organize işler

1 /
ninca ninca
fragmanı sayesinde hakkında güzel bir izlenime sahip olunan film. tolga çevik*'in başrolde olduğu ve yine bkm oyuncularının yer aldığı son yılmaz erdoğan projesi.

ayrıca cem yılmaz da mafya babası rolunde filmde oynamaktadır ve,

"şimdi sizin aklınızda iki tane soru var:
1 dayak nedir?
2 dayak neden atılır?"

benzeri repliğiyle yarmış ve filmi heyecanla beklememe sebep olmuştur.
neverland neverland
sırf istanbul manzaralarını görmek için gidilebilcek bir film. ebru akel'in ne yaptığını, küçük kızın ne işe yaradığını anlamasak ta hoş filmdi..

filmde brooklyn funk essentials'ın da müziklerine yer verilmiş...
kurabiye kurabiye
özellikle diyalogların gerçekçilikten uzak olduğu vasatın üzerinde bir yilmaz erdoğan filmi. oyunculuğa, daha da önemlisi istanbul görüntülerine laf yok ama karakterler oturmamış, yansıtılamamış. süpermen hikayesi üzerinde zorlama şekilde çok fazla durmuşlar. komik olması gerekirken olmamış. aksiyon sahneleri ve hızlı hareketli kamera kullanılan sahneler harici dikkat dağılıyor. seyirci kopuyor olaydan artık. ya da biletsizlikten en önde oturduğum için bana öyle geldi. ama yok ya öyledir. 4,5 milyona mal olması bir hata mı? evet öyle denebilir. sanki çok para harcanmış.
smooth smooth
yılmaz erdoğanın kürt meselesini bilmeden, hatta bu aralar gündemden bayağı uzak olaraki sadece filmi izlemek için izlendiğinde o kadar da kötü olmayan filmdir. hayatımda tekrar izlemek isteyeceğim bir film değildi ama sinemada geçirdiğim zamana da yanmıyorum açıkcası.

film çıkışında akılda şunlar kalır; brooklyn funk müzikleri güzeldir. helikopter çekimleri ve güzel ışıkla baktım da, istanbul güzeldir. bir de turyol zengindir.
böcek böcek
vizontele 'ler kadar iyi olmayan,çok güldürmeyen ancak gülümsetebilen,alışılmış yılmaz erdoğan esprilerini içeren,helikopter çekimleriyle istanbul'a aşık eden,müzikleri güzel olan yılmaz erdoğan filmi. birlikte 3 gün geçiren superman sametle,çete başı asım abinin hemen 'kardeş' olduğu, ''ya yersin ya da yerler'' ve temizlik mesajının 3 günün sonuna sıkıştırıldığı film. çok yüzeyseldi kanımca. gerçekten güldüren sadece bir espri vardı,golf için gereken delikle ilgili olan. asımla küçük kızın annesi niye boşandı niye barıştı, umut ne zaman superman'den hoşlandı, ebru akel ortalıkta niye dolandı,vs. dediğim gibi yüzeysel bi film olmuş kanımca. araya iclal aydın'ı da sıkıştırmak için bi restoran sahibi olayı yapılmış. ünlülerden bolca serpiştirmek için mi bilmem böyle gereksiz sahneler de yok değildi. reklam da kokuyodu sanki. (bkz: bonus)
elalem elalem
istanbul çekimleri beni benden alıp uzak diyarlara salmıştır lakin güldürebilmiştirde.kurgu ve karakterlerin cuk oturduğu bir filmdir ayrıca.
hobbitt hobbitt
çok keyifli bir filmdi, geçen zamana acımadım.esasında içinde bolca gülümsetecek espri barındırıyordu ama gülerken koltuktan düşmeyeceğiniz de garanti
palantir palantir
tek kelimeyle beklenileni veremeyen o kadar sağlam oyuncu kadrosuna rağmen, valla hababamı burda ard arda 500 defa izlesem 500. de bile daha çok gülerdim dedirten, ne yapmaya çalıştığını anlamadığım bi yılmaz erdoğan filmiydi...hayır adam kürtçülük yapıyor diye biliyoz ama filmde gösterdiği de apayrı bir kürt yericiliğiydi...aksaray ve çevresindeki kapkaç olaylarının tamamının kürtlere ait olduğunu anlatmıştı...valla ankarada izlediğim ve bu film yerine 2 saat ankara ayazı bile daha eğlenceli olurdu dediğim filmdi..bence gidilmeye değmez...hele ki son dönemdeki o güzelim türk filmlerinin ardından hani gülecez diye gidiyosanız yok hiç gitmeyin...
delilah delilah
gülmek değil gülümsemekdi yaşanan o da güleceğim diye şartlanarak gittiğimden. o kadar para harcanmış ve o kadar başarılı tiyatrocu aynı kareye sığdırıldıktan sonra bu denli bir hezimet nedendir bilinmez. vizontele tuuba da böyleydi yılmaz erdoğan artık başarısını yitiriyor. bu arada gülünen birkaç sahne de cem yılmaz imzasını taşıyordu. babam ve oğlum gibi dramatik bir filmde bile daha fazla güldük burdan birkez daha çağan ırmak diyorum tek geçerim(yalnız çekimler ve müzikler başarılıydı birkez daha istanbulda yaşamanın ayrıcalığını hissettim taşı toprağı altın memleketimin)...
errant errant
bugün yıllardır izlemek istediğim bir filmi izleyim dedim:
lock stock and two smoking barrels
bir mafya babasının işkence sahnesi vardı, golf toplarını karşısındaki adama fırlatıyordu bir bir. hatta yardımcısından 5 numaralı sopasını da istedi. bu filmde de vardı böyle bi sahne, hatta cem yılmaz da yardımcısından 5 numaralı sopasını istedi (diye hatırlıyorum). bu benzerlik acaba bir atıf mı, etkileşim mi yoksa tesadüf mü diye düşündüm. tespitimi ve merakımı değerli yazarlarla paylaşmak istedim, kötü mü ettim?
1 /