nostalji

2 /
ahmak ı hayal ahmak ı hayal
televizyonsuz zamanları yaşayanların yavaş yavaş azalması ve aramızdan ayrılmasıyla popüler kültürün, çok daha fazla olmak üzere de televizyonun esareti altına girmiş gibi duruyor. konular gündelik yaşantıya dair nostaljik muhabbetlerden televizyon dizilerine, renkli ekranın tarihine gömülmüş popçulara doğru kayıyor. televizyonun olmadığı zamanlarda yaşamış son insanlar da aramızdan ayrıldıktan bir süre hiçbir şey olmayacak, ya da hiçbir şey olmamış gibi olacak ki ikisi de aynı şey olabilir.
mavio mavio
yarına yetiştirmem gereken bir proje sunumu var, çalışabilmek için ihtiyacım olan programın inmesini bekliyorum.
mesai sonrası patron ve almanlarla iş yemeğinde buluşmam lazım, takımım ve gömleğim ütüsüz.
duş almam lazım, sözlükte takılıyorum.

özel bir şirkette çalışıyorum, öğrenciliği özlemişim.
closer closer
eskide olanların, eskide kalmış hallerine duyulan sempatidir. zira günümüz imkan ve koşullarından dilediğince faydalanırken 60 lardaki telefon sistemini geri isteyen aklı evvel yoktur zaten.

biz insan hayvanları iş işten geçtikten sonra pek bir içleniriz. o yıllar geçti ya artık, geriye dönüş yok, kör ölür badem gözlü olur mantığıyla davranırız çoğu zaman. demiyorum ki özlenmez eskide kalanlar. özlenirler elbet. ama bu insanları özlemek gibi değildir. anneni özlersin, görüşüp vakit geçirmek istersin. ama eski zamanlara duyulan özlem "hey gidi günler ne güzeldi." ile başlayıp, "eskisi gibi değil artık hiçbir şey" ile biter. hatta "keşke eskisi gibi olsa" diyenler bile eskisi gibi yapmak için çaba sarfetmez.

nostalji oldukça duygusal bir dışavurum, sezgisel bir içe atma, durumsal bir edebiyat yapma, hüzünsel bir kucaklamadır. o derece yani.

nerede o eski nostaljiler...
ankara ankara
nietzsche bir yerde "pişmanlık köpeğin taşı ısırması gibidir" diyordu. nostalji de öyle. geri dönüş imkansız olduğuna göre, klee'nin meleği gibi geçmişten esen rüzgar bizi pervasızca geleceğe doğru sürüklüyorsa, bir gözümüzün geçmişe takılı kalması, sürekli arkaya bakadurmak neye yarar? nafile çabalarız geçmiş anılardan bugüne pay çıkartabilmek için. ancak bugün de, şu an da, daha telaffuz edilmeden geçmiş olup kaymaz mı avuçlarımızdan? nostalji, asla geri dönülemeyecek olan, artık olmayan geçmişe yönelik özlemdir.
noctis noctis
aslen antik yunanca nostos (eve dönüş) ve algos (rahatsızlık, huzursuzluk, acı) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. evini özleyen kişinin rahatsızlığı kastediliyordu herhalde o zamanlar.
globetrotter globetrotter
bugünden mutsuz olanların geçmişin algısında seçicilik sonucu başvurdukları kaçış yöntemi.

kaçılacağına bugün yaşansa fena mı olur?
2 /