november

1 /
hell guardian hell guardian
baharın iyice bastırdığı,çiçeklerin renk renk açtığı, ne bileyim işte bilumum romantik çanak çömleğin ve saçmalığın(yuuhhh ohaa be bu betimlemeye ben bile şaşırdım şimdi)cıvıl cıvıl zıplaştığı bu mayıs ayına göre güneşin tam 180 derece yer değişikliği ile girdiği ve mayısın tam zıt özelliklerine sahip muhteşem ay(teknik-duygu karışımı).bendeniz zat-ı acizanenin (bkz: bokunu çıkarmak) gelmekle gurur duyduğu ay. (bkz: akrep burcu)
illusion illusion
eski roma takvimindeki dokuzuncu ay'dır aslen (nove=dokuz). genel durumunu bi yana bırakıp "özel" durumundan söz edecek olursak, hep başıma iş açmış olan ay'dır. önceleri november rain'i çok seviyorum diye bana öyle geliyo sanırdım ama artık insaf demek istiyorum. hayatımın dönüm noktalarını yaşadığım, her seferinde bi numara çevirip iyi ya da kötü ama mutlaka aşırı ruh dalgalanmaları yaratan bu ay'da ölürsem sürpriz olmayacak, zira mayıs'ta doğanlara en çok yakışan ölüm vaktidir kasım..
atesbocugu atesbocugu
azure ray şarkısı.

kasım ayında yağmurlu bir gece dinlendiğinde etkisi kat be kat artan şarkı.

so i'm waiting for this test to end
so these lighter days can soon begin
i'll be alone but maybe more carefree
like a kite that floats so effortlessly
i was afraid to be alone
now i'm scared thats how i'd like to be
all these faces none the same
how can there be so many personalities
so many lifeless empty hands
so many hearts in great demand
and now my sorrow seems so far away
until i'm taken by these bolts of pain
but i turn them off and tuck them away
'till these rainy days that make them stay
and then i'll cry so hard to these sad songs
and the words still ring, once here now gone
and they echo through my head everyday
and i dont think they'll ever go away
just like thinking of your childhood home
but we cant go back we're on our own
oh,
but i'm about to give this one more shot
and find it in myself
i'll find it in myself
so were speeding to that time of year
to the day that marks that you're not here
and i think i'll want to be alone
so please understand if i dont answer the phone
i'll just sit and stare at my deep blue walls
until i can see nothing at all
only particles some fast some slow
all my eyes can see is all i know
ohh..
but i'm about to give this one more shot
and find it in myself
i'll find it in myself
ay cadisi ay cadisi
tom waits'in inanılmaz bir atmosfer yaratan şarkısı. trafikte dinlediğinizde bile dünyadan koparıyor.
şöyle şeyler söyler;

no shadow no stars
no moon no cars
november
it only believes
in a pile of dead leaves
and a moon
that's the color of bone

no prayers for november
to linger longer
stick your spoon in the wall
we'll slaughter them all

november has tied me
to an old dead tree
get word to april
to rescue me
november's cold chain

made of wet boots and rain
and shiny black ravens
on chimney smoke lanes
november seems odd
you're my firing squad
november

with my hair slicked back
with carrion shellac
with the blood from a pheasant
and the bone from a hare
tied to the branches
of a roebuck stag
left to wave in the timber
like a buck shot flag

go away you rainsnout
go away blow your brains out
november
iao iao
memoryhouse albümünden bir max richter eseri. ortaya koyduğu en iyi yapıt belki de. adeta soundtrack olsun, yeniden doğumu ya da bişeyin bitişini anlatan bir sahneyi süslesin diye bestelenmiş, örneğin equilibrium'a koysak asla sırıtmaz. (esas kızı yaktıktan sonra esas oğlanın ağladığı sahne örneğin)

bilimkurgu ve klasik müziğin mükemmel uyumunu bir ara incelemeye karar verirken bu işi en iyi yapan isimlerden birini de örnek vereyim:
(bkz: bear mccreary)
1 /