parfüm

10 /
the red queen the red queen
hala kendi kokumu bulamadım. odun bazlı, yasemin ve gül içeren bir koku olduğu kesin ama denediklerimden memnun değilim. bulana kadar marka değiştirmeye devam edeceğim mecburen.
beks beks
kanımca tek bir tane olmalı ve değiştirilmelidir. koku, gözlerini kapattığında o kişiyi tanımanı sağlar. kokusuna kadar aşık olabilir hatta insan. parfüm öyle herkeste aynı kokmaz tabii. kendi vücut kokun ile birleşip harikalar yaratabilir. o yüzden tek ve hep olmalıdır.
mei kusakabe mei kusakabe
pahalı amk. ömrüm boyunca parfüm delisi bi insan olmadım ama en azından daha uygun fiyata blind purchase yapacak kadar kendimi tanıdığımı düşünüyorum.gidip özellikle deneyip aslında hiç de sevmediğim notaların ağır bastığı parfümü satın almayı başabiliyorsam bundan da bi zarar gelmez herhalde. hatta daha bile isabetli olur. yeni maceralar aramaya ne gerek var. bi de mesela dışarıya nasıl koktuğuna dair en ufak fikrim yok. dolayısıyla yeteri kadar objektif olduğuma bi türlü ikna olmuyorum. emin olduğum tek bir şey var, ne kadar hafif ya da günlük kullanıma uygun olursa olsun üst notalarda elma bergamot birlikteliği olmamalı. bundan baya emin oldum. çok iddialı omayan, meyve notaları çok belirgin olmayacak ya da çok dengeli olacak, çiçeksi, temiz ve bazen pudralı kokular kullanmam gerektiği sonucuna vardım. bu minvalde "sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar" dediğim üç aday var

1. cacharel noa (boku çıkalı en az seksen sene oldu ama gönül bu)
2. burberry body ( boku çıkalı on yıla yakın oldu ama en çok iltifat alan bu oldu)
3. elizabeth arden white tea ( azıcık daha iddialı olsa çılgın olacak halbuki)
10 /