oğlunu boğazından keserek kurban eden baba

elas elas
zonguldak'ın çaycuma ilçesindeki devlet hastanesi'nin acil servisinde çalışan sağlık memuru yusuf a.(42), önceki gün aracına bindirdiği oğlu a.o.a.'yı (16) veli köyü yolunda ormanlık alanda indirdi.

yusuf a., yanında getirdiği bıçakla a.o.a.'nın ensesini kesti. yusuf a., olayın ardından jandarmaya giderek kendini ihbarı etti. yusuf a.'nın gösterdiği yere giden ekipler, a.o.a.'yı kanlar içinde kendinden geçmiş halde buldu. bülent ecevit üniversitesi sağlık uygulama ve araştırma merkezi'ne kaldırılan a.o.a., yoğun bakımda tedaviye alındı.

gözaltına alınan yusuf a., kendisini allah yoluna adadığını, kravatıyla intihar girişiminde bulunduğunu, ancak kravat koptuğu için başarılı olamadığını söylediği öğrenildi.

bir gün sonra ise uykusunda çocuğunu allah yoluna kurban etmesi istendiğini anlatan yusuf a., "oğlumu araca bindirdim. kendisini allah yoluna kurban edeceğimi söyledim. oğlum kabul etti. olay yerine gittik. kasaptan aldığım bıçağı çıkarttım. oğlumu önüme oturttum. ensesinden kestim. üstüne montunu örttüm. karakola gidip oğlumu öldürdüğümü söyledim. pişman değilim. oğlumu allah yoluna adadım" dedi.

yusuf a. işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.


(bkz: haberglobal.com.tr )

* haberin her kelimesine ee yuh artık ebesinin a*ı diye tepki verdim. ya biz nasıl bir yüzyıla tanıklık ediyoruz daha neler duyacağız. bu kişi akli melekelerini bu denli yitirdiği halde farkedilmeyip üstüne üstlük bir de devlet memurluğu yapıyor.. yazık çocuğuna çok yazık oldu oyy oyy
2
acarabi acarabi
aklınızda olsun.
hapis cezası bittikten sonra mesihim diyerek etrafına yüzlerce mürit toplayıp paranın dibine, salak kocaların karılarına da fırsat buldukça vuracak babadır.
(bkz: badelemek)
sychtianarch sychtianarch
isak kadar şanslı bir çocuk değilmiş. yazık.

american gods dizisinde şöyle çarpıcı bir replik geçmişti, "din hiç bir şeyden korkmayanların tanrıdan korkmasını sağlar. bu korkuyu bok gibi biri olmanın sabit bir unsuru olarak kullanır."

psikolojide dehşet yönetimi teorisi vardı, buna herşeyin teorisi de denir. ölüm hissiyatı insanın tüm motivasyonunun kaynağıdır. üreme güdüsü bile hayata kazık çakmanın kusurlu bir yoludur. işte inanç mevzsu insanın aklını kaçırmasına bile sebep olur. dinci sırtapozların vaazlarda sıklıkla ölüm gerçeğini vurgulmasının sebebi de budur, cemaatın zihnini hack'lemek ve davranışlarını kontrol etmek. ölüm gerçeğini de sürekli aklının bir köşesinde tutan birisi hayatta ilerleme kaydedemez, çevresindeki her olay ataleti yavaşlamış olarak işler, bir tür kısırdöngü gibidir. bu tip insanlar ataletsiz bir şekilde ancak ölüme meydan okurular. bu patoloji bilgeli veya dervişlik ile karıştırılabilir. ortadoğu coğrafyasına has insan davranış tipi bu patolojiye eksiksiz uyar. yakarış (arabesk yavşaklığı), tembellik, otoriteye boyun eğme ve öğrenilmiş çarfesizlik bu psikolojinin yaşamdaki tezahürüdür ki bireyler, bundan zevk bile alırlar. halbuki ölümsüzlüğe kavuşmanın türlü yolu vardır. insan hayatına anlam katmak için yaratıcılığını ortaya koyar.


olaya bu psikolojiden yola çıkarak geri dönersek bu davranış, tipik bir cinnettir, sabuklamadır. kesinlikle münferit bir olay da değildir. ortalam zeka seviyesi 80 ila 90 arasında değişen bir toplumun bilşsel derinliğini de gözönünde bulundurursanız, kendilerince farklı deneyimler yaşayan insanlar cinnet halini bu şekilde yorumlayabilirler. okuyup da şaşırmayın; akepe iktidardadır.