ömür gedik

1 /
kuklaların yaşamından kuklaların yaşamından
bir sinema eleştirmenidir demeye dilim varmıyor aslında, ama söylüyorum işte bir sinema eleştirmenidir. sinema eleştirmenliği izlediğiniz bir filmin ardından sinemada ışıklı kalemle not aldıklarınızı filmin özetiyle birlikte bağlı olduğunuz gazetenin kıçıkırık ekine yazmaksa öyledir. bağlı olduğunuz holdingin kanalında sadece fragmanlarını gösterip bu film çok güzel, x kişisi oyunculuğunu fena geliştirmiş demekse o zaman da öyledir. bağlı olduğunuz holdingin finanse ettiği parayla yurtdışındaki festivallere gidip, hollywood yıldızlarıyla 32 diş dudaklardan fırlamış fotoğraf çektirip, brad pitt yakından çok yakışıklı, poposu çok sıkı maşallah, insanlar ona neden hayran anladım vs. demekse eleştirmendir ömür gedik.
quistis quistis
yazılarından ingiliz dili ve edebiyatı mezunu ve brad pitt hayranı olduğu anlaşılan kadın. hürriyet in haftasonu eki keyifte sinema eleştirmeni olarak yazıyor. bide ferhat göçerlen tv 8 de programları var. mehmet ali erbil i tenhada kıstırıp sorguya çekiyolardı demin.

edit: sevgili olmuşlar ferhat göçerlen.
chikusho chikusho
geçen gün bu sinema eleştirmeni köşesinde hayvan severlerden özür dilemiş. niyeymiş, çünkü iş için barcelona'ya lenny kravitz konserine gitmiş, onunla orada röportaj yapmış, ama tamamen iş içinmiş, turistik gezi kesinlikle yapmazmış. buna sebep olarak da ispanya'daki boğa güreşi vahşetini göstermiş. insanların bunu izlemeye gitmesi falan onu çok rahatsız ediyormuş, bu yüzden oraya gitmezmiş normalde.

ilgi mi çekmeye veya duyarlı mı gözükmeye çalışıyor, ferhat göçer o şarkılarla beynini mi sulandırdı anlamadım. bu nasıl bir sebeptir yahu bir yere gitmemek için? boğa güreşlerini tasvip etmeyebilirsin, bir çok kişi etmeyebilir, fakat bir arena dolusu insan onları izliyor diye tüm bir ülkenin topraklarını cezalandırmak?!, hadi öyle yaptın diyelim bunu millete duyurmak neden, peta kapına mı dayandı? o zaman hiçbir turist türkiye'ye gelmemeli, töre cinayetleri yüzünden. orada hayvanlar öldürülüyorsa burada da gencecik insanlar gidiyor. orada insanlar toplaşıp boğa güreşi izlemeye gidiyorsa, burada da herkes bu cinayetlere seyirci kalıyor. çeşitli sivil toplum kuruluşları var ama önüne geçildi mi, hayır. ayrıca orada da boğaları koruma derneği falan olmadığı ne malum?

zaten sevmezdim kendisini, gördüğü filmlerin çoğunu beğenir elle tutulur bir şey yazmaz, bu yazısını gördükten sonra iyice soğudum.
chikusho chikusho
bugün de "duyarlı" bir yazar olarak köşesinde demiş ki, 23 nisan'da televizyona çıkan çocukların hepsi gündemdeki siyasi meselelerden bahsediyor, bu çocukluklar çocukluklarını yaşayamamışlar. ya ne güzel işte çocuk olup bitenler hakkında fikir sahibi, belki bir şey savunuyor konuşuyor, nereden biliyorsun oyun oynayamadığını? sonra da apolitik gençlik, vah ne olacak türkiye'nin hali dersin ama. deli mi ne ya.
una furtiva lacrima una furtiva lacrima
sinema eleştirmeni sıfatını hak etmeyen şahıs, zira filmden anladığını da düşünmüyorum, filmleri dikkatli izlediğini de. zira yanlışlar yapıyor, saçmalıyor.

hürriyet keyif'de, inglourious basterds filmi hakkındaki yazısında,

'shosanna, külkedisi masalı misali, ayakkabısının tekini geride bırakarak bir gün intikam almak üzere kayıplara karışıyor' diyor. oysa ki ayakkabısının tekini bırakan bardaki saldırıda yaralanan bridget von hammersmark tı, shosanna değil.

ayrıca yine aynı film için temposuz film demiş, film 2 saat sürdü, bazı kısımlarında azıcık sıkıldım ama kesinlikle temposuz diyemem. gayet akıcı ve merak uyandırıcıydı.

filmi sevgiliyle izlemenin sonuçları herhalde bunlar. (bkz: ferhat göçer)

baktım, fazla yüklenmişim sanki ama bir film eleştirmeni daha sofistike olmalı diye düşünmekteyim.
wisefat wisefat
boş beleş yazılarla meşgul ettiği köşesinden para kaldırmanın rehavetine kapıldığından olsa gerek yazı yazarken en basitinden google üzerinden araştırma gereği bile görmeyen şahsiyet.cengiz semercioğlu'yla ikisi bu konuda eküri konumundalar.ama bunları kontrol etmeyen hürriyet'in editoryal ekibine de teşekkürlerimizi bildiriyoruz gerçi hurriyet internet palavralarını bile bomba haber formatında sunabilen bir gazete.
kefaret kefaret
kendisine ait neredeyse tek düşünce barındırmadan o kadar uzun uzun yazabilme yeteneğine sahip kişidir.
kendisine film eleştirmeni yerine en azından film sunucusu denilse daha uygun olabilir.
film anlatıyor resmen uyuz uyuz...
1 /