nürnberg uluslararası askeri ceza mahkemesi

galliani galliani
2.dünya savaşı sırasında müttefikler moskova bildirisi ile savaşın bitiminde hep birlikte savaş suçlularını yargılayacaklarını ilan etmişlerdir. savaş sonunda almanlar teslim bildirgesinde savaş suçu işleyen nazi yöneticilerini müttefiklere teslim edeceğini kabul etmiştir. abd sscb ingiltere ve fransa 08.08.1945’te londra anlaşması ile savaş suçlularını yargılamak üzere bir uluslararası mahkeme kuracaklarını deklare etmeleri ile ilk kez savaş suçlularının uluslararası düzeyde yargılanmaları gündeme gelmiş oldu. bu anlaşmayla mahkemenin statüsü de belirlenmiştir. mahkeme yenen devletlerce atanacak 4 yargıç ve 4 savcıdan oluşacaktı. mahkemenin yargılayacağı suçlar barışa karşı suçlar, savaş suçları (bkz: savaş suçu) ve insanlığa karşı suçlar olarak belirlenmiştir ve aynı anlaşmayla bunların tanımı yapılmıştır.
meyvoş meyvoş
hitler in kalelerinden nürnberg şehrinde bulunan mahkemelerdir. oldukça bakımlıdır. ziyaret eden gruplara özenle hazırlanmış olan, içinde ikinci dünya savaşını bire bir yaşayan musevilerle ve almanlarla yapılmış röpörtajların da bulunduğu film gösterimi yapılır. zamanında savaş suçlularının oturduğu sandalyelerde siz oturursunuz. göz yaşlarınızı tutamadığınız anlar olur... yine de şaşırılacak bir şey vardır ki altı özellikle çizilmelidir: o da almanlar ın tarihleriyle bu kadar barışık olup , geçmişlerini kabullenmeleri ve utanç duymalırıdır. yapılan hatalar ince ince anlatılır. binadaki o kocaman duvarlar gezerken üstünüze üstünüze gelir...
arsalan78 arsalan78
judgement at nuremberg adı altında sanırım 1961 yılında filme çekilmiştir. mahkeme sahnelerinin hatırına izlenebilir biraz sıkıcı ama.
sky sky
bu mahkemlerde nazileri ancak başka topraklara zorla girmesi nedeniyle suçlamışlardır. çünkü abd, ingiltere ve diğer devletlerin bombardımanında ölen insanlar nazilerin öldürdüklerinden fazladır.
asprin asprin
mağlup olanları karalama üzere, galipler tarafından kurulmuş mahkemedir. tuncer tuğcu'nun resmi tarih ve adolf hitler kitabında yalanlar bir bir açıklanmıştır. işgalcilerin ırak'da mahkeme kurup saddam'ı asmaları ne kadar hukuki ise, o mahkemelerin kararları da o kadar hukukidir.
velettimaminoldum velettimaminoldum
yargılananların çoğunun sonu idam ve hapis olan mahkemedir. ilkelerin özetini geçiyorum:

- uluslararası hukuka göre suç kabul edilen bir eylemde bulunan şahıs, devlet başkanı ya da sorumlu hükümet memuru olmaları, işbu şahısları uluslararası hukuk önünde sorumluluktan kurtarmaz.

- bir şahsın üstü ya da hükümetinin emrine uygun davranması, ahlakî irade bir şahıs için her zaman bir olanak olduğundan, uluslararası hukuk önünde sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

- cinayet, kitle imha, köleleştirme, sürgün ve sivil halka yapılan diğer insanlık suçları ya da siyasî, etnik ya da dinî nedenlerle eziyet ya da savaş suçu ya da insanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili idam ya da eziyet ya da eylemler sürdürülmesi.

birinci madde akpye ikinci madde polise gelsin.

tamamını okumak isteyen cankoçlar için gelsin:
nürnberg uluslararası askerî ceza mahkemesi - vikipedi nürnberg uluslararası askeri ceza mahkemesi ekim 1945 'te, abd, birleşik krallık, fransa ve sovyetler birliği'nin açtığı ünlü dava. almanya'nın nür... wikipedia
digital militia digital militia
ss mensuplarını soykırımdan, heer mensuplarını da "barışı bozmaktan" suçlayıp yargılayan, sikik mahkeme.

"history is written by the victors." sözünün en somut örneğidir bu mahkeme. savaş suçlarıyla hiçbir ilgisi olmayan, hatta ve hatta savaşın son günlerinde iş birliği yapan generaller bile göt altına gitmiştir.

sözün özü, yahudi finansmanıyla bok fırtınası dönmüştür.
anarşistkedi anarşistkedi
soykırımla hiçbir şekilde yüzleşememiş, yüzlerce katili topluma kazandırmış mahkemedir. 6000 küsür insanı katleden, yakılması emrini veren insanların 6 ay hapis cezası alabildiği mahkemedir. bu nedenledir ki birçok ss subayı ve soykırım suçlusu almanya başta olmak üzere çeşitli avrupa ülkelerinde reich dönemi bittikten sonra tüccarlık yapabilmiş, yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebilmiştir. tıpkı 12 eylül'ün işkenceci subaylarının bugün aramızda oluşu gibi, tıpkı 1915'i tertipleyenlerin tbmm'de koltuk kapmış olması gibi.
nautilus nautilus
sanıkların bu kadar kolay kurtarabilmelerinin ana nedenlerinden biri rusların berlin ablukasıydı. amerikalılar batı berlin e kömürü bile uçaklarla taşımak zorunda kaldılar. bence müttefikler/amerikalılar hem milyonlarca üşüyen ve aç batı berlinliye gerekli yiyecek ve kömür ulaştırırken aynı zamanda çok sivriler hariç nazileri hapse atamadı.

başka nedenleri ise, 8,5 milyon nazinin hangilerini hapse atacaktı. bunun yerine almanya nın resterasyonunu ve naziliğin bir kaç nesilde hafızalardan silinmesini tercih ettiler.

aynı çözüm yolu japonlara da uygulandı.

bu arada sovyet çözüm sistemi uygulansaydı, hepsi idam edilseydi ne olurdu. bir bakıma daha adil olurdu ama nazilerle iş birliği yapan stalin i de idam etmek gerekirdi.

sonuç; adalet çok zor iş.
rose whisper rose whisper
kamu vicdanını rahatlatmamış mahkemelerdir.

bir iki günah keçisi dışında herkes yırtmış valla oh kebap.

tüm ülkelerden nefret ediyorum. amerika ve diğer güçler o kadar kaypak ki, bu nazi denilen yaratıkların doktorlarını sırf katkı sağlar diye kendi ülkelerine kaçırabiliyorlar bunca suça rağmen. hiçbirinin derdi ölenler değil.

her yerde acı var, herkesin de yanına kar kalıyor.
3
dumrul dumrul
savaş sonrası dünyanın karşısında birkaç temel sorun vardı. ilki galiplerin kendi aralarındaki rekabet. ikincisi sürdürülebilir yeni bir düzen yaratmak.

her iki temel sorun açısından da mağlupların durumu önemliydi. sscb, abd ve ingiltere; alman ve italyanları kendi yanlarında tutmayı istiyorlardı. aynı zamanda bunları sisteme dahil etmek ve tabi kılmak sorunu vardı. sonuçta dünya çitlerle örülmüş bir yer değil. sistemin akışkanlığı, onun sürdürülebilir olması için mutlak bir zorunluluk. ama nasıl olacak? kimi nazilerin suçlarından azade kılabilirsin ki? nazi partisinin üye sayısı savaşın başında 6 milyona yaklaşmış. nazi ordusunun silah altına aldığı insan sayısı 20 milyonu aşıyor. neredeyse almanya'nın tamamı savaş suçlarına bir şekilde ortak olmuş. avrupa, afrika ve asya'daki işbirlikçilerinin de haddi hesabı yok.

bu noktada gerçek bir adalet arayışı halinde harcanacak kaynağın ve ödenecek toplumsal bedelin hesabını yapmak bile olanaksız. yani misal biz akp sonrası gerçekten adalet arayacak olsak birkaç büyük şehri hapishaneye çevirmemiz gerekir değil mi? bu da fiziki olarak imkansızdır.

ikincisi emperyalistler açısından naziler muazzam bir yetişmiş insan gücüne sahiplerdi ve bundan faydalanmak stratejik açıdan kendilerine daha kazançlı göründü ki öyleydi...

hayatın gerçekleri maalesef adalet duygumuzu tatmine izin vermiyor. bu çapta büyük trajediler karşısında bu hiç mümkün değil.

bu durumda ibret için ve geri kalanların nazileri hafızalarında mahkum edebilmeleri için nürnberg tiyatrosu tezgahlandı. bu şovdan ibaretti. ama o günün dengeleri içinde görünüşte başka bir çıkar yol da yoktu.

kesinlikle iyi değil, adil değil, kabul edilebilir değil ama anlaşılabilir bir hadisedir. yani ideal olmaktan çok uzak ama son derece rasyonel...