oyun bağımlılığı

1 /
ksilofon ksilofon
ülkemizde fazla gündeme getirilmese de, amerika ve uzak doğu ülkelerinde, ölüm olaylarından da ötürü medyayı fazlaca meşgul etmiş ve kimi yazarları oyun düşmanı, kimi oyun dergilerini de oyun düşmanı düşmanı etmiş bir durum.

öncelikle; "neden oyun bikbik bey" sorusunu ciddi oyuncuların bakış açısından cevaplamaya çalışacağım, zira internet kafe oyuncularının oyun oynama (veya bağlanma) sebebi basitçe eğlencedir.

sıradan oyuncuları bilmem ama power gamerlar için geçerliliği olan biyolojik bir olay vardır ki, bu da oyun esnasında dopamin salgısının artmasıdır. şimdi basitçe anlatayım; normalde nörotransmiter maddedir bu, yani bir sinir hücresinin bittiği yer ile öteki sinirin başlangıcının arasındaki boşlukta kimyasal madde salgısıyla sinirler iletilir, bu kimyasal maddeye de nörotransmiter madde denir. şimdi konumuza gelecek olursak; uzmanlar yüksek miktarda dopaminin (ki oyun bağımlılarında tespit edilir bu) uyuşturucu kullananlardaki yüksek dopamin miktarıyla yakın olduğunu söylüyorlar. vücut, belli oranda dopamin salgısı miktarına alıştığında, azalmasına tahammül edemiyor ve "daha" diyor. bu olaylar positron emission tomography denen (kısaca pet) sistemle görüntülenebiliyor. yani türkçe'sini söyleyelim bunun: bağımlılık. #

dopaminin nasıl bir etkisi var peki? yine argümanlarımı sağlamlaştırmak adına "uzmanlar" sözcüğünü kullanacağım kusura bakmayın ama, bu adamlar dopaminin en önemli etkilerinden birinin "haz duygusu" olduğunu düşünüyorlar. (farelerle yapılan bir deneyde farelerin hoşuna giden şeylerde dopamin salgısının arttığı gözlenmiş) dopamin ve oyunlar konusunda pek çok tıbbi soru şu an için araştırılmayı bekliyor, ama amerika'da bazı hastanelerde (mesela mclean hospital da varmış) "oyun bağımlılığı servisleri" var ve psikologlarla kol kola veren araştırmacılar, bu soruların cevaplarını arıyorlar.

peki "oyun bağımlılığı" dediğimiz şey net olarak nedir? öncelikle söyleyelim, tıbbi literatürde henüz böyle bir bağımlılık yok, en azından psikolojik düzensizlik durumlarını açıklayan diagnostic and statistical manual of mental disorders kitabında yer almıyor. ama araştırmalar bunun sadece dopamin tabanlı basit bir zevk bağımlılığı olmadığını ve gerçekten böyle bağımlılık olduğunu gösteriyor. mesela biraz önce sözünü ettiğim mclean hospital'ın oyun bağımlılığı servisindeki dr. orzack, bunun sosyal baskı veya kalabalık içerisinde bir yere ait olma çabasıyla alakası olabileceğini belirtmiş. hadi bir yere ait oldu bu arkadaşlar, niye daha fazla oynuyorlar o zaman? daha fazla oynuyorlar ki, ait oldukları sanal gruba kendilerini kanıtlayabilsinler, ay em dı king triplerine girsinler diyor orzack. peki niye "oyun" oynayarak bir gruba ait olmaya çalışıyor bu arkadaşlar, mesela niye sabahtan akşama kadar film izleyerek kendini tatmin etmeye çalışmıyor? bunun sebebinin oyunların en gelişmiş eğlence aracı olduğunun düşünülmesi olabilir ki bu bence de doğrudur; daha doğrusu fiyat-performans açısından en iyisi sayılabilir. (mesela disneyland'e gitmek daha eğlenceli olabilir ama bu daha pahalıdır ve her zaman yapılabilecek bir şey değildir) dolayısıyla, ockham'ın usturası açısından bakacak olursak, en iyi olan en basittir, dolayısıyla en iyi eğlence şekli oyunlardır ve bu arkadaşların "oyun" oynayarak bir yere ait olma çabası anlaşılabilirdir.

"video games are not an addiction, they're just something to do" diye bir yorum okudum bir yerde ve düşündüm; oyun bağımlılığı sözcüğünü kullanmamıza sebep olan nedir, oyunlar bağımlılık mıdır, bağımlılık yapan oyunla bağımlılık yapmayan nasıl ayırt edilebilir, bağımlı olanlar nasıl bağımlı olmuşlardır? bunun tahmin edemeyeceğimiz kadar çok sebepleri olabilir ama yine de birkaçını belirtmekte fayda var; örneğin bir sebep yukarıda belirttiğim "ait olma" duygusudur. buradan hareketle kimi oyun bağımlılarının "geek" olmadığını, oyunlara saldırmadan önce de "geek" olduğunu, sadece hayatını kolaylaştırmak için oyunlara sarıldığını söyleyebiliriz ve bir çok bilinen "oyun bağımlıları geektir" genellemesini çürütmüş oluruz -bir başka genelleme yaparak.## peki kimler bağımlı olur? bunun genetik olduğunu söylüyorlar. yani kimilerimiz, bağımlı olmaya, basitçe, daha yatkınız ve dopamine karşı daha fazla zafiyetimiz var.

kişilere göre bu oyunun değiştiği gibi bana kalırsa oyunlara göre de değişiyor: sanıyorum çok az kişi tiger woods golf oyununun world of warcraft tan daha bağımlılık yapıcı olduğunu söyleyebilir. ve sanıyorum ki yine çok az kişi, bunun nedenini açıklayabilir. benim düşüncem odur ki, oyunların bağımlılık yapıcı olmasındaki temen etmen "gelişim" faktörüdür ve bu açıdan rpg (stratejileri de katabiliriz) oyunlarının diğer oyunlardan maça 1-0 önde başlama gibi bir olayı vardır. gelişimin bağımlılık yapıcılığı, yukarılarda bir yerde değindiğim vücudun dopaminin belli miktarına alıştığı zamanda daha fazla istemesi nedeniyle olabilir. her rpg oyununun aynı etkide bağımlılık yapamamasının nedeni de basitçe, her oyunun bünyede ayrı oranda dopamin salgılatması olabilir. kısacası kıytırık bir rpg oyununda vücut şöyle diyor: bağlanmayacağım kardeşim, sevmiyorum, zorla mı.

biraz uzattık ama demeye çalıştığım şey, bu olayın biyolojik temelli olduğudur. oyunun bağımlılık mı, yoksa sadece yapılacak bir şey mi olduğuna etki eden de bizzat budur.

# - bağımlılık dediğimiz şeyin illa ki bir maddeye bağımlılık olması gerekmiyor, nitekim dr. mark griffiths alışverişe, uyuşturucuya veya gece gündüz belgesel izlemeye olan bağımlılığın biyolojik açıdan çok benzer olduğunu belirtiyor
##- lütfen geek terimini türkçe kullanmadığım için kıllanmayın, gay gibi bir kelimedir o bana göre, orijinaliyle kullanmak daha hoştur

bazı kaynakları da yazayım, hem daha fazlasını merak edenler için, hem de yazımız daha bir karizmatik dursun diyerekten:

video game addiction: do we need a video gamers anonymous? super mario brothers, sonic the hedgehog, and street fighter are familiar names to nearly all of us. they are all best selling games of major video... brynmawr
http://www.theparentreport.com/resources/ages/preteen/kids_culture/130.html
are games addictive? the state of the science february 28, 2006 we make games so that people can enjoy them, and ı've noticed that throwing around a dirty word like "addiction" is a lot like th... gamasutra
discovery discovery canada discovery
http://www.selfhelpmagazine.com/articles/internet/cybaddict.html
mulder mulder
eski oda arkadaşımda bulunan bir hastalıktır. sabah 6.30'da kalkılır. eleman wow oynamaktadır. işe gidilir. akşam 6'da işten gelinir. eleman hala wow oynamaktadır. gece 12'de yatılır. hala wow oynamaktadır. tedavi edilmesi gerekir.
kraker kraker
gerçekten var olan ve sanılanın aksine biyolojik etkisi olduğu da kanıtlanan olgudur. oyun oynayan insanlarda normale göre aşırı dopamin salgılandığı ve bu kişilerin salgıladıkları dopamin miktarının uyuşturucu bağımlılarındakine son derece yakın olduğu saptanmıştır. dopaminin ne olduğuna gelirsek; efendim insana tatmin duygusu veren bir çeşit nörotransmitter. mmorpg lerdeki "o yeahhh... x itemini da aldım" nidalarınızı ya da strateji oyunlarındaki "selahattin eyyübi gibi adamım" hissiyatlarınızı açıklıyor bu sanırım.

ilginizi çektiyse;(bkz: video game addiction: do we need a video gamers anonymous? super mario brothers, sonic the hedgehog, and street fighter are familiar names to nearly all of us. they are all best selling games of major video... brynmawr )
karate schnitzel karate schnitzel
call of duty'nin online eğlencesi ve fifa 09'un gene online arenada verdiği tarifsiz haz yüzünden yakalanmaya başladığımı düşündüğüm hastalık. ha bence hastalık mı? hayır. ofiste günün bilmemkaç saati beyin tecavüzüne maruz kaldıktan sonra eğer beni gerçekten rahatlatan ve kafamı boşaltmama yarayan şeylerden biriyse oyun mereti, sonuna kadar kabul ediyorum böyle hastalığı ben. nerede lan joystickim???
havaılıkazrüzgarlıbirazyağmurluvebulutluolsun havaılıkazrüzgarlıbirazyağmurluvebulutluolsun
commodore 64 kasetlerindeki ninja oyunlarıyla başlar. ilerleyen yıllarada warcraft ile tavan yapar. test drive falan derken nfs ye yakalanırsınız. araya bir de simsler karışır. sonra age of empires ı keşfedersiniz, çok kişiyle oynanınca dadundan yinmazz. diablo ile tanışmanız ise hayatınızda dönüm noktası olur, sabahlara kadar oynarsınız, ışığı da açık bırakabilirisniz gece oyunun havasından ve müziklerinden korkmamak için.

bir de bunların yeni versiyonları çıkar diablo2 sims 3 falan. yakayı kurtaramazsınız alimallah.

ha bir de burnout paradise var, çok zevkli, bitiyorum.
1 /