popülarite

bambirella bambirella
bir gündemde olma hali.

düşüncelerin popülerleşmesinin bir takım nedenleri vardır. öncelikli olarak gündeme taşınmasının altyapısal nedenleri olmalıdır.

-bir düşüncenin gündemde olmasının bir amaca hizmet etmesi.
-bir yazarın ya da fikir akımının herhangi bir nedenle gündeme gelmesi.

bunlara çeşit çeşit nedenler eklenebilir.

ancak popülaritenin birkaç önemli getirisi ve götürüsü de vardır:

-düşüncelerin kitleler tarafından bilinmesi.

-sloganlaştırılması.

-içeriğinin boşaltılması.

yani aslında siyasal bir düşünceden doğan slogan ya da hareket popülerleştikçe kullanıma da sokulur; bir yanıyla insanlığa faydası olurken bir yanıyla da o fikrin kendisinden bir erozyon doğar. yani fikrin mülkiyeti başkalarına geçtikçe esasından uzaklaşır. etki süresi de kısalır.

tabi bütün bunların zamanın ve fikirlerin hızlı akışı ile tüketilmesini sağlayan küreselleşme ile de ilgisi bulunmaktadır. yani zaman hızlı aktıkça, yazdıklarınızı ya da fikirlerinizi 140 harfe sığdırırsınız (bkz: twitter) orada fikirlerin sadece kabuğu kalır; kabuğu kaldıkça içerik gider; içerik gittikçe de anlamı bozulur.

velhasıl, popülarite kısa vadede olumlu uzun vadede yıkıcı bir şeydir.

benzer bir durum insanlar içinde geçerli olabilir. kısa vadede ego okşayıcı uzun vadede ise yıpratıcıdır.
sevbenyseveyimsenny sevbenyseveyimsenny
insanlar tarafından sevilen ve aranan kişi olma durumudur.kız kıza veya erkek erkeğe yapılan toplaşmalarda muhakkak aranır,sorulursunuz.siz olmadan eğlencenin tadı tuzu olmaz.bir yerde toplaşmış arkadaş grubu sizi arar gelmeniz için ısrar ederler.telefon elden ele dolaşır ve arkadaki kahkaha sesinin büyüsüne kapılıp ortama gidersiniz.kapıdan içeri girmenizle evde bir bağrış çağrış kıyamet kopar.kızlar boynunuza atlar.salona gündüz güneşi gibi doğarsınız.kimin elini sıkıp kimi öpeceğinizi şaşırırsınız.kısacası görüntü ve tarzlarıyla insana mutluluk veren insanların sahip olduğu yegane (bkz:şey )dir.
serbest çağrışım serbest çağrışım
birşeyi bir grup insan arasında yaydığınızda onlarda yayar onlardan gören insanlarda başkalarına yayar zamanla nedenini bile bilmeden insanlar bu popüler olan şeyi yapar, kullanır, izler, sever olurlar. eskiden tv ve gazete yoluyla halka aktarılan büyük çapta yayılan bu popüler şeyler günümüzde farklı bir hal aldı. youtube, facebook gibi yerlerden belirlenen popüler şeyler belli yerlerde seviliyormuş gibi gösterildikten sonra bunu gören salak insanların birbirinden görüp yayması paylaşması derken tıpkı forward maillerde olduğu gibi bunu başlatan kişiyede gelip bu popüler şeyden bahsedilmesi ile son bulur.

tek çaresi sürü psikolojisinden kurtulmuş, koyundan çok insan gibi davranan insanların olduğu bir dünyada yaşamaktır.
sühanım mahlas istemez sühanım mahlas istemez
"benim popüler olanla işim olmaz"

bu durumda sorulacak soru şudur: "popülarite değeri öldürür mü?"

bunun üzerine biraz düşünürsek bu "popüler olana karşı olma" tutumunun tümüyle bi zevzeklikten ibaret olduğunu anlayacağız. şimdi, bir şeyi değerli kılan büyük kitleler tarafından benimsenmesi ve sevilmesi midir yoksa bize hitap ediyor oluşu, kitlelerden ayrı düşünüldüğünde kendimizce bir değer yargısı taşıyor olduğunu düşünmemiz mi? bu soruya böyle sorduğumuzda cevap vermek kolay ama soruyu şöyle sorarsak "ya sen şeyi izledin mi bu sene gösterime giren x filmini çok güzelmiş diyorlar" soru bu şekilde yöneldiğinde kimilerinin cevabı "yeaa abi ben popüler şeyler izlemiyorum holivud yapımları felan" olabilmekte aynısı müzik için de geçerli pek tabi. ama ürünü yargılamadan önce kendi değer yargımıza göre inceleme zahmetine katlanmayıp biz de aslında farklı bir kitle davranışı gösterip sözde popüler olana karşı olma gibi popüler bir davranış biçimi sergiliyoruz.

örnekle gidelim "pink floyd" (popülarite ve değer açısından muazzam bir örnek olabileceği içins eçtim) seslendiği kitle? cevaba gerek yok peki popülarite? siz cevabı benden iyi biliyorsunuz, gelelim değerine pink floyd'un değerini hangi sayı düşürebilir? bir milyar ergenin orda burda "pink flöyd çok iyi yeaaa" diyip dakka başı öykünmeleri bu değeri düşürür mü? ya da dünya üzerinde tek kişinin bile dinlemediğini varsayalım bir değer düşüşü yaşanır mı? elbette hayır!

örneğe bağlı kalmak istemiyorum şöyle devam edeyim; popülarite bir zehirdir evet "genelde" nüfusun bilinçsiz oluşu ya da eğitimsiz oluşu neyin popüler olduğunu neyin olmadığını çok güzel ortaya koymaktadır fakat burada üzerinde durduğum asıl şey "genellemelerin" aslında nasıl da karşılıksız kalabileceğidir. popüler olan değerlidir ya da değersizdir demek tıpkı "ben siyah beyaz filmleri sevmiyorum çok eskiler" demeyle aynı kafaya çıkar ya da "kimsenin duymadığı müzikler-filmler izlemek-dinlemek için kasmaya" benzer bir şeyi reddederken diğer şeyin saçma bir yansımasına dönüşmek olur.

hasılı popüler olan kötüdür diye bir şey yok. kimin popüleri? hangi tabakanın hangi kitlenin popüleri? neşet ertaş popülerliği mi? emre aydın popülerliği mi? bunu ayırt etmenin yolu popüler olandan sakınmak değil bilakis popüler olanın üzerine gitmek ve kendi değerini ona kavuşturmaktır (ya da değersizliğini göstermektir).
evin aç delisi evin aç delisi
beni sinir hastası eden hal. dayanamıyorum sırf şu gündemde olma adına yapılanları. insanlar beğeniyor diye bir kitaba neden başlar ki insan ? ya da popülerlik kazanmış bir akımı kendi başlatmış gibi neden sürekli paylaşımlar yapar ? haziran sonunda çocukluğunu yakanlar şimdi temmuzda affedilmeyi bekliyor ya en çok da beni bu korkutuyor. bilmediği isimlerin bilmediği sırf başkasında gördüğü için paylaştığından adım gibi eminim. yapmayın lan böyle şeyleri. öyle sözleri de bi sevdiğinizle paylaşın. herkesle aşk yaşamayın nolur gözünüzü seveyim. bıktım sizin bu popülarite sevdanızdan.
toshiro toshiro
zamanında kompela* olsun, ibraam tatlıses olsun televizyonlarda yoğururken burun kıvırarak "ııyyy bunu yiyolar mı şimdi" diyenler şimdi sabah akşam dürüm arası gömüyorlar ya bu çiğ köfteyi...

e diceksin ki anlayamadım, popülarite ne? o çiğ köftenin üzerine sıktığın bi sos var ya, böyle kekremsi bir tadı var hani...işte popülarite o canım benim, o.

şimdi bak çiğ köfte yiyenler, "yoooööğ ben ezelden beri urfalıyım ve hep de sevmişimdir çiğ köfteyi" demezlerse ben adam değilim!

bu arada gençler, çiğ köfte ile nar ekşisi gitmez.