philadelphia deneyi

1 /
man on the moon man on the moon
(alıntıdır)

"1943 haziran'ı philedelphia limanı'nda sıradan bir donanma destroyeri eldridge'e hiç de öyle sıradan olmayan kargolar yüklüyor.tonlarca elektronik malzeme ve 75 kva'lik iki devasa jeneratör,4 manyetik kule ve sadece yapanların ne olduğunu bildiği bir sürü cihaz.uss eldridge adeta yüzen bir trafo merkezi gibi bu yüklerle ve tabi başlarına gelecek olaylardan habersiz mürettebat.emir geliyor: şalteri açın.kurulan düzenekler gemiyi yapay bir yıldırım sağanağının içine alıyor.dev kulelerden yayılan elektromanyetik alan gemiyi kuşatıyor.gemi yavaş yavaş yeşil bir sisin altında yitip gidiyor şaşkın bakışlar arasında.ve çok kuvvetli mavi bir ışık beliriyor geminin olduğu yerde. yaratılacak elektromanyetik zırhla radar dalgalarına karşı görünmez olmak isteyen abd donanması için bu bekleneni aşan bir durum. düşman radarları gemiyi göremez artık ama çıplak gözle de görünmüyor gemi.koca gemi saydamlaşıyor sanki.akım kesiliyor.ve eldridge görünmeye başlıyor yeniden.deneyi planlayanların bile kafası karışıyor.bu kadarını kimse beklemiyor.hatta gökkuşağı projesi(`rainbow project)olarak adlandırılan projenin beyni morris k. jessup bile şaşıyor bu işe.şaşmayan tek kişi ise deneyle ilgili en ince detaylara kadar her türlü bilgiyi morris'e veren `carl allen`. tam bir bilmece adam.deney kadar esrarengiz bir adam.deneyden sonra gemide çok büyük bir değişiklik görünmüyor.ama tayfalar için aynı şeyi söylemek güç. midesi bulananlar,başı dönenler, aklını kaçıranlar hiç de önemli değil diğerlerinin yanında.bazı tayfalar yarı görünmez, bazıları duvarlardan geçebiliyor, bazıları kendiliğinden alev alıp yanıyor ama en ilgici 5 tanesinin t1000 misali geminin metaliyle kaynaşmış olması.

28 ekim 1943'te final deneyi yapılıyor. bu kez hayvanlar da kobay.(deneylerin vazgeçilmezleri).akım veriliyor jeneratörlere.jeneratörler yükselticilerle kat kat arttırılan enerjiyi kulelere gönderiyor.kulelerse yekpare bir elektromanyetik alanla geminin kuşatılmasını sağlıyorlar.gemi yine optik görünmez oluyor.ve efsane başlıyor; eldridge norfolk'ta,eldridge virginia limanında, ve eldridge dünyanın bir çok limanında görünüp kaybolan bir hayalet gemi.deney başladıktan 5 dk sonra philedelphia efsanesi'ni başlatan destroyer 630 mil uzaktaki norfolk limanına ulaşıyor.oluşturulan onlarca yıldırımın gücüne eşit enerji alanı gemiye yeni bir boyutun kapısını açıyor ve gemi zamanda, mekanda seyahat etmeye başlıyor.karadelikler ve karadelik buharlaşmaları gibi bilgiler bu denli birikmeseydi bu deney tümüyle muallakta kalırdı.ama karadeliklerin, teorik fizikçilerle el ele verip gündeme getirdiği worm hole (kurt deliği,solucan deliği,horn hole) zaman ve mekan yolculuğunu rahatlıkla açıklıyor. böylece deneyin olmazlığı kalmıyor.çok aşırı elektromanyetik alanlar,tıpkı karadeliklerde aşırı çekimin ve spinin (dönmenin) yarattığı etkiyi gösteriyorlar. zaman ve mekanda yolculuğa izin veriyorlar. zaten carl allen'e göre de olay bu kadar basitti:çok aşırı manyetik alan worm hole yaratacak, oraya giren herşey de (enerji de dahil)tünelin içinden uzay zamanın başka bir yerine gidecekti.boyutlar arası bir kapının elektromanyetik şokla aralanmasıydı basitçe.

bu konuda virgülleri koyan stephen hawking, beyaz saray'da bill clinton'a zamanda yolculuğu ve zaman makinesini anlatarak son noktayı koydu.bütün kitaplarını okuyanlar,zamanla hawking'in görüşlerinin nasıl zamanda yolculuk lehine dönüştüğünü görürler.o da bu fenomenleri worm hole lara bağlıyor.
ayrıntılı bilgi için:
(bkz: oracle and sun microsystems | strategic acquisitions | oracle since oracle acquired sun in 2010, oracle's hardware and software engineers have worked side-by-side to build fully integrated systems and optimize... oracle )"

gökkuşağı projesine(`rainbow project)çok büyük fon ayıran amerikan donanması ekim'deki final deneyinden sonra durduruyor projeyi.deneyle ilgili bir de şöyle bir söz söylenmiş:

"bütün bilim-kurgu yazarları bir araya gelip hayal güçlerini sonuna kadar zorlasaydı,yine de deneye katılan insan ve hayvanların başına gelenleri tasavvur edemezlerdi."**
yagmalanmıskent yagmalanmıskent
temelinde albert einstain'ın bileşik alanlar teorisi yatan 1943 yılında 2. dünya savaşı sırasında yapıldığı idda edilen küçük destroyer tipi bir savaş gemisinde denenen,manyetik alan yaratarak gemiyi görünmez yaparak düşmanlardan korunmak için tasarlanan proje.insan oğlunun okudukça dahada merak ettiği bu deneyde geminin philedelphia üssünden millerce uzakta norfolk'a ışınlandığı söylenmektedir...
www.ufogercegi.com/phi.php
unbreakable unbreakable
amerikalıların başarısızlıklarını bile nasıl şehir efsanelerine dönüştürüp üzerinden para kazandıklarının somut bir örneğidir.ulan hadi böyle bir deney yapacaksın,bunu kocaman destroyer ile mi yapıyosun demezlermi adama?hadi paran çok feda ettin koca gemiyi ve fekat içindeki onca mürettebat ne ola ki?

(bkz: roosevelt olayı)
sessiz kuzu sessiz kuzu
çıkış noktası einstein'ın bileşik alanlar kuramı olan deney. deneyin asıl amacının görünmezlik yani radara yakalanmamak üzerine olduğu ancak yoğun manyetik alanda geminin uzay-zaman sürekliliğini kırarak kilometrelerce ötede gözlemlendiği daha sonra yeniden deney alanında belirdiği ve böylece deneyin amacından saptığı, bugünkü halini aldığı söylenmektedir.

lost için bu deney üzerinden yola çıkılarak yazılmış bir de teori bulunmaktadır:

lifespy a somewhat well known conspiracy theory that has been around since world war ıı is the philadelphia experiment. the basic story goes that when test... lifespy
doppler effect doppler effect
gökkuşağı deneyi asıl ismidir. efsane olarak sunulur günümüzde. nikola tesla'yla başlayan bir deneydir. kocaman gemiyi einstein'in bileşik alanlar kuramı'ndan yararlanılarak büyük bir manyetik alana sokmuş ve deneyin sonuç getirmesi beklenmiştir. ilkinde başarılı olmayan deney, ikincisinde başarılı olduğu söylenir. gemi bir kaç saniye de olsa başka bir yere gidip gelmiştir. asıl amaç gemiyi görünmez haline getirmekken, zamanda yolculuk ve ışınlanma sonuçları elde edilmiştir. gemi bir kaç saniyeliğine gidip geldikten sonra geminin içine giren görevliler hayret verici şeylerle karşılaşmışlardır. mürettebattan bir kısmı geminin demir bölgelerinden geçmiş, bir kısmının kolu bacağı geminin metal yüzeylerinin içinde hala durmakta, bir kısmı delirmiştir.

efsane bu ya, daha sonraları o gemide bulunan bir adamın zamanda yolculuk yaptığına kadar varmıştır. adam sıkıldıkca 1980'e gidip geliyormuş. bunun üzerine ayrı ayrı iki film çekildi. birisi bilim ve diğeri de aşk üzerine. adam abisini kurtarmaya falan gidiyor 1980'e.

tabi bu gizli deneyi ispat edecek pek bir bilgi yok. efsane olarak anılıyor. ama israil'in filistin savaşında bunu kullandığı ve başarılı sonuç alındığı da söyleniyor. ne kadar doğru bilinmez ama ben bir fizikçi olarak her şeyin olabilirliğine inanıyorum pek tabii.
master of puppets solosu master of puppets solosu
ilk başlarda inansam da sonradan getirilen mantıklı açıklamalar ile hurafe olduğuna şüphem kalmamıştır.

zira bahsi edilen zamanda kayma yaşanmış olsaydı geminin denizin 650 mil dibinde ya da 650 mil üstünde - yani gökyüzünde- gözlemlenmiş olması gerekirdi. çünkü dünya doğrusal bir yörüngeye sahip değildir.
lordofthething lordofthething
bileşik alanlar teorisinden yola çıkan efsanevi deney.

aslında amaç radar'a yakalanmamak ve görünmezlik olayı olarak anlatılsa da asıl amacın ışınlanma olduğu söyleniyor. izlediğim bir belgeselde de bunun üstünde duruluyordu.

eisntein ve von neumann uzay-zamanı bükmekle daha çok ilgileniyorlardı. bu yüzden bu bilim adamlarının bu projede yer almasının tek sebebinin ışınlanma olduğu iddiası vardı.

en mantıksız geleni neden bunun klasik yöntemlerle denenmediği.

aslında iddialara göre denenmiş. kobay hayvanlarda. fakat rusya ile yarışta olan abd uzun süreli etki gözlemlerini bekleyememiş. yani abd ışınlanmayı başarmış.

oysa kobaylarda bir süre sonra hücresel düzeyde bozulmalar yaşanmış. ama o zamana kadar gemiyi ışınlama deneyine çoktan geçilmiş.

bu deney gemide iki defa gerçekleşmiş. ilki insansız ikincisi insanlı. ve bütün hikayelerdeki ortak anlatılan gibi gemide bulunan mürettebat büyük hücresel bozulmaya uğramış. hatta iddialara göre gemideki atomik bozulma enerjiyi soğurmadığından devam ediyormuş.
mrdk mrdk
1943 yılında o deney başarılı olsaydı eğer 70 yıl sonra yani şimdiye kadar dünyanın çoktan pestilini çıkarmaları gerekiyordu. amerikanın kendine süperim harikayım deyip bunuda yutturma dünyayı korkutma çabalarından sadece biridir ve uydurmadır inanmayınız kafayıda bozmanıza gerek yok.

lakin amerika böyle şeyler için çalışmıyormu ? elbette çalışıyor.
1 /