od

2 /
zerya zerya
her zerresinde bir sağlık duy bedeninin, insanoğlu; her hücresinden bir inilti işit! bir şehirsin çünkü sen, büyük ve derin.. yok yok! bir değil, belki binlerce şehirsin hem..
ölümsüz ve doğumsuz, uçsuz bucaksız deryasın.. sayısız balıklar bulunur her deryada.. neden reddetmedesin sendeki erdemleri ? ve niye inkarcı başını kaşıyarak geçmeden günler ? ey insan ! ne diye dönüp durmadasın şu dünya denen mumun çevresinde şimdi, pervane misin ?
öyleyse yak kanatlarını muma, yak ve arın..
çünkü bir nursun sen, nurdansın.. hani tanrı'nın nurundan..
ateşten değil.. hani şeytanın ateşinden..
uyan ey insan, her şey 'ben'den doğdu hep, 'ben'likten doğdu.. bütün aptallıklar bütün kötülükler benlikten doğdu.. öyleyse hep 'ben'den olsun feryadın, bütün şikayetin hep 'ben'den..
çünkü ölüm var.. herkese kendi rengindedir ölüm.. iyi de görünür parlak bir aynada kötü de! aynada güzeldir, güzelse yüz. çirkin yüz de çirkin elbet.. ölümden korkup kaçıyorsan eğer, kendi çirkinliğindir seni kaçıran.. ölümün yüzü değil çünkü çirkin olan, belki kendi yüzündür de aynada yansımıştır..
iyinin de sende büyümüştür fidanı çünkü, kötünün de.. kendi elinle kazandığındır güzel de hem çirkin de.. her doğan ölür elbet! çırak ne olmuşsa yerin altında usta da o olmuştur.. yalnız kalmak istemiyorsan gideceğin yerde eğer; iyilikten, güzellikten, doğruluktan evlatlar, dostlar, yoldaşlar edin kendine şimdiden.

geçip gitmede ömür..
umutlar hep yarın yarın yarın !!
tükenen zamanı dolduruyor hep kuru kavgalar, boş didişmeler, faydasız gürültüler..
aklını başına al kardeş ! günü bugün say, ölüm ki kaşla göz arasında, ölüm ki dudakla söz arasındadır..


iskender pala - od
ysmnççk ysmnççk
ben bu yolu bilmez idim
aşk gönlüme düştü gider
aşk elinden dertli yürek
kaynayuban düştü gider... sf.258

''ölürse ten ölür, canlar ölesi değildir''

yunus emre'yi benim için 'bizim yunus' yapan iskender pala'nın hayran olduğum kaleminden mükemmel bir kitaptı.
o dönemin anadolusunda yaşayan insanların başlarına gelenlere, o topraklardaki iktidar mücadelelerinin dünyaya neler ettiğine çok acıdım.
ve yunus emre'nin allah tarafından sınanarak geçirdiği ömrüne..
liebenstach liebenstach
türk edebiyatçılarının şems-i tebrizi, mevlana ya da yunus emre'den, kısacası anadolu edebiyatından ekmek yediği şeylerden biri daha. biri diyecektim, farkındaysanız ''daha'' diye ekledim. zira bugünlerde kitap fuarlarında konuşulmak ve dandik tv şovlarına çıkmak isteyen herkes bu tarz şeyler yazıyor.

hamiş: dikkat ettiysen, roman ya da kitap demiyorum. şey diyorum.
liebenstach liebenstach
bu kitabı övenler, beğenenler ve bu kitaptan alıntıları entry diye şu sözlüğe kakalayanlar var ya, biraz daha açık düşünseler çok pişman olacaklar bence yaptıklarından. ''kanka çok iyi roman yaa'' tavsiyesi üzerine aldım. almaz olaydım. eğer iyi roman okumak istiyorsanız rus edebiyatından sapmayın derim.

özellikle, şolohov'un mavi bozkır'ı şu sıralar favorilerim arasında. deneyin, pişman olmazsınız.
prens mışkin prens mışkin
od: öz türkçede ateş demektir. ayrıca odlanmak kızarmak demektir. otanmak ise utanmak demektir.yani kızarmak ile utanmak kelimeleri birbirine bağlı kelimelerdir.
evrensel döngü evrensel döngü
şebnem ferah ın albümüne ismini verdiği şarkısı. şarkının sözleri bir tarafa müzik muazzam. sözleri bir tarafa atmadım tabiki sözleri de güzel. bu senemi geçirebileceğim bir albüm diyebilirim.
matrim cauthon matrim cauthon
bin yıldır isimli iyi bir şarkısı var.
cem karaca cover'ını hiç beğenmedim, diğerleri de ya vasat ya da kötü.
sonuç olarak, başarısız bir albüm olmuş bence.
2 /