özgünlük

hell guardian hell guardian
bir insanın kendisine özgü olma durumudur. kendisi olmadır. kendi istediği, düşündüğü, hissettiği, inandığı, ulaştığı, savunduğu, yürüdüğü, ortaya koyduğu yaşamıdır. böyle olmayan insana yuh olsundur.
atomheart mother atomheart mother
artık gittikçe varlığını yitiren değer. özgünlüğü yakalama çabasını geçtim, özgünlüğün kavramsal olarak varlığını hatırlamıyoruz gibi. sanatı taklit etmekle, zamanı öldürmekle, günü gün etmekle, bir şeyi sadece almak için almakla, laf olsun torba dolsun düşüncesiyle konuşmakla, belirli noktalardan belirli noktalara ilerlerken eşlik etmesi için ilişki kurmakla devam ediyorsak hayata, tüm bunların mastürbasyondan farklı olduğunu düşünmüyorum: kendimizi anlık olarak tatmin ediyoruz. sonra? sil baştan. ya da nietzsche'nin deyimiyle: da capo!

postmodernizm edebiyatı yapmak istemiyorum, ama özgünlüğün böylesine azalması can sıkıntısına yol açıyor. sanırım bunları artık, sözlükte herkesin -neredeyse- birbirini tekrarlamasıyla başlayan ilerlemeyi(?) düşünmekle yazmaya başladım. örnek vereyim: feminen'e yazılan çoğu şey çok benzer; hoşlandığı erkeğe açılan kız başlığına yazılan çoğu şey çok benzer; ödünç kitap vermek başlığına yazılan çoğu şey çok benzer... neden bu uğraş? zamanın sınırlılığını görememenize ne neden oldu? "biz böyle oluyoruz. bu hayata bir defa geldik, mutluluğu yakalayalım" bu geçerli bir sebep olamaz. mutlu olursan bu hayattan tat alamazsın. bir derdin yoksa zaten sıradan olursun. sözlükte, 7/24 trollük yapanları görüyorum. herif/herife yılmadan, usanmadan bir şeyler yazıyor. ben bunları şu an yazarken bile zamanıma acıyorum kısmen.

velhasıl: benim düşüncelerim de özgün değil muhakkak, yazdıklarımdan bu sonuç çıksın istemem. ama boku bokuna ömür sürenlerin böylesine fazla olması, gereksiz şeylerle karşı karşıya kalmama sebep oluyor. yoksa, istediği kadar boş zaman sürsün. yapılmış, yazılmış bir şeyi tekrarlamak ilgi budalalığından olabilir, ama zamanına yazık...

temenni: sıradanlık azalsın, kişi farkına varsın.
kuba gibiyim kendi kendime yeti kuba gibiyim kendi kendime yeti
abi insan çevresinde özgün, farklı biri olsun ister, ama şeklen yani kılık kıyafet anlamında marjinal görüntü babında değil, düşünme biçimi, zihin yapısı olarak diyorum. sana bir şey anlatır, hayat tecrübesi olabilir, okuduğu şeylerden kendi çıkardığı özgün fikirler olabilir ya da yaşam biçimi olarak apayrı, topluma ters olabilir yani anlatabiliyor muyum? özgünlükten söz ediyorum. hayata kendi penceresinden bakmayı, yorumlamayı, yaşamayı birtakım yalnızlıklara, acılara rağmen başarabilmiş insanlardan söz ediyorum. herkes kendini özel, mümtaz, bir derece deli yahut tehlikeli zanneder. ama işte bu sanrılar gerçek değil, öyle olsa sıradanlığın, kültürel kuraklığın ortasında çırpınıp durulmazdı.
cocochanel cocochanel
özgünlük deyince akla hemen giyim tarzı geliyor ama önemli olan , hiç açılmamış bir yoldan yürümek. tabii ki zor bir gidiş yolu , o yüzden pek tercih edilmiyor.