onikinci gece

endoterm endoterm
shakespeare in eserlerinden biri.. küçük yaşlarda bir fırtınaya yakalanan gemide birbirini kaybeden 2 kardeşin traji-komik hikayesini anlatır.bu kardeşler biri kız diğeri erkek olmak üzere ikizlerdir ve birbirlerine çok benzerler. fırtına sonrası birbirlerini kaybettikten sonra iki kardeş kılık değiştirerek birbirlerini aramaya koyulurlar.tabi bu süreç içerisinde çok farklı kişilerle tanışıp beklenmedik olaylara sürüklenirler

bu olaylar shakespeare in eserinde kaba bir heykel gibi durur aslında. oyunun akışı rejinin elindedir;bu oyun komedi olabileceği gibi tragedya olarak da ele alınabilir. semaver kumpanya grubu ile ışıl kasapoğlu traji-komik bir şekilde ele almıştır.bu oyunun semaver kumpanya tiyatro grubundan izlenmesi kesinlikle tavsiye edilir. izleyenleri gülmekten altına ettirdiği kadar duygusal sahnelerde de bir okadar hüzünlendirir.
witness the hysteric witness the hysteric
shakespeare'in komedya unsuları taşıyan eseri. bir deniz kazasından kurtulan viola lllyra şehrine gelir. kazada erkek kardeşini kaybettiğini zannetmektedir. lllyra şehrine gelince erkek kılığına girip dük orsino'nun hizmetine girer. dük orsino ise olivia adında bir kontese aşıktır. viola ise dük'e.. olaylar gelişir..

trajikomik olayların birbirini takip etmesi ile iyice karışan olaylar, bu oyunun sanelenme tekniğini tamamen yönetmenin özgün bakış açısına bırakmıştır. benim anadolu üniversitesi'nde özdüşüm oyuncu atölyesi'nin sahnelemesiyle izleme şansı bulduğum oyunda anlatıcı kullanılmış ve dekor tekniği meddah fikriyle de bütünlenmişti. bezler ve sopalar ile dekor canlı hareket ediyordu. tıpkı oyun gibi..

oyuncuların komik ve cesaretli oyunculukları da baya iyi ve akıcıydı. unuttukları kısımlarda işi direk doğaçlamaya dökmesini bildiler. ve o kısımlar gerçekten komikti. sir andrew rolündeki yavuz kırma ve hem soytarıyı hem de antonio'yu canlandıran kayhan açıkgöz'ün performansları baya güldürmüştür.

öyle işte.

(bkz: william shakespeare)
tmb tmb
kadronun tamamının anadolu üniversitesi öğrencilerinden oluştuğu, 8. amatör tiyatro günleri etkinliğinde gösterilen, ve ''iyi ki gösterilmiş. iyi ki gitmişim. iyi ki varsın tiyatro. iyi ki varsı shakespeare.'' tarzı saçmalamalarıma neden olmuş oyun ve oyunculuk diyebilirim. özellikle yavuz kırma, tiyatro çıkışında tüm izleyicilerin yüzünde bir tebessüm bırakabildi ve çoğu kişi çıkışta onunla ilgili komik, tebessüm ettirici sahneleri anlatıyordu.

sahne düzeni biraz daha iyi olabilirdi bence. mesela olivia adlı kontes'i oynayan bayan arkadaşımız hem en sağda bir müzik aleti çalıyordu. hem de rolü geldiğinde sahneye çıkıp oynuyordu. bu biraz oyunun inandırıcılığını yitiriyor diyebilirim. veya rolü olmayan arkadaşların sahnenin hemen arkasında çömelip muhabbet etmesi. bence bunlara biraz daha dikkat edilirse, daha başarılı olunur. tabii ki biraz sahnenin küçük olmasından kaynaklanan sorunlar bunlar. bu ufacık sorunlar sadece benim gözüme battı. sizin gözünüze batmayabilir tabii ki de.

güzel oyun güzel. oyunu bulan, gören, duyan kaçırmasın derim. 3 maymunu oynamayı bırakın.
kurrubi kurrubi
tiyatronun taşlarından shakespeare'in bu oyununu özdüşüm atölyesi oyuncularının sahnelemesiyle izlediğim için çok şanslı sayıyorum kendimi... bez ve sopalarla yapılabilecek en güzel şeydi sanırım. kesinlikle izlenmeli ama bu gruptan izlenmeli.
malinki malinki
kesinlikle okunması gereken bir oyun.

“şunu açıkça belirtmek isterim ki, bunun gibi bir soytarı

bozuntularının yaptıklarına gülen aklı başında kimseler,

benim gözümde o soytarılara yaltaklanan şakşakçılardan

başka bir şey değildir.”
ellisande ellisande
ibb şehir tiyatroları yeni sezonda da sahnelenmekte olan shakespeare'in en ünlü komedyalarından. oyun o kadar güzel ve o kadar saykodelik sahnelenmiş ki en başta yönetmen ve tüm ekibi tebrik etmek gerek cidden. oyuncular arasında levend öktem, bennu yıldırımlar, özge özder gibi gayet tanıdık yüzler var. başrolü oynayan senan kara tulumluer'in kendisini ilk kez izlemekle birlikte rolüyle bu kadar bütünleşmesine hayran kaldım. tek kelimeyle mükemmel bi oyun ve oyunculuktu. hatta bu iki saatlik muhteşem oyun için sadece 9 (evet yazıyla dokuz) türk lirası ödemek ise biraz üzücü. şehir ve devlet tiyatroları ucuz olsun ki daha çok kesimden insan bu aktivitelere katılabilsin tamam ama 9 ne kadar komik bi rakamdır ya.


oyunda ayrıca acayip başarılı dokundurmalar da vardı. "öyle bir ölsem öyle bir ölsem çocuklar size hiç ölüm kalmasa" (bkz: aziz nesin)


oyunun detayları, tarihleri ve diğer detayları için:
şehir tiyatroları ıbb


işte bu da afişi:




kısacası gidiniz, izleyip izlettiriniz.


edit: tam bilet 14tl öğrenci 9tl imiş, ben yanlışlıkla öğrenci almışım girişte öğrenci kartı sorulmadı neyseki.

edit2: perşembe günü gittiğim için bilete indirim uygulanmış. tüm biletlerin tam fiyatları şöyle:
müzikal tam bilet: 17tl
müzikal ind. bilet: 12tl
oyun tam bilet: 14tl
oyun ind. bilet: 9tl
(perşembe günü indirimli saat 20.30)
yüznumaralıadam yüznumaralıadam
kasım'ın 12'sine biletini şimdiden aldığım oyun.ilk olarak v for vendetta filminde bahsini duydum.daha sonra şehir tiyatrolarının internet sayfasında bu oyunun da sahnelendiğini görünce dayanamadım.heyecanla bekliyorum 12 kasım'ı.
darth minor darth minor
soytari: ne diyor pythagoras, kanatlı hayvanlar için?
malvolio : biiyü'k annemizin tini (ruhu) bir kuşta pekilla barınabilir, diyor.
soytari: sen ne düşünüyorsun?
malvolio: yüce bulurum tini. kabul etmem bu kanıyı.
soytari: elveda molvolio! karanlıkta kal yine. ben usunu başına getirmedikçe
pythagoras'ı savunup duracaksın.