philip glass

1 /
sir da ros floyd sir da ros floyd
akademi ödülleri'ne üç kez aday gösterilmiş besteci. garip tanımları var bir de bu adamın. biz ona minimalist desek dahi o kendisini ''yinelenen yapıların'' bestecisi olarak tanımlamakta ve yahudi-taoist-hindu-toltek-budist olarak görmekte. altı yaşında keman öğrenerek müziğe başlayan, sekiz yaşında flüte yönelen ve en sonunda pianoda karar kılmış bir adamdan ne bekleyebilirsen o.
minimalistpeder minimalistpeder
benim için çok önemli olmakla beraber bir çok insan içinde önem teşkil etmekte olan minimalist insan. minimalistten çok yinelenen yapıların bestecisi olarak kabul eder kendini bestelerinden de anlaşıldığı kadarıyla.
ayrıca mükemmel besteler çıkarmasına rağmende mütevaziliği elden bırakmayan bestecidir. kendisini (yaptıklarına rağmen) çok çok iyi bir piyanist olarak görmemektedir. ama philip glass iyidir ilham verir. o benim piyanodaki örnek aldığım ve çalmaktan zevk aldığım insandır. tabi çalabildiğim kadarıyla.
yesilcuppelipenguen yesilcuppelipenguen
philip glass, az lafla çok şeyler söylemenin ne olduğunu senelerdir besteleri ile cümle aleme gösteriyor. bizim bu konuda daha fazla bir şey söylememiz haddimizi aşmak olur.

bizim altını çizmek istediğimiz iki nokta var.

ilk olarak glass her ne kadar abd'de doğup büyümüş de olsa onun kökleri litvanya'dadır. ustanın müziğinin daha iyi anlaşılabilmesi için bu noktayı unutmamak gerek.

ikinci söylemek istediğimiz şey ise glass'ın muhalif duruşu. the photographer ve waiting for the barbarians gibi operaların altına imzasını atarak glass kimin tarafında durduğunu çok net ortaya koyar.


the photographer:
1 /