poşet

1 /
fempusay fempusay
güzel yazmak isterdim ben bu poşet kelimesi hakkında. ancak ben de hiç güzel anıları yok kendisinin. fransızca (pochette) kelimesinden dilimize uyarlanmış bir kere. ecnebi bir lisandan alınıp gelen bu kelimenin dilimizdeki karşılığı, el torbası veya küçük torbadır. neyse bu kısmı itici olmakla beraber ben aslında askerde iken başıma gelen ilginç ve mantık ötesi poşet tanımlamasından bahsetmek istiyorum. şöyle ki; askerde üniversite mezunu ve kısa dönem askerlik yapan kişilere gerçekten de poşet deniyor. bana da dendi. nedeni oldukça aptalca ve tüm genelmelere insanın saldırganlığını arttırıyor. oysa ben askerlik yaptığım yerde kar hiç eksik olmazdı. o arada yağmamışsa mutlaka yağmur yapardı. botlarımız hep çamur olurdu. ve aslına bakarsanız korkazdım beni çarşı iznine çıkarmazlar diye, bu çamurlu botlarla. hem çıkarmazlarsa çıkarmasınlardı. bana neydi. zira benim yapacağım pek çok şey olabilirdi kışlada. ancak böyle kısa dönem askerlik yapan arkadaşın biri varmış vaktiyle. kendisi yağmurlu bir günde çarşı iznine çıkacakmış, bunun için nizamiye ye doğru seyirttiğinde yerlerin çamurlu olduğunu görmüş. korkmuş tabii, bot kontrolünde kirlilik nedeniyle dışarı çıkamayacağından. bu halde botlarının üstüne poşet giymiş. ve böylece çarşı içtimasına katılmış. işte o gün bugündür kısa dönem askerlik yapan üniversite mezunlarının hepsine birden poşet denir. ancak bu söylem daha ziyade askerler arasında meşhurdur. bunu kullanan komutanlar da vardır. ancak onlar daha tıfıl olan astsubay çavuş, üstçavuş veya teğmen rütbesindeki kişilerdir ki; bunlar da komplekslerinden bu kelimeyle tanımlama yaparlar. işte böyle benim bu poşet kelimesiyle olan ilişkim. gelgelelim hemen her kısa dönem için kullanılan bu tabir, aslında hakaret içeriklidir. bir alaycılık, küçümseme, aşağılama izi vardır bunda. şu halde bizelere bu makamı miras bırakan o müthiş zekayı, o efsane kısa dönem aşkadaşı buradan yad ederekten tebrik ediyorum.
cosi e cosi cosi e cosi
her bahar yağmur yağdığında yanımıza şemsiye almayı unuttuğumuz için en yakın marketten bi tane aşırarak kafamıza geçirdiğimiz nesne!!
asurninova asurninova
daha rahat ve az yer kaplaması amacıyla iki ucu kıvrılarak katlanması sonucu asla açamadığım ve her seferinde sinirle düğüm yerinin altından yırtarak içindekine ulaşabildiğim ve bu nedenle evde en az bulunmasını istediğim yine de onsuz olamadığım,rengi siyah olunca nedense içinde yasak bişey varmış etkisi uyandıran naylon.
me vale madre me vale madre
uzun dönem öküzlerin tek tesellisidir. böyle diyenlere bildiğiniz sadece bir poşet olduğunu, o poşeti de sikerken kullandığınızı söylerseniz güzel olur.
sudaucanulusazan sudaucanulusazan
askerden taze gelmiş bir "poşet" olarak, hayatta duymaktan en nefret ettiğim lakap/tabir. günde en az on kez bir insana "şıışşttt poşet, baksana bi buraya" denir mi yaa???
replay replay
kısa dönemlerin uzunlar tarafından aşağılanırken maruz kaldıkları sıfat. eh 15 ay askerlik yapmak zorunda kalan, kaderin tokadını yemiş arkadaşım. acını paylaşıyorum, agresifliğini ve çekememezliğini de bir yere kadar anlıyorum. fakat anlamadığım nokta, senin uzun benim kısa askerlik yapıyor olmamdan dolayı beni sorumlu tutman. bu sistemi ben mi kurdum be geri zekalı? hem, diyelim ki ben kurdum, o zaman beni aşağılayacağına, üniversite mezunu olmayanların askerliğinin kısalmasını iste, o yönde mücadele ver ben de sana omuz vereyim. ben de 15 ay yapsam rahatlayacak mısın? dediğim gibi, yine de senin adına üzülüyor, askerliğin topyekun profesyonelleşmesiyle senin de benim de rahata kavuşmamızı istiyorum.
tosbağa tosbağa
aniden olmadık bir yerde midenizin bulandıysa ve istifra etmek zorunda kaldıysanız en çok ihtiyacınız olucaklardan biridir. diğer ikisi su ve peçetedir.
hepten aykırı hepten aykırı
kısa dönemlere poşet denir. bunun önüne geçemezsiniz. fakat askerlik ortamı şakanın, laf atmanın, laf sokmanın gırla olduğu, nispeten hoş karşılandığı, yer yer takdir edildiği bir ortamdır.

uzun dönemlerle karşılaştığınız ilk anda size poşet hoşgeldin, poşet hoşbuldun filan denecektir. bu sözlere sinirlenmeniz anlamsızdır. belki onu diyen adamla bir iki hafta sonra çok iyi anlaşacaksınız. fakat poşet kelimesinin altında da fazla kalmayın.

mesela bana poşet dediler. o an aklıma gelen en iyi şey, otur kucağa gör poşeti demek oldu. böyle diyince uzun dönem arkadaşlar "abiii, sen de haklısın be abii" diyerek yavşak yavşak posta koyar oldular. normal hayatınızda ne kimse size yavşak yavşak poşet diyebilir. ne de siz durup dururken otur kucağa diyebilirsiniz birine. askerlik bunları kaldırır. çünkü öyle ya da böyle birbirinize işiniz düşer. kimse kimseyle kötü olmamaya çalışır hele hele ilk baştan.

poşetler pis iş yapmazlar. her asker gibi dağa bayıra sürülürler, at gibi koşturtulurlar fakat pis iş dedikleri şu işleri yapmazlar. hele hele bir uzun dönem kısa döneme şu pis işlerden yaptıramaz. şafağı yetse de, yaşı tutmaz. mançurya ordusunda yapılıyormuş ama buralarda öyle iş olmaz. denyonun teki olmadığı sürece bir poşete komutanları da dahil olmak üzere herkes saygı duyar. uzun dönemlere hele bir de abilik, babacanlık yaparsa kral askerlik yapar. komutanlar (uzman çavuş ve düşük rütbeli astsubaylar) tarafından yer yer hocam diye çağırıldıkları bile olur. hele bi de taşaklı bi okuldan mezunsanız şanınız alır yürür. mühendis diye çağırılırsınız yer yer. çamaşır makinesi bozulur, nöbetten gelir alırlar sizi, özel arabayla hem de.

tek olayınız asker ortamında herkesin tanımaya değer insan olduklarının bilincine varmanız olmalıdır. sizin aldığınız eğitimi alma şansı olmamış gençlerle bir arada olacaksınız. sizin aldığınız eğitimi alma şansı olmuş ama bunu kullanmamış insanlarla da karşılaşacaksınız. türkçe konuşamayan kürt arkadaşlarınız olacak. yazı yazmasını bilmeyen arkadaşlarınız olacak. afyonlu olup afyonun şehir merkezine hiç gitmemiş arkadaşlarınız olacak. babası fabrikatör olan fırlama arkadaşlarınız olacak. onlarla aynı masada yemek yiyeceksiniz. aynı yerde yatacaksınız. bir de bakmışsınız hepsi kardeşiniz olmuş. siz terhis olurken de arkanızdan size üzüntüyle el sallayan insanlar, buraya ilk geldiğinizde size "poşşşettt" diye bağıran çocuklar olacaktır.

uzun veya kısa, allah hepinize kolaylık versin.
1 /