open source

1 /
surveyor surveyor
israftır.
kod yazmak için harcanan onca zamanın "al kardeşim ben uyumadım, kastım ve gözlerim kan çanağı oldu. ama ben malım al sen kullan para kazan ben uzaktan izleyecem hatta benim adımı sil gelene gidene ben yazdım, köpek gibi kod yazarım, bunlar kolay işler, şeker yemek kadar kolay" de ve bi bok emek sarf etmeden benim emeğimi kullan demenin bilişim dünyasında ki gizli adı.
boco boco
özgürlüğün yazılım alanındaki karşılığı. sanılanın aksine para kazanmayı bilen içinde para kazandıran bir alan. bir yazılım oluşturup onu üzerinden yan gelip yatarak ve lisans satarak para kazanmak yerine alıcıya teknik destek satarak para kazanılır bu dünyada. yazılımın niçin özgür olması gerektiğini bilmeyenler için ise gereksiz gorünen bir felsefe ama onlara hersey zaten gereksiz gorünür...
asosyal demokrat asosyal demokrat
bir kodu geliştirmenin en mantıklı yoludur; çünkü bir kodu ne kadar kişi incelerse, hatalarının bulunma ihtimali o kadar artacaktır. üstüne üstlük herkesin bu koda bir katılım yapabileceği de göz önüne alındığında, gayet yararlı bir uğraş olduğu ortadadır. bazı firmaların yaptığı gibi piyasaya egemen olmak, standartlar belirlemek vs. gibi boş ve kısıtlayıcı işlerle uğraşmak; bilişim sektörünün gelişmesine ağır bir darbe vurmaktadır kuşkusuz. sözümüz meclisten dışarı olsun*.
keyif pezevengi keyif pezevengi
ismi sanırım va linux'un kurulduğu yıllarda ortaya atılmış mefhum. yani felsefe stallman zamanından fakat isim görece 94-96 yıllarından.
açık kaynak mantıklı olandır. bir yazılım firmasının kaynakları sınırlıdır, open source ise yüzbinlerce coder'a ulaşabilir. şöyle dramatik bir örnek var: debian'ın şu anki kodları eğer tek bir yazılım firması tarafından yazılmış olsa 10 milyar $ civarında tutacaktı.(bkz:https://penta.debconf.org/~joerg/attachments/33-measuring_etch_slides.pdf
open source kapitalist kafalara tehlike gibi gelse de, üzerinden para kazanılabilir (ms, adobe vs. gibi astronomik biçimde olmasa da). ürün ortadadır, siz buna ücretli support hizmetlerini verebilirsiniz.
kullanalım, kullandırtalım.

not: stallman open source'dan ziyade "free software" taraftarı.
ali kamber ali kamber
çok kısa zamanda dönüp dolaşıp büyük şirketlerin cebine para olarak dönmüş bir programlama modelidir bu. google, mozilla, novell, redhat... bunların hiçbiri vakıf değil; hepsi de açık kaynaklı ücretsiz yazılımlar üreterek veya üretilmesini destekleyerek yılda milyon dolarlar kazanan şirketler.

eğer kimsenin taklit edemeyeceği bir teknoloji üzerinden para kazanmıyorsanız, tek yaptığınız daha önce yapılmışları bir adım öteye götürmekse, programı ha açık kaynak dağıtmışsınız, ha kapalı kaynak, fark etmiyor. fakat açık kaynak dağıtırsanız ortalıkta "özgür yazılımı destekliyoruz. istiyoruz ki herkes ürünümüzü kullansın ve geliştirsin." diye dolaşma hakkına sahip oluyorsunuz. o üründeki bir düğmeye her basıldığında cebinize para indiğini kimse söz konusu etmiyor.

bitmedi! basit bir programcı, açık kaynaklı yazılımınıza (özel olarak gpl ile lisanslanmış olanlardan bahsediyorum) "özgürce" eklemelerde bulunabiliyor. tek bir şartla: bu eklemeleri ona ürünü dağıtan siz de dâhil kimseden gizleyemiyor. dolayısıyla yeni eklentisinden para kazanmak için sizinle başa baş rekabet etmesi lâzım. siz derken google'dan mozilla'dan bahsediyoruz burada! şu durumda gördüğünüz gibi bu programcının dehâsını paraya dönüştürmesinin tek yolu bu şirketlerde işe girip çalışmak olabilir. böylece onlar da insan kaynakları masrafından kurtulmuş olurlar.

bitmedi! "açık kaynak kodlu yazılımlar güvenlidir" ayağına kendinize özgürlükçülüğün yanında bir de güvenlilik imajı yaratıyorsunuz durduk yere. daha firefox'un kodunun bir satırına bakmış insan görmedim, fakat kullanan herkes her satırını incelemişçesine inanıyor bu imajın gerçekliğine. "başkaları incelemiştir" deyip geçme rahatlığındaysanız, o zaman "mesele kodun size açık olması değil, yetenekli programcılara açık olmasıdır" demek ve microsoft'un programcılarının, firefox kodunu inceleyenlerden daha yeteneksiz olduğunu düşünmek için durduk yere bir sebep üretmek gerekir.

kısacası, microsoft düşmanlığından ve "özgür bir dünyaya giden yol"dan gaz alıp ortaya çıkan bu temelsiz açık kaynak kod çılgınlığından utanıyorum bir bilgisayarcı olarak. tüm bakış açısını windows ve internet explorer ile sınırlamak istemeyenler için piyasa gerek paralı, gerek ücretsiz dağıtılan kaliteli ve güvenli, yine de kodu kapalı yazılımla dolu. hatta yine microsoft'un ürettiği microsoft office de bunlardan biri. açık kaynak kod ise kodu kapayınca daha fazla para kazanmayacağını düşünen şirketler için para kazanmanın bir başka yolu. bir reklâm, bir satış, bir geliştirme stratejisi. bu stratejinin bir ahlâk kuralı gibi önümüze konmasıdır işte beni utandıran.
mustafa mustafa
birileri bundan ciddi şekilde korkuyor. işte bu, ne kadar komik ve dumur edici bir durum...

birileri ise anlamsız yere seviniyor. açık veya kapalı olması kendisi için hiçbir fark doğurmasa bile yine de seviniyorlar.

birileri de var ki illa açık kaynak kod olsun diye ısrar ederler, ama kodun ortaya çıkardığı uygulamayı kullanmaktan başka gaye ve beklentileri yoktur.
1 /