paul ricoeur

nikoniski nikoniski
trajediye dönüşebilecek bir hayatı, büyük bir felsefecinin özenilesi yaşamına dönüştürmüş olan büyük insan. hermenötik ve fenomenoloji konusunda kafa yormuş, toplama kampında bile ders vermiş felsefeci.
jouissance jouissance
kavramları ve konuları yorumlayış tarzı açısından konuşursak, 60 sonrası fransız akademisyenlerin tavrı olan marjlara itme, radikalleştirme ve bozma stilinden ziyade, frankfurt okulu'nun temsilcilerinde görülen, kavramı merkez alarak derinleşen yoruma, filozofun söylediğiyle sınırlı kalan ama bu sınırlar içerisindeki tüm noktaları kateden bir yorum çizgisine denk düşüyordu müteveffa ricoeur'nunki. kuru bir yazı dili olmasını buna bağlamalı belki de. hermeneutik bir geleneğin etkisine bağlı olan son büyük yorumcuydu bence.

ilginçtir ki, hermeneutik alanında yazılmış pek çok eser çevrilmemişken türkçe'ye, ricoeur'nun yazdıklarının pek çoğunun tercümesi var dilimizde. bu ilginin nereden kaynaklandığını bilmiyorum ama en nihayetinde güzel bir şey. yky'ndan çıkan "anlatı" üzerine olan dört ciltlik kitap dizisi epey önemlidir. ne yazık ki, paradigma'dan çıkan ve h. arslan'ın çevirdiği "yorumların çatışması" ise okunamaz derecede kötü bir çeviridir.
darth minor darth minor
ricoeur, insan gerçekliğini doğru bir şekilde incelemek için, özellikle kötülüğün varlığı göz önüne alındığında, fenomenolojik tanım ve analizi hermenötik yorumla birleştirmek zorunda olduğu sonucuna varmıştır. bu değişim sayesinde, fenomenolojiye ''aşılanabilecek bir yorum'' teorisine artan bir odaklanmaya yol açtığını, görmeye başlamış bir ve bu yaklaşım aslında fenomenoloji tarafından benimsendi. bu hermeneutik fenomenoloji için, anlaşılır olan her şey, yaşanmış deneyimimiz hakkında konuşmak için dili kullanmamızın içinde ve aracılığıyla bize gelir.

''insanın yeryüzünde bulunduğu biyolojik süre ile bilinçli yaşam süresi eşit değildi. insan öznelliğini kurguladığı süre içinde, kendi öyküsünü yazabilme yetisi kazandığı süre içinde, gerçekten yaşamış sayılmalıydı.''