pencere

1 /
briseis briseis
ogün şanlısoy yorumu ile gerçekten beğeni toplayan bir parça..
diyo ki:
baktım olmaz seyre daldım
anılardan bir tomardım
çok yoruldum çok daraldım
penceremden gir içerii..
(kendimden geçir beni... )
coolwolf coolwolf
tual'in unutulmaz şarkısının adı ;

ne geceler, ne gündüzler gördüm
en vazgeçilmez yeminlerden döndüm
görmedim senin gibi, sevmedim hiçkimseyi
yapayalnızım şimdi, unuttum gülmeyi

sen, vaktinden çok sonra gelen
sevdalı bir yağmur gibisin, çisil çisil gözlerimden
sen, çıldırmış şairlerin, titreyen mısralarında basettiği o perisin...

pencereler önünde çürürken o güzelim yıllarım
hayalin gözlerimin önünde bize ağlıyorum
.....
sade sade
uzun bir süre evden çıkamayacak kadar hastaysanız herşeyiniz olan , size hayatı gösteren , hayata baktıran, hayaller kurduran, bazen de iç geçirten , karanlığın düşmanı , camdan güneş kapısı.

penceresiz odama bir perde asardım , ona bakıp arkasında bir pencere olduğunu hayal etmek böylece daha kolay olurdu , o pencerenin arkasındaki dünya benimdi , bir sevgilim vardı orada , çocuklarım vardı , mutluluk vardı , huzur vardı ,mavi vardı yeşil vardı, güneş sızardı ordan , içime dolardı sonra , sonra ışıkları kapatır , daha güzel hayaller uğruna bir uykuya dalardım , rüyamda seni görürdüm , o pencere benim olsun mu? derdin ,bende bizim olsun derdim , sende kabül ederdin ve sonra o pencerenin olmadığı bir sabaha uyanırdım. sen ise hala oralarda bir yerlerde beni bekliyor olurdun. ben ise tek renk odamda geceyi beklemeye çoktan başlardım. kapı oradaydı ,dışarı çıkamazdım , korkardım , ama içerde kalmamı o kapı kolaylaştırırdı , düşünürdüm , güzel olan herşey biterdi , bende herşeyden önce bitmeyi isterdim , olmazdı , kaderime küserdim , boynumu bükerdim , son noktayı koyup , çeker giderdim.
ximxili ximxili
iki pencere önümde; biri sağıma çıkıyorsa diğeri de soluma çıkıyor. biri aralanmış, itilip geçilmeyi bekliyor, diğeri sonuna kadar açık sanki. aralık olandan, o yaz gecesi duyduğum deniz kokusu ve ılık rüzgar geliyor. ardına kadar açık olandansa savuran bir rüzgar. birinden uzatınca kafamı dışarı göğü görüyorum. yıldızlar var çok, parıldıyorlar. diğerinin aralığından kafamı uzatmaya çalıştıkça, renkler geliyor kulağıma, sesten dumanlar görüyorum.

aralık olan pencerinin ardından bir rüya düşüyor düşlerime. eğilip alıyorum yerden. sirkeliyorum. örtüyorum üzerime rüyamı. yine sağıma dalıyorum. gözlerim yeşeriyor. boynuma sarılıyorum. siyah ilmeğimle tanışıyorum. saçlarım kırmızı, gözlerim duman olmuş, bu gece de yalnızız yine; gece, duman ve yalnızlığım.
mothman mothman
- sokakta olup bitenin, gelip geçenin seyredilebildiği,
- kadınların silmekten hiç hoşlanmadığı,
- üst katlarda ise temizliğe gelen teyzelerin cambazlıkla temizlediği
- eve güneş ışığının girdiği nesnelerdir bunlar.
soyut soyut
duvar diğer insanlardan seni gizler. pencere röntgenlemeye yarar. akabinde kapıdan çıkıp röntgenlediğin kişi ile tanışırsın.
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
ogün sanlısoy'un hoş bir parçası. sözlerini de vereyim eksik olmasın;

günaydın gözün aydın, benden aldın, sende kaldım
dün bunaldım, zor uyandım, görmeyince zor dayandım
baktım olmaz seyre daldım, anılardan bir tomardım
çok yoruldum, çok daraldım, penceremden gir içeri

üzgün oldum, düzgün oldum, bir yüzümle yüz göz oldum
bir ses oldum, bir söz oldum, söyleyince sensiz oldum
baktım olmaz seyre daldım, anılardan bir tomardım
çok yoruldum, çok daraldım, penceremden gir içeri
1 /