pikap

3 /
donudusmusasker donudusmusasker
entellerin hala "bak benim pikabım var." diye hava attıkları alet, sevmek için otistik olmak gerek. illa dönen bir şey izlemek istiyorsanız iyi bir kulaklık ile çamaşır makinesi izleyebilirsiniz.
l appartement l appartement
pikapların görsel değil işitsel olduğunu dahi anlayamayanların (ki bunlar otizm ile aptallığı dahi ayıramayacak seviyedelerdir) olduğunu gösteren cihaz. bundan müzik dinlemenin güzelliği anlatılmaz, yaşanır. örneğin şunu telefonumla kaydettim, müziğin çalındığı yerdeki kaliteyi siz düşünün.

not: kayıt esnasında pikaba sadece 1 hoparlör bağlıydı.

facebook facebook


edit: pikap-plak işi masraflı diyenlere aldırmayın. önemli olan bit pazarını arada ziyaret etmektir. ben, benim pikabı (rising marka, japon üretim, direct drive (kayışsız sistem), kasetçalar ve radyolu, pikaptan kasede kayıt imkanı sunan, kapağı ve kasası sapasağlam, üzerinde excel es-70s sapasağlam kristal bulunan(fakat iğne kırıktı) ) 30 tl'ye aldım. pikabın içi şimdiye kadar hiç açılmamış, tamir falan görmemiş. ben temizlemek için açtım, içerisinde en ufak kararma dahi yok, herşey parıl parıl parlıyor. pikap şundan ama kapağı mevcut:


plak konusuda aynı. yine bit pazarından gıpgıcır milva longplay albümü 4 tl'ye aldım. ayrıca eş dosttan topladıklarımı da sayarsak toplamda 55-60 civarı plağım var. hesabı yaparsak,

pikap için 30 tl
plakları temizlemek için kullanılan izopropil alkolün yarım litresi için 7 tl
iğne için 30 tl
toplam: 67 tl
keyif: paha biçilemez
bizi bozguna uğratan yargılarımız bizi bozguna uğratan yargılarımız
insanın müzik hayatını pikaptan önce ve pikaptan sonra olarak ikiye ayıracak derecede güzel ses veren alettir efendim. geride kalan yaşamınızda bir şey dinlememiş gibi abuk bir hisse kapılırsınız. müziği yeniden keşfetmek isteyenler için birebir. alın aldırın efendim.
bizi bozguna uğratan yargılarımız bizi bozguna uğratan yargılarımız
üzerine harcadığınız sermaye tutarı arttıkça daha kaliteli ses dinlediğiniz müzik aletidir efendim.

önceden amfili bir pikap modeli kullanıyordum. iğnesinin kristal olması nedeniyle plak ayırt etmeksizin allah ne verdiyse çalıyor ve telefondan dinlediğim müziğin 1-2 tık üzerinde bir keyif sağlıyordu. biraz araştırıp artık bir üst seviyeye geçeyim dedim fakat yıllardır dinlediğim parçaları ilk kez sağlam bir sistemde (deck(manyetik iğne), amfi, hoparlör) dinleyince tüm her şeyi yeniden keşfetmiş gibi garipsemeye başladım. telefondan veya mp3'den dinlediğimiz parçalar ile alakası bile yok. özellikle konser kayıtları olan albümler tamamen farklı bir dünyadan gibi.

o yüzden bu işe kalkışmadan önce müzikle ilgili kulağınızın aşina olduğu şeylerden daha farklı, daha derin ve daha ayrıntılı şeyler duyacağınızı ve bunun her zaman hoşunuza gitmeyeceğini ve bazen kendinizi sorgulayacağınızı bilin. sonra ben ne yaptım falan demeyin.
filozofhanım filozofhanım
yeni edindiğim ama hoparlör özelliklerine bakmayı es geçtiklerini dinlediğim zaman anladım. (hediye olduğu için keşke değişim kartı koysaydın be adam diye çıkıştım arsızca sonra)

loş ışık olan salonda güzel antika şarap dolabı üstünde hem dekoratif hem de müzik yayıyor işte mükemmel şey. keşke daha erken edinseymişim dedim
3 /