onlar

1 /
azureel azureel
üçüncü çoğul şahıs, kişi zamiri.
genelde bahsi geçen ama ismi söylenmek istenmeyen kişileri nitelemekte kullanılır.
kerkerte kerkerte
nazım ustanın* kuvayi milliye destanı'nın başlangıç bölümünde yer alan şiirdir. ayrıca başka bir usta, ruhi su el kapıları albümünde bu şiiri yorumlamıştır.

onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
korkak,
cesur,
câhil,
hakîm
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.

onlar ki uyup hainin iğvâsına
sancaklarını elden yere düşürürler
ve düşmanı meydanda koyup
kaçarlar evlerine
ve onlar ki bir nice murtada hançer üşürürler
ve yeşil bir ağaç gibi gülen
ve merasimsiz ağlayan
ve ana avrat küfreden ki onlardır,
destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.

demir,
kömür
ve şeker
ve kırmızı bakır


ve mensucat
ve sevda ve zulüm ve hayat
ve bilcümle sanayi kollarının
ve gökyüzü
ve sahra
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarının,
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.



en bilgin aynalara
en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
asırda onlar yendi, onlar yenildi.
çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için :
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,
denildi.

(bkz:http://www.kirikmizrap.com/baslangic.html
dünya koca bir yalandı gördüm dünya koca bir yalandı gördüm
mor ve ötesi'nin şarkılarında bol bol geçenler.örnekler vermek gerekirse;

benim küçük sevgilim
sen bana neler yaptın
böldün parça parça
onlar bilmez onlar bilmez
bakarlar yüzüme
sanki yoksun gibi
sanki yalanmışız gibi
**
hayat
o kadar zor mu?
atılır mıyız oyundan, benzemezsek onlara?
recai pengül recai pengül
onlar türklerin soyunu kurutmak isteyenlerdir.

onlar akp'nin demokratikleşme çabalarına karşı çıkanlardır.

onlar teröre destek verenler, ülkenin adeta take off edasıyla geçtiği uçuş hâlini sona erdirmek isteyenlerdir.

onlar artan geliri, azalan işsizliği ve düşen enflasyonu görmek istemeyenlerdir.

onlar milletin iradesine karşı çıkanlardır. onlar siyasî sonuçlarını düşünmeden yasaların kendilerine verdiği sorumlulukları yerine getirenlerdir.
ekşiayran ekşiayran
abd'de others diye geçen kendileri dışında herkesi kasteden sözcük.filmlerinde uzaylıları öldürüp kurtaran amerika tüm others gurubunun canına okur ve olması gerekli gördüğü şekliyle dünyayı kurtarır.kendi yaşam tarzı dışında kalanlara hor davranan bu düşünce dünya da yaşayan diğer tüm kültürler için de uygulanır.amerikan sinemasında çok gördüğümüz bu diğeri kavramı korku politikasıyla perçinlenir.amerikalı da elinde tüfek evinde bekler.kendinden farklı herşey korkulası ve aşağılıktır.hollywood bu abd politikasını en çok kitleye ulaşılabilen ve etkileyiciliği tartışılmaz olan sinema ile kitlelere yaymaktadır bir çok ürünüyle.
stedimare stedimare
şuanda star tv'de yayınlanan bir korku filmi. neden izlediğimizi bilmeden korkarak izliyoruz efendim.

edit: dünyanın en gereksiz filmiymiş.
marufmerru marufmerru
çok yabancılardır. saklı yerlerden geldiler. okumaları yazmaları yok. soru sormadan önce hep gülümsüyorlar. tanrılarının dilsiz olduğuna inanıyorlar o yüzden duaları hep işaret dilinde. aslanlara baktıklarında akıllarına hep güvencinler geliyor. nedense aslanlar onlara hiç kötü davranmıyor. bir tanesi üç dört yıldır buradaymış. ümraniye'de bir tane apartman dairesi tutmuş. içeri girdiklerinde her yerde gitar penası bulmuşlar. renk renk, sayısız gitar penası. niye bu kadar pena topladığını sorduklarında, renkleri memleket gibiydi demiş. bir başkası bir hafta önce gelmiş buralara. okuma yazma öğrenmelerine hiç gerek olmamış. meyhaneleri dolaşıp duruyormuş. neden dolaştığını sorduklarında, çok önemli bir cümlenin çevresinde bu kadar çok dolaşılıpp, o cümlenin bu kadar hiç söylemediği başka bir yer görmedim ben demiş. cümle neymiş peki? söylememişler, diğerleri hep beraber meydana kadar gelip, dağılmışlar. onlar hep bir yere gidiyor, hep de o gittikleri yere unutacakları hikayeler bırakıyorlarmış. on beş yıl önce buraya gelen bir tanesi, mezarlıklardan çıkamaz olmuş. sadece oradayken gökyüzüne bakamıyormuş. saklı yerlerden gelmişler buraya. kapı aralıklarından, balkonda unutulan bira şişelerinden, sapsarı izmaritlerden, ne idüğü belirsiz sevişme seslerinden, bir kadının kendisini bir adama anlattığı sırtından, bir adamın bir kadına kendisini unutmak için yalvardığı parmak uçlarından gelmişler. biz bir şey demedik onlara, kızmadık da, geldiler bileklerimizden öptüler ne olur ne olmaz diye. işimize yaramazlardı. biz yine de ne olur ne olmaz diye söylemedik onlara bunu.
acrosstheuniverse acrosstheuniverse
twitter'da iki günde bir "onlar" sizi takip ediyor diye sapıkça sürekli bildirim geliyor.yeni bir müzik grubu imiş,ücretsiz takipçi programlarıyla belli bir kitle edinmeye çalışmaları amatör takıldıklarına işaret.buradan kendilerine sosyal medya uzmanı bulmalarını öneriyoruz.
1 /