öğretmenlerin maaşına takan tayfa

1 /
buldur buldur
askerde "üniversite mezunları niye kısa dönem yapıyor yanına koyim?" diye soran uzun dönemle akrabadır belki de.

edit: akp gibi konuymuş elli elli.
2
huxoo huxoo
maaşlarına takılmalıdır zaten. profilde düşündüğünüz öğretmenler, hiç günümüz öğretmenlerine benzemiyor. öğretmen denildiği zaman akla gelen profil muazzam güzel ancak gir bakalım öğretmenlerin içine gerçekten de öyle mi? öğretmenlik mesleğinde öğretmen vasfının getirdiği genel özelliklerin dışına çıkabilecek nitelikte bireylerin var olması lazım. çünkü diğerleri ot yetiştirdiğinin farkında bile değil ve günümüz türkiyesinde gerçekten öğretmen diyebileceğimiz kaç kişi var ya da kaç kişi okullarında ki öğretmenlerinden memnun? öğretmen; dersi anlat, soru çözümünde yardımcı ol ve konular hakkında yapılması gerekenlerden bahset. bu mudur öğretmen? eğer buysa maaşlarına kesinlikle takılmalı ve bu yaptıkları değerinde maaş verilmeli. geliştirmek yerine ilgi alanlarından soğutuyorsunuz, sizler öğretmen değilsiniz sizler öğrencilerin korkulu rüyalarısınız.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
bir meslek seçimi yapmış ve devlet tarafindan sosyal güvence verilerek istihdam edilmişsin. devlet sana " git evinde otur şu dönemde ihtiyacım yok " diyorsa geçimini de düşünmek zorunda.

özel sektörle arasındaki fark şu ki : özelde işin olmasa dahi şirkette bulunman istenir. veya sezonluk çalışan istihdam eder. şirkete kalmış.
autumn sonata autumn sonata
o öğretmenler suyu, elektriği bile olmayan köylerde, köyün hem öğretmeni hem doktoru hem psikoloğu, okul denen derme çatma binaların hem müdürü hem hizmetlisi olduklarında kimse "öğretmenlere fazladan para verilsin" demiyor ama.

her mesleğin kendince artıları eksileri var ve kimse de kimseye zorla meslek seçtirmiyor. işini layığıyla yapmayan insanlar da dünyanın her yerinde ve her meslek grubunda varlar. bu neyin kafası?
yok artık daha neler yok artık daha neler
ahahahahaaa.

hala şu başlık altına gelip salyalar akıtarak öğretmen savunuculuğu yapan tiplere bayılıyorum.

hani göle tükürürsün de küçük balıklar yem sanıp toplaşır hemen. sonra tükürmeye devam edersin fakat sayıları git gide azalmaya başlar en sonunda ise hiç gelmezler.

bunlar öyle değil hala gelmeye devam ediyorlar.
acarabi acarabi
hiç bir şey demiyor ve sadece okuduğumuz muhteşem ötesi girileri yazanları kimlerin yetiştirdiğini merak ediyorum.
tanımos: maaşlarına değil, kalitelerine kafaları takılması gereken meslek grubu.
lorquet lorquet
iki tarafı da tatlış bir şekilde seyrediyorum. ve size çözümlerle geldim bebişlerim.

durun siz kardeşsiniz.

öncelikle türkiye'deki tüm eğitim kurumlarını kapatıyoruz. buna üniversiteler de dahil. hatta en çok üniversiteler. türkiye'de akademiymiş. zıhahahahahahhahaha. fazla güldüm sorri. neyse, tekrar usta çırak ilişkisini getiriyoruz. bir anda üretime katılacak milyorlarca insan demek bu. kimse yatarak para kazanmayacak. öğretmenler tekrar hak ettiği pozisyona yani ustalığa gelecek. bonus olarak beyaz yaka kekremsiliğinden de kurtuluyoruz.

2. olarak da antikçağda kapanan felsefe okulların geri açıyoruz. anadolu bu konuda baya bereketli bir yer. bunlar da üniversite yerine akademik bilgi üretme üstüne olacak. orada da bir usta çırak ilişkisi olduğundan win-win durumu yani.

dünyayı güzelleştirecek çözümlerle kulak memenizde nefesimi hissedecek şekilde burada olacağım.
2
812 superfast 812 superfast
hepi topu aldiginiz 5 bin lira para, kim neye takacak amk?!?

kafanizin almadigi olay su; toplamda bir fiscal yilda 3 ay atil kalan ogretmeni devletin fonlamasi. bu kabul edilir bir sey degil. dunyanin hicbir yerinde hicbir kurum buna musade etmez, etmiyor da zaten turkiye haric.

ustelik egitim kalitesi de yerlerde de hadi bunu salt ogretmenlere baglayamayiz diyerekten geciyorum.

dahasi, turkiyenin en boktan universitelerinden mezun olup-sanirim 10netle giriyorlar- devlet beni atasin diye aglamak piskinliktir. devletin 800k insani atama gibi bir durumu, yukumlulugu yoktur.

dunyanin egitimde en onde gelen ulkelerinde bile ogretmenler okuttuklari sure maas alir. olmasi gereken budur. bundan baska kimsenin sizin maasina "taktigi" yok.

amk sizin agladiginiz kadar maden iscileri aglamiyor lan.

cem yilmazin aman bizim hallerimiz var tribi gibi mal mal konusup duruyorsunuz. milleti geren bu.

okuttugunuz sure maas alirken bu maasin iyice ayarlanmasi gerekir o ayri bir konu. daha macro konu.
12
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
şu aralar sağlıkçılar in, öğretmenler out.
kriz dönemlerinde yangında en son kurtarılacak eşya muamelesi görmeleri, öğretmenleri ilerde daha çok zorlayacak. bu dönemin uzun sürmesi halinde
" öğretmenlerin 10 aydır yatarak maaş almaları"
" öğretmenlerin sistemin üzerinde yük olması "
" eğitim- öğretimin öğretmensiz de yapılabileceği gerçeği"
ve benzeri başlıklara hazır olun.

şu anda kendilerini garanti altında görmeleri, yakın zamanda oluşacak kamuoyu baskısı ve kurtlar kanunu protokollerinin devreye girmesiyle üzerlerinde epey bir oynama yapılacağı ve şimdikinden çok daha mutsuz olacakları gerçeğini değiştirmiyor.

benim tavsiyem bir meslek odaları bok püsür neyse artık varsa eğer, onlarin üzerinde baskı yaparak esnek eğitimde rollerinin artmasını sağlamak. hâlâ işe yarayabileceklerini göstermek.
frijit bardot frijit bardot
sonra da kötü konuşunca "sen kimsin!" ağlaşmaları dönüyor ortada, dayanamıyorum. işini hakkıyla ve severek yapan saygıdeğer öğretmenlerimizi bir kenara ayırıyoruz. geri kalan vasat dahi olamamışları inceleyelim şimdi. okumak, üniversite bitirmek, kpss kazanmak. bir gerizekalının dahi yapabileceği şeyler. barajı geçen herkesin girebildiği bir bölümü ve aldıkları üç kuruşu kıskanmak? patlamalı gülüyorum işte burda. kimyasalı bırakmanız gerektiğini daha önce konuşmuştuk. kazanın, herkes daha çok kazansın. daha iyi koşullarda yaşasın. "öğretmenim şu kadar param var, ağla" ispatınız yüzümüzü buruşturup, utandırıyor sadece. kimsenin gözü başkasının kazandığı parada değil. sen de daha çok al başkası da alsın. kimse yapmadığı için parasını almasın mesela. var mısınız?

başka ne vardı. yüzüne bakılmayacak yerlerde bir tek öğretmenlerin görev yaptığını sanmak. seçme hakkı pek de olmayan mecburi hizmetteki pratisyen hekim başlığına alalım sizi örneğin. acındırma taktiği de işe yaramadı. next.

yok ben dayanamıyorum artık. salak adam gördüm de bu kadarını da görmedim. "o beğenmediğiniz öğretmenler yazı yatarak geçirirken para kazanıyorlar. sen kazanmıyorsun. neden? bir sike yaramayan bomboş birisin." alkışlıyoruz.

yanlış anlamayın benim de öğretmen arkadaşlarım var. benim de öğretmenlerim oldu. kimini çok severdim hatta ama gelin dostlar objektif olalım. ahir ömrümde öğretmenler kadar zorluk çıkaran, öğretmen kadar külfet, öğretmen kadar memnun edilmeyen ve devamlı ağlayan ikinci bir meslek grubu görmedim ben. eğitimin yerlerde süründüğü bir dönemde, tek sorumlu ben olmadığım, birçok dinamik olduğu halde bir öğretmen olarak bu kadar iddialı konuşmaya utanırdım mesela ben. atanamayan öğretmen intihar etti. atanamayan öğretmen pazarda limon sattı. atanamayan ve özelde verilen işi beğenmeyen diyelim biz ona. sonra bir daha düşünelim bu konuyu. bu kendini bilmezler o kadar ileri gittiler ki atanamayan sıfatını bile tekellerine aldılar. "güç bela kazandığım, eşek bağlasan mezun olacak okulumu(ülkedeki birçok fakülte bu durumda) bitirdim, biraz tarih çalışıp kpss' yi geçtim o zaman devlet beni atasın." yapma ya? "okullar tatil olunca ben de tatile gireyim ve maaş almaya devam edeyim ama yazın en ufak iş çıktığında da gideyim twitter'da elinizi örtmenlerden çekin heştegi başlatayım." hadi ya?

öğretmenler ve taksiciler. şu ülke sizin kadar kimseden çekmemiştir. zaten kırılmış bir ülkeyiz rahat bırakın artık bizi.
en tipsiz ördek yavrusu en tipsiz ördek yavrusu
madem öğretmenlik bu kadar kolay bir meslek neden öğretmen olmadın.
ya rica ediyorum olabileceğiniz mesleklere sallayın.
yok puanı düşükmüşte, yok iki netmişte. arkadaşım puanı düşük olan öğretmenlik kpss'de derede yaparak atanıyor. puanı yüksek olanda yine çok uğraşıyor. yani o işler o kadar kolay değil.

maaş olayına gelince çok şükür beş bin değil.
çok fazla yan ödemesi var. full ek ders+ egzersiz+pansiyon nöbeti ile toplamda 8000 küsür lira aylık kazanç sağlanabilir, özel ders ve özel okullar hariç. yaz tatilinde iki ay ek ders alınmaz onda da okullar açılınca 1000 küsür ödenek alınır. maaş olarak düşündüğünüzden daha iyi.

tatile gelirsek yazın iki ay tatil ve yarıyıl tatil vardır. toplamda 75 gün civarı yapıyor. onda da yaz okullarında pek çok öğretmen çalışır.

ayrıca çoğu haftada dört gün çalışır, önemli bir kısmının mesaisi üç gibi biter.

zorluklarına değinmeyeceğim artıları maddi anlamda bunlar. zamanla hakim, savcı, doktor, mühendis çevreniz olması, her işinize koşan bir öğrenci veli mutlaka olması, özel günlerde aranma hal hatır sorulması gibi manevi artıları paha biçilemez.

akademisyen olmak istiyordum, şimdilik öğretmenim mutluyum. becerebiliyorsanız öğretmen olun, olamıyorsanız da salya akıtmayın saygı duyun.

mesleğimizde çok fazla kötü örnek var. 2000 öncesi okuyup da öğretmeni tarafından tramva yaşatılmayan yoktur. bunun nedeni de yine bu zihniyet, herkesin öğretmenlik yapabileceğini sanıp, lise mezunlarının, ziraat mühendislerinib vs gibi alakasız kişilerin öğretemen yapılmasıdır. bu kişileri de buna vesile olan kişileri de bir mağdur olarak kınıyorum.

ben mesela bir uçuş yapıyor şu kadar para kazanıyor çalışma şartları çok iyi diye şöforden farkı yok deyip sallamam, yada bir avukat ulan bir dava kazanıyor 50 bin lira para alıyor, o parayı hak etmiyor demem. ben konuşmuyorum saatine 50 lira alıyorum, psikolog 300 lira alıyor diye saçmalamam. birincisi olamayacağım mesleğe sallamak çok komik ikincisi her mesleğin çalışma koşulları gelirleri farklı. çok beğeniyorsan o mesleği ol, olamıyorsan boş yapma.

benim kardeşim iç mimar, bana yatarak para kazanıyorsun diyor. diyorum sende öğretmen olsaydın sende kazansaydın. ben çalışarak para kazanmayı seviyorum diyor. kendisi işsiz hiç işini yapamadı. haspam sorsan mimar öğretmen beğenmiyor. bu her şeyi özetliyor işte.
1 /