oda

1 /
ceyus ceyus
nada isimli grubun bir şarkısı.

sözleri:

dört duvar bir odam var benim
içinden çıkamam ben
gözyaşım gurbet olmuş
gülüşüm el kızı
hissiz gece sessiz gece
güneş sanki makineden
bir yalan uydurdum kendime
söyler dururum ben
bu geceyi atlat
yarınlar çok güzel olacak
duman döner başım döner
etek döner düşler döner
dolap döner dünya döner
ben dönerim ateş döner
bu geceyi atlat
yarınlar çok güzel olacak
zaman neye yarar
odam karanlıksa hala..
marmaledov marmaledov
bir edip cansever şiiri. sözlerini de yazayım tam olsun akjeh

gün günden odamın şeklini alıyorum/ işliyorum bu iniltili varlığı yeniden/ kim bilir, duyuyorum yazgısını belki de/ kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye/ dal olan bir böceğin/ o garip yazgısını/ ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe
abıefsun abıefsun
bazen insanın üstüne yürüyebilir oda.. odan..
bazen dünya'nın en huzurlu en rahat yeri olabilir sana.. ki çoğu zaman öyledir..

gariptir oda.. içinde yaşanılanlar sanki duvarlarına kazınıyormuş gibi benimsenir odalar..

gariplik bazen üst üste çöküyor sanki..
farkında olmayız belki fakat odalar hayatımızı belli parçalara bölerler.. oralarda o bölüme özel davranılmasını isterler bizden.. örneğin oturma odasında sadece oturursun böyle.. yatmak olmaz, oturmalısın.. ya da sonra yatak odası mesela.. orada sadece yatılır.. orada oturamazsın.. yatmalısın, uyumalısın orda yatak olmalı.. ya da yemek odası.. düşünsene orada sınırsız-açık büfe olmalı.. hep yemelisin yemek odasında.. misafir odasının önünden geçiyorsun mesela, içerde her daim birileri var böyle hepsi birden yarım göt oturup çaylarını içip pastalarını kemiriyorlar.. çocuk odası bir de.. orada sadece çocuklar olmalı.. kapıda uyarı levhası mevcut: büyükler ve yetişkinler ve oynamayı bilmeyenler giremez..

bizler belki farkındayız belki değiliz.. hayatlarımızı belli parçalara ayırıp isimlendiriyor odalar..bizi paramparça edip kendi isim pençelerini sırtımıza geçiriyorlar.. toplamında bakınca aslında, hayatlarımızın sahibi sayılabilirler odalar.. parçalarımızın isim babaları sonuçta onlar..

bekleme odaları, oyun odaları, sigara odaları.. uyanın ey insanlık.. biz'i biz'den çalıyorlar..

..

abıefsun..
roser roser
emma donoghue'nun doğan kitap tarafından yayınlanan ilginç,bir okadar da insanın kanına dokunan kitabı.19 yaşında bir üniversiteli kızın yaşlı bir sapık tarafından kaçırılarak yıllarca dış dünyaya tamamen kapalı özel yapım bir 'oda'da tecavüze uğraması ve doğan çocuğuna 5 yıl boyunca hayatı 'oda'dan ibaret yaşamla anlatmasını konu alıyor.kitabı 5 yaşındaki jack'in anlatımıyla okuyorsunuz.son zamanlarda en çok etkilendiğim kitaplardan biri.
1 /