ortama göre değişen insan

1 /
alarga alarga
çoğu insanın kırmızı çizgileri vardır, bunlardan vazgeçmediği sürece girdiği ortama ayak uydurmasını "bukalemunluk" olarak değil gereklilik olarak görüyorum, siz? gerçi sabah sabah bana ne ki...
kronik rahatsız kronik rahatsız
girdiği kaba göre şekil alan insandır.

karakteri zayıftır, menafaati için yapmayacağı şey olmaz, yarın öbür gün çok para kazanıp mevki sahibi olursa da sağına soluna öğüt verir.

sıç içine öyle gelecek paranın da mevkinin de.
3
ürkek ürkek
nabza göre şerbet vermek gibi bir şey. her insanla aynı iletişimi sağlamak mümkün olmadığı için her ortamda da aynı iletişimi sağlayamazsınız. ortamına göre politik davranmayı tercih ediyorum ben. insan hayatındaki her insana aynı seviyede sevgi duyamaz. duymuş olsaydı "yakın arkadaş, sevgili, kardeş" gibi kelimelerin bir anlamı olmazdı. daha samimi, daha rahat hissedeceği ortamlar insanlara göre değişkenlik gösterir. düşünce yapın, karakterin aynı fakat davranışların farklı. şöyle düşünün; 20 senelik arkadaşlarınla bulunduğun ortamda rahat hareket ederken, katıldığın sözlük zirvesinde aynı rahatlığı hissetmezsin. hissedebilen varsa ayakta alkışlıyorum.

"bukalemunluk" nasıl bir ifade şekli bilmiyorum ama bunu tanımlayan bu olmamalı. insan biraz seçici olmalı kendi hayatı için. her insanla aynı muhabbeti çevirmek, insanlara verilen değeri düşürüyormuş gibi geliyor. birileri özel olmalı, değer verildiği hissettirilmeli.
mevsimbaharı mevsimbaharı
duruma göre olması gerekendir. fakat ben yapamıyorum. ortama göre değişemiyorum. bu yüzden bazı zamanlar hiç arkadaşım bile olmuyor çünkü onlara uyum sağlayamıyorum. ha bu durum benden çok uzaklarsa olur biraz benzerlik bile olsa onlara uymaya çalışırım ama yine de kendimden fazlaca ödün veremem.
hatta bazen kendimi değiştirmem ve daha rahat olmam gerektiği konusunda kendi kendimi ikna etmeye çalışsam da karakter mizaç zor değişiyor. kendimi zorlamadan uyum sağlarım ancak. zaten diğer türlü kendim olamam. iyi ya da kötü kendim olmam lazım.
büyüsübozulmuşdünyanınbüyüsü büyüsübozulmuşdünyanınbüyüsü
günlük yaşamda benliğin sunumundandır o. herkes için geçerli olan bir şeydir. herkes girdiği ortama göre farklı bir benlik sunar. sonuçta hiçkimse evdeki benliğini, dışarıda, iş hayatında ya da arkadaşlarının yanında aynı şekilde sunmaz.
cada cada
herkesle iyi geçinen insan modeli bu, nerde olsa tanırım, gizli yavşaklık nedeniyle oluyor hep bunlar, aşırı sosyal insanlar sizi.
caracal34 caracal34
bulunduğunuz ortam neyi gerektiriyorsa ve ona ayak uydurabiliyorsanız normal insansınızdır. mesala ben memlekete gittiğimde işsiz güçsüz adamlarla takılır ve onların arabesk dünyasında dolaşırız beraber. sanayi esnaf ortamına da girerim mesala orda da ülke meseleleri konuşur birbirimize takılır şakalar yaparız. beyaz yakalılarla takıldığımda oluyor. onlarla da sanat,felsefe gibi konuları konuşuruz ve hepsinde de hiç yabancılık çekmem çünkü ortama ayak uydurmak biraz da o çevrede yaşamanıza bağlıdır. herkesin dünyası farklı işte.
entrero in un cuore entrero in un cuore
uyumlu olmaktan ayrı bir durum bence bu durum. uyumlu insan girdiği her yerde rahat eder, çünkü insanlara saygılıdır, fazla dert etmez olanı biteni ama kendi düşüncelerini, değerlerini değiştireceği anlamına gelmez bu. ama bundan ziyade nabza göre şerbet veren, girdiği her ortamda düşüncesi, değer yargıları değişen insanlar o kadar çoklar ki. sanırım bu insanların bir numaralı karakter özellikleri kaypak ve utanmaz olmaları.
geceninmavikızı geceninmavikızı
bir yerlere ait olma ihtiyacından böyle davranıyor da olabilir,
kabul görmek onun için en önemli şey olabilir ,
toplum baskısına mağruz kala kala ''kendisi olabilme'' lüksünü kaybetmiş olabilir,
sevgi açlığıyla bir yerlere kaynama ve orda kalabilmek adına böyle davranıyor olabilir,
kendi kişiliğinin getireceği sorumlulukları üstlenmekten kaçan , edilgen birisi olabilir,
kişiliksiz olabilir,
herkesi kendi ortamında , kendi travmaları içinde değerlendirmek ve muhakkak empati kurarak ele almak lazımdır.
bilinmez birer deryayız hepimiz..
1 /