njosnavelin

sigur ros sigur ros
aslına bakarsanız şarkının sözleri yoktur. yani vardır ama hopelandic dilinde yazılmışlardır. grubun başı jonsi'nin deyimiyle albümünün bütün şarkıları melodik yönden olaya hazırdır ve onlar şarkılara söz bulmak istememişler, bu sebeple sözleri uydurmuşlardır. albüm kapağında albümle ve ya grupla ilişkili hiçbir bilgi bulunmamaktadır. 12 sayfalık boş bir defter vardır kapağın içinde ve dinleyici kendi kafasında yarattığı sözleri yazacaktır oraya. konserlerde zorlanmamak için şarkılara bir takım isimler koymak zorunda kalmışlardır ama. bu njosnavelin de yurt dışı konserlerinde "the nothing song" olarak geçmiştir. 7 dakika 32 saniyedir bu parça. mükemmel ötesidir. sigur ros'la tanışma vesilemdir.
muhlis meydey muhlis meydey
öyle çok kişi bilmez şarkıyı. şarkı değildir zaten. tanrının ağlaması ve de zırlamasıdır. öyledir inanın bana bence, bana inananlar hiç bu zamana kadar pişman olmadı. neyse. yani izlandaya gitmek için kıçımı yırtıcam, sebebi de bu şarkı. ya da izlanda değil belki, sadece gitmek için yırtacağım. bu ara ağzım bozuldu. bozuldu. önünü alamadık. öyle böyle... neyse işte..

you sigh alone diyor. mayıs haziran olmaya çalışıyor, kafayı takmış takıntı haline getirmiş yani, eğer bir şeyi takıntı haline getirirsen beceremezsin, işte bu yüzden yağmur yağıyor, ben beyaz duvarlı odadan gülümsüyorum. mayıs bana benziyor.

bilinç bastırmasyonu, insan doğru mudur, ben doğru muyum? doğruyum tabii lan. doğru olmalıyım yani. başım hızla dönmeye başlıyor, "ya regina var bir de, viski kafasında şarkılar yapıyor, çok irlanda."

ya da çok iskandinavya. buzlar var falan. sarkıt düşüyor kafana yürürken düşünsene. bu memlekette de aslında sadece kafana çatı falan düşebilir.

you sigh alone. ellerime bakmayı bıraktım yine. bıraktım işte. biri var, onu görmek pek iyi gelmiyor. you sigh. zaten en iyi yalnızken oluyor.

bilinç bastırmasyonu. son kez cümlelerimi istiyorum sizden bazen. biraz.

kelimeleri öldürdüler, içimi çürüttüler. sigur ros'muş. sigur ros varken dünya üzerinde. doğruluğu sorguluyorum bir de, unutmuyorum insanlığı, kötülük var içimde. çok hem de. uyumam bir çok kişi için iyi olacak. bana inanın lan.
muhlis meydey muhlis meydey
tanrılar düşerken çalabilir bu şarkı. bir tanrının düşüşü kadar haşmetli olabilir bazen bir insanın düşünmekten vazgeçtiği o an. o kadar kusursuz olur ki bazen, tekrar düşünmemek için elinden geleni yapar. hatta avuçları kızarır bazı bazı.

havanın serinleme yavaşlığında yaz geçiyor. temmuzun bitmesini hayatımda ilk defa optimist olarak karşılıyorum. bir hafta sonra pesimist olarak ağustosa başlayacağım, hem de düşünmeden. bu sefer beni bağlayan pek bir şey göremediğimi farkettim. cesaretsizliğimin doğurduğu bazı şeyler, kitap sayfaları yüzünden tek tek yok oluyor aslında. kimse kimsenin değil. aitlik dünyaya kanıtlanması gereken bir şey değil.

şimdi sigur ros bu kış şarkısında diyor ki, birini sevmişsen sevmişsindir. gün sonunda yatağına yatıp uyuyamayacak olan sensin. ona göre davran. biz sonuçta bu kadar insan burada kapana kısılmış mahlukatlar da olabiliriz. birileri dedi diye her şeye inanıyoruz. çok güzel oluyor zaten. hep birileri bizim için düşünmüş neye inanacağımızı. hiçbir çiçek pazarı açamaz gözümün önünde. lale sıçırttığınız yol kenarlarından, kendime bir otomobil çarpsın coşkusu. ya da nazlı'nın düşüşü 2.7 saniye sürebilir. herhangi bir şey. işte boşluk kucaklasın yokluğumu bazı bazı. böyle yuvarlana yuvarlana arınalım. ne zaman seninle yalnız kalsam, kendimi tekrar temiz hissediyorum diyor bir kadın veya bir adam. nefeslerinizi tutmayın. ben sadece şarkının ne anlattığını açıkladım burada.

şimdi el ele tutuşup, önemsiz insanlar olduğumuzu hatırlıyoruz sonra da bunun şerefine hiçbir şey yapmıyoruz.
rüyalarınız umarım 2.7 saniyeden uzun sürer..