nurdoğan rigel

feklavye feklavye
istanbul üniversitesi iletişim fakültesi'nde görevini sürdürmekte olan efsanedir.

kıymetini bilen, seven öğrencisi pek azdır; zira eğitim süreci boyunca inim inim inletir; gel gör ki okuldan mezun olduktan sonra, bir gün dönüp geriye baktığınızda; hayatınızda yer eden bilgileri ondan edindiğinizi fark edersiniz.

efsanedir; efsaneleşmeyi de sonuna kadar hak edendir.
charlot charlot
medya ve çocuk rehberi'ndeki makalesinde george gerbner'in "acımasız dünya sendromu" kavramına göre, televizyonda sunulan dünyanın gerçek dünyadan daha tehlikeli ve acımasız olduğundan, insanların çevrelerine karşı daha korkak ve de olumsuz olduğunu söyleyen iletişim bilimcidir. gerbner'e göre bu sendromun gelişimindeki en temel değişken televizyon izleme yoğunluğudur. buna göre günde beş saatin üzerinde televizyon izleyenler üzerinde acımasız dünya sendromu daha etkiliyken, günde iki saat ortalamasında televizyon izleyenler bu durumdan korunabiliyor.
professional thinker professional thinker
kendisi harvard üniversitesi'nde de yüksek lisans ve doktora derslerine girmektedir. iletişim sosyolojisi dalında tartışmasız türkiye'deki en iyi akademisyenlerden biridir. genelde istanbul üniversitesi iletişim fakültesi freshmanları tarafından değeri bilinmez; üst sınıflarda akılları başlarına gelir. öğrencilerine rafine edilmiş bilgi sunar.
kaftan mağara adamı kaftan mağara adamı
kafayı akademik dille bozan iü iletişim fakültesi hocası.bir defasında kendisine 75 puanlık kağıt vermiştim,ama yazdıklarımı akademik dille değil de normal halkın diliyle yazdım diye 35 verdi.böyle bir hocadır kendisi.
lloyd swastika lloyd swastika
geçen sene okul birinci arkadaşın konuşmasında dediği gibi (okulun kendi haber sitesinde sansürlendi) ''iü iletişimi iletişim yapan rigel'dir'' ve ben bugün kendisinin fakültemizden ayrıldığını öğrendim. daha fazla cıvıklaşmış ve yumuşayan, git gide apolitikleşen ve eleştirel bağlamda halt eden bir guruhla yaşamını sürdüremeyeceğini düşünmüyor değildim. umarım kendisi için daha da üretken olabileceği bir konuma geçer ve bizler de seviniriz.
olayın nasıl gerçekleştiğini illaki sorgulayacağız ve en kötü anısını fakültede bir yerlerde yaşatacağız.

okulun sözde yeni rektörü ve yandaşlıktan ölecek hastalığına yakalanmış mahmut ak yeni sezona hızlı başladı. yunus söylet'ten geri kalmayacak gibi gözüküyor. hepinizin suyu ısınıyor. başınızdan aşşağı dökebilmemiz dileği ile.
ofansif sol bek ofansif sol bek
bir öğrenciye düşük not verdiği gerekçesiyle "görevi kötüye kullanmak" suçundan beş ay hapis cezası alan istanbul üniversitesi gazetecilik bölümü öğretim üyesi. tabii ki işin aslı başka. şimdi hocanın kimlerle neyin kavgasını yaptığını ve bu yüzden iftiraya uğradığını anlatırım ama hukuki olarak sıkıntı yaşamak istemiyorum. yalnızca şunu söyleyeyim; öğrencisine bir şeyler katan, engin bilgi birikimine sahip, iyi bir hocadır kendisi. bir parça kibirli olduğunu söyleyenler olacaktır -ki doğrudur da- ama "o kadar kusur kadı kızında da olur" diyerek burada noktalayayım yazdıklarımı.

www.cumhuriyet.com.tr
mei kusakabe mei kusakabe
biz objection'a gitmeye bile korkardık lan. o yüzden böyle bir emsalin olması başta hoşuma gitmişti açıkçası ne yalan söyliyeyim ama işin içinde kesin bir bit yeniği vardır diye düşünmeden edemiyordum. savash porgham denen zevat birtakım iddialara göre hiç de sütten çıkma akkaşık değilmiş

odatv.com
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
öğretim üyesi sıfatının oldukça yetersiz kalacağını düşündüğüm, derinliği ve bilgi birikimiyle iletişim profesörü diye niteleyebileceğim nadide insan.

öğrencisi olduğum için kendimi her zaman şanslı saymış, hala da saymaya devam ediyorum. mesleki eğitim yolunda bir iletişimcinin mutlaka yolunun kesişmesi gereken biridir nurdoğan hocam.

tabi ben o dönemi görmedim ama rivayet odur ki 1999 yılında verdiği ders yüzünden mezun olamayan yüzlerce genç protesto başlatmış hatta odasına molotof kokteyli atılmış deniliyordu. o bilgiyi de bir türlü doğrulayamadık ama herkes konuşurdu.

hocayı anlamayan elbette nefret ediyordu. bu arada derslerini aa ve ab ile geçmiş biriyim. hoca derslerinde oldukça derin bir işleyiş metodu uyguladığından çok sıkılır insanlar. ancak hocamız verdiği altın değerindeki bilgilerin bir kısmını da olsa sınav kağıdında görmek istiyor. buna da ego diyorlardı işte üniversitedeki gerizekalılar (küfür manasında değil).

medya okumalarında içerik analizi, siyasal propaganda analizi, anlam analizi, yazım ve dil çözümlemesi konusunda türkiye'de onunla yarışabilecek bir entelektüel birikim yoktur.

derslerinden yüksek başarıyla geçmiş olmamdan kaynaklı bana üniversitede yanında kalmam için teklifte bile bulunmuştu. ah be hocam ya. itin köpeğin eline kalmış. en yakın zamanda ziyaretine gideceğim.