od

1 /
sayenizde sayenizde
iskender pala'nın son kitabı.
şöyle alıntılandırılmıştır;
------------

her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden iskender pala yeni romanı od ile yeniden okurlarını selamlıyor. od bir yunus emre romanı. gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan yunus emre, bu kez odun ana kahramanı. iskender palan'ın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına yunus emre'nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. romanın her sayfasında yunus'un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor. biliyorum, biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun, demişti, yine biliyorum, bizim için hayır dua kılanlara selam olsun. demişti, ve sevgiliye gittiği o geceden sonra adının dilden dile, aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum. şimdilerde ona kimisi âşık yunus, miskin yunus, derviş yunus, varsın onu da desinler. ve türk yurtlarında, onu en çok bizim yunus diye çağırırlar. biliyorum;
ten fânidir,
can ölmez
çün, gitti geri gelmez
ölür ise ten ölür canlar ölesi değil.
-----------
jazari jazari
iskender pala'nın kaleminden çıkan bir eser.daha okumuş olmasam da okunacalacaklar listesindedir.romanın yunus emre ile alakalı olması iştahımı kabartıyor alıp okumak için.

kitap okunmuştur.kesinlikle okunması gereken bir kitap, şiddetle tavsiye ederim.
nar kırmızısı nar kırmızısı
iskender pala ne yazsa okurum o yüzden çok fazla incelemeden netten aldım kitabı. ilk elime aldığımda kapak arka sayfasının sarı renkte olması "durma sen de yaz" der gibiydi. yazı puntosunun büyük olduğunu ancak sebebinin sindirerek okumak gerek olsa diye düşündüm.

zannedersin ki; yunus emre anlatıyor iskender pala yazıyor. öyle olmadığı halde öyle yazabilmek daha üstün bir meziyet olsa gerek.

her kitabını severim ama bunun başka bi yeri var artık bende. herkese de, kitap zevki ne olursa olsun, tavsiye ediyorum. hani bazen kalbinin yeterince hissedemediğini düşünürsün, artık katılaşmaya başladığını. işte bu kitap iyi geliyor.
mcn mcn
her popüler kitap gibi bende oldukça kötü bir önyargı oluşturan kitap. okuyabilmem için rahat bir 10 sene geçmesi ve benim bu kitabı unutmam lazım sanırım.
tracon tracon
iskender pala nın ruhuma işleyen kitabı.
okuyunca sadece şiirleriyle tanıdığım yunus emre nin çok farklı yönlerini keşfetme imkanım oldu. manevi anlamda huzura ulaşmak isteyenler varsa, kendini boşlukta bilenler bu aşk adamının hikayesini okusunlar derim.
rutubetli gözler rutubetli gözler
tanım: iskender pala'nın popüler kitaplarından, islamî çoksatar.

iş icabı olmasa okumayacaktım. hakkındaki eleştirileri okumuştum. neyse aldım elime okumaya başladım. birinci iskender hoca, daha doğru cümle kuramıyor. kitabının içinde bozuk, düşük cümleler var. hem de bir iki tane değil.
ikincisi hoca, zayıf, çok cılız bir dille romanı yazmaya çalışmış. bu neye benzer biliyor musunuz? süs havuzunda kulaç atmaya. yunus gibi asırları aşan bir şahsiyeti takatsiz bir dille anlatırsanız başarısız olacağınız bellidir.

anlıyorum; iskender pala sevdiği tarihi şahsiyet ve olayları yine kendisinin ve içinde olduğu toplumun seveceği şekilde gençlere tanıtmak istiyor ve romanı araç olarak kullanıyor. işte bundan dolayı yüz sene evvelki ahmet mithat ile arasındaki fark her yeni eserinde daha da azalıyor.

iki yazar arasındaki fark şu: a. mithat, okuruna şimendiferi, telefonu, telgrafı, çayı, hindistan ormanlarını, avrupa başkentlerini belletmeye uğraşırken; i. pala, şah ismail, yavuz, yunus emre vs. tarihî kişilik ve olayları "kendi bildiğince" anlatıyor, üstüne üstlük gerçek oldukları iddiasıyla! muhafazakar, islamcı kızları tav edecek aşk çeşnisini unutmayalım! benim için sirkeden başkası değil elbette.

bırak iskender hoca. tadında bırak.
1 /