir.hani zaten bira yerine su içiyoruz..he ortamı güzel o ayrı.
karamelize ekmek karamelize ekmek
adını duyunca gözlerimin parladığı yerdir. ama içmek için gidildiğinden değil. arkadaşlarla güzel sohbetler edip unutulması güç zamanlar geçirildiği için. ayık gidip sarhoş çıkılan, dikkat edilmezse fazladan bira parası ödetilen barlara sahiptir.
pandoramıodakim pandoramıodakim
sessiz sakin yaşamın vazgeçilmez şehri ankara'dan boğaziçi'ndeki konferans için yola çıkılmıştır.büyük ihtimalle sudan çıkmış balık kıvamına geleceklerini düşünen bünyeler istanbul'a vardıkları günün akşamında eş dost tavsiyesiyle oraya dökülüp özgürce zırvalamışlardır.iyi de yapmışlardır aynı güzelliği bir daha başka yerde bulmak için şansınızın yaver gitmesi lazım belli ki.özlüyorum...hem de çok...
blondestorm blondestorm
nevizade'ye başlarsan bitiremezsin , onun için her gittiğinde daha çok seversin , yorulmadan seversin , muhabbet başlar içersin ve zaman ne çabuk geçti dersin , gece bittiğinde cüzdanın boş bir şekilde evine dönersin.
chivasoblaio chivasoblaio
bol sulu 50'lik yada 70'lik biraların yanında meze olarak candan koyu muhabbetlerin tüketildiği huzur tapınağıdır. öğrenciyken cepte sıfırı hiç de cömert sayılamayacak banknotlarla gidilip, kah futboldan, kah kızlardan,kah vatan kurtarmacadan bahsedilerek bünyeye geçici rahatlamalar veren bi nevi güzin abla sokağıdır. pervasızca edilen küfürlerin en tatlısına ev sahipliği yapan ve bıçıkınlığın ilk adımlarının atıldığı delikanlılık caddesidir. orta yaş bunalımlarının, patron denen zamazingonun bunaltcılığının, azalmaya başlayan gelecek planlarının vuku bulduğu yerdir de.

kısacası nev-i zade, arpa suyu kokan bir dönemin en kadim ve en nev-i şahsına münhasır dostudur...
useful idiot useful idiot
-abi canım çok sıkkın.
+hadi bi nevizade yapalım, rahatlarsın.

-ayşe teklifimi kabul etti.
+ee nevizade de bişeyler ısmarlarsın artık.

-ahmet'in doğum günü napıcaz?
+nevizade de kutlarız.
.
.
.

kutsal mekandır. gitmek için bahane aranan mekandır.
2 /