person of interest

1 /
bmw850csi bmw850csi
çift jj olunca işler iyi gidecek sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. bu adam adalı işler kovalayıp duruyor bunuda çerez niyetine yaptı. ama lost'tan adamları dizinin içine atıp hadi beyler diyor gibi ben biraz huylandım. ama şu aralar white collar bana gayet yetiyor atıyor. sanki prison break izlermişçesine hayatıma devam ediyorum. umarım bu dizi istenen etkiyi yaratır. ayrıca bu emerson neden devamlı öğreten adam triplerinde bunuda biraz abartıyorlar gibi. bırakın adamı takılsın kafasına göre. frangmanda ilgimi çeken bir şey windows yüklü pc görüntüleri var. mac bu aralar gözden düştümü nedir bunuda yazayım dedim. kocaman server odalarından alıntılar yapmışlar sırf onun için bile izlerim.
usako usako
11 eylül'ün 10. yılında böyle bir şey beklemiyor değildim açıkçası.

*spoiler* (gerçi daha ilk bölümün de ne spoilerı olur bilmiyorum ama)

hikaye 11 eylül sonrası amerikan halkının güvenlik ihtiyacı sonrası üretilen ve şehri izleyen 10.000 tane kamerayla çalışan bir makine üzerine kurulu. bu makine, insanları gözlüyor, dinliyor ve sosyal güvenlik numaralarıyla eşleştiriyor. asıl amaç, büyük bir yıkıma sebep verebilecek şüphelileri, bu yıkım gerçekleştirmeden tespit etmek ve yeni bir 11 eylül olmasını engellemek. fakat makinenin bir sorunu var, kişisel tehlikeleri de saptıyor. ne bileyim mesela doktorsunuz, bir hastayı ameliyatta kaybettiniz ve yakınlarıyla mahkemelik oldunuz. ölüm tehditleri alıyorsunuz falan. böyle kitle imhasına yönelik olmayan tehditleri de filtrelemeden büyük bir liste yaptığı için, amcamız (makineyi yapan amca, ama adını hatırlayamadım şimdi), buna bir filtre sistemi kuruyor. sadece büyük olayları ayırt etsin diye. sonra galiba bir yakınını falan kaybettikten sonra kişisel tehditleri de değerlendirmeye başlıyor fakat devletten bağımsız bir şekilde. bu yüzden de onun gibi sevdiği birini kaybetmiş john'la anlaşıyor.

*spoiler*

john'un hikayesini de özet geçemiycem şimdi. ilginç olan kısım bu kadar. zaten 45 dakikalık bir pilot bölüm yayınlanmış şimdilik. izleyin derim. çok acayip süper falan değil ama güzel bence.
kara gözlü çocuk kara gözlü çocuk
bu senenin en iddialı yapımı olacağına artık eminim. gerek senaryosuyla, gerek kurgusuyla, gerekse de başroldeki jim caviezel ve michael emerson'un performanslarına şapka çıkartılır. ha bir de jonathan nolan var tabii. sinemanın dahilerinden.
de te fabula narratur de te fabula narratur
michael emerson'a rağmen sınıfta kalmış dizidir.

senaryo gerçekten yerlerde sürünüyor.

3.bölüm tam bir fiyasko. askerlerin oluşturduğu bir çete bankaları soyuyor, bizim hero(jim caviezel) gidip olayı düzeltiyor ama polisin aklına bizim hero'nun çete kurtarmaya çalıştığı arkadaşının kız arkadaşını dinlemek gelmiyor en sonunda kimlikleri belirlenmiş ölü çete üyelerine rağmen !

ayrıca michale emerson her şeyi izleyen bir makine yapıyor ama bizim jim caviezel'e kulak içine ya da dil altına yerleştirilecek bir iletişim cihazı veremiyor, ortada jim sürekli polis geliyor, bize tuzak kurulmuş diyor kimse hacı sen polis misin ne ayaksın demiyor!

hadi bunları geçtim çete üyesinin kız arkadaşıyla konuşuyor ama kız arkadaşı çete üyesine bundan bahsetmiyor.

jim, parası bitmiş bir askerim diyor elinde i-phone kulağında kulaklıkla üzerinde binlerce dolarlık kıyafetlerle dolaşıyor. çeteden bir kişi hacı ne ayak demiyor.
üstünde soygun öncesi başka silahlar taşıyor. askerlerden oluşan çete çakmıyor.

2.bölümde michael emerson, teresa'yı korumak için bir otel odasında kızla beraber bekliyor, yanında hiç silah olmadan bir katilin gelmesini bekliyorlar, katil geliyor ama tüm zamanların en iyi bilgisayar programcısı michael emerson'ın hiçbir planı yok, bu arada otelde bir müşteri, bir otel görevlisi yok, aşağıda bir x-ray cihazı yok herkes silahlar belinde çıkıyor otele.

ayrıca michael emerson bu kadar zeki ama bir koruma ordusu ile dolaşmıyor tamam secret takılacak takılmasına da bari kızı korumak için iki koruma ile çalışsaydı. ayrıca kendi şirketinde çalışması da çok ironik.

3. bölümde michael emerson, çeteden önce sakat bacağıyla soygunun yapılacağı yere önceden damladı.
ironik.

bir de bir makineden bahsediliyor, bu makine şehri izliyorsa jim ve michael her yerde makineden bahsediyorlar,
bu makineyi kontrol edenler demezler mi makineden haberdar olanları da izleyelim, hadi demediler, michael nasıl hayatta kalmış?

bir de jim sanırım engellemeye çalıştığı suçlardan daha büyük maddi ve manevi zarara neden oldu.
3.bölümde yaralama, gasp, harcadığı arabalar, kamyonlar...

onu izlemek için de bir makine şart değil mi?
stalke stalke
son yayınlanan 7. bölümüyle farklı bir boyuta kaymış olan dizidir. aslında uzun zamandır dizinin kendi içerisinde bir konu ile bağlanmasını ve ortaya yeni bir hikaye çıkmasını bekleyen izleyeciler için ilaç gibi gelmiştir 7. bölüm. ayrıca bölüm sonunda (bkz: sinnerman) çalması beni zevkten dört köşe yapmıştır.
1 /