rachid taha

1 /
tembel tembel
ülkemizde ilk olarak ya rayah döneminde kitlelerce tanınmış, abdel kader ileyse popülariteye tersten çakmış, arapların mustafa sandalfaudel ile düet yaparak genç kızların kartoloş sesli sevgilisi mertebesine erişmiş bir garip cezayirli/fransız müzik adamıdır.

bu taşak kebabı dönemlerinde etnik popun en doğru ve en güzel biçimde nasıl yapılacağını uygulamalı göstererek türk pop müziğine de mümkün mertebe ufuklar açan raşit abi, merak edip inceledikçe farklı özellikleriyle karşılaşılan, nev-i şahsına münhasır psikopat sanatçılar kafilesinin de bir üyesidir. bir rachid vardır rachid'den içerü.

daha genç, enerjik ve atomik olduğu çağlarda, rock'a, tekno'ya, teknobesk'e bulaşmış, rock ile arabesk'i mirkelam'dan iki asır önce, o zamanın teknolojisi ile hem de tam isabetle harmanlamış, sentez yapmamış, kendisi sentez olmuştur. sentetik bir adamdır.

göçmenlere karşı hoşgörülü olmakla övünen fransa'da, kara kafalara karşı toplumsal izolasyonun, ayrımcılığın arşa değdiği, hlm adı altında modern gettoların oluşturulduğu yıllarda yetişmiş, dışlanmayla başa çıkabilmek için punk tanrısına sığınmış, paris gettosunun joe strummer'ı olmuştur.

bu dönemde grubunun adı, fransa'da göçmenlere verilen oturma izin belgesine ithafen carte de sejour'dur. özgürlük, eşitlik ve kardeşliğin beşiği fransa'da, bir vatandaş ve bir sanatçı olarak gördüğü muamelenin ironikliği karşısında, "ironi öyle yapılmaz, böyle yapılır" diyerek saçlarını sarıya boyatmıştır.

o da yetmeyince charles trenet'nin meşhur douce france'ını (tatlı/sevgili fransa) almış, fransız bebelerine ana okulunda ezberletilen bu şarkıyı sözlerinin virgülüne dokunmadan, dört başı mamur bir arabesk makamıyla ve sesinde kalbe batan bir alayla söyleyerek, duymak, dinlemek, anlamak istemeyen beyaz fransızların kulak zarlarını patlatmış, yüreciklerini üç buçuk attırmıştır.

böyle bir mücadele geçmişinden gelen taha, doğal olarak punk tavrının, arabesk duruşunun, pop-rock duyarlılığının en doğrusunu, en güzelini bilmekte, yapmakta, yaptırmaktadır. gönül ister ki bizim kıyı-kenar mahalle idollerimiz de bu tavırdan, birikimden, bu başkaldırı kültüründen bir parça nasiplenmiş olsunlar; hiç değilse günün birinde bir rachid taha'yla düet yapma şansına erişip, az biraz hizaya girsinler.
kredi frueger kredi frueger
ben bu adamı biliyordum, hani biz ilkokula giderken kral tv'de saat başı dönen abdel kader kibi vardı. khaled, faudel ve taha üçlüsünün verdiği konserden alınma bir klipti ki zaten bunu bilen liseli değildir, o ayrı mevzu. babam bu müzisyenlerin rai diye bir müzik türü icra ettiğini söylemişti. tabii o zaman imkanlar kısıtlı google falan yok rai diye arayıp bulamıyorsun.

lakin internet geldi de noldu, rachid taha benim için abdel kader'in sert vokalli elemanı olarak kaldı. aklımdan çıkıp gitmiş rai mai. bunca senedir internet başındayım bir kere rachid taha açıp dinlemedim. kendisini yeniden tanımam tam olarak bu hafta içinde oldu. roll dergisinin eski kapaklarına bakarken birinde rachid taha'nın olduğunu gördüm. aklıma direk abdel kader geldi "dur la bi nostalji yapayım" dedim. hay demez olaydım. arkadaş üç gündür bu adamı dinlemekten başka bir şey yapamıyorum ben. öyle khaled gibi pop ağırlıklı bir rai de değil yaptığı. geleneksel arap müziğinden kuzey afrika'nın yerli müziklerine, rock'n roll'dan alternatif popa hatta teknoya, yer yer hiphopumsu dokundurmalarla,reggae'ye neyim selam göndermelerle feleğimi şaşırttı raşit. bir de üzerine kendisini abdel kader olarak tanımamıza vesile olan khaled ve faudel ile 1999'da verdiği 1 2 3 soleils konserinin full versiyonunu da izledim. böyle sahne performansı olmaz olsun. kendinden geçiyor herif sahnede. yakın tarihli performanslarını da izledim tabi yaşlanmış ama yine mihrap yerinde. çekiyor tütünü, bangır bangır söylüyor. bir de kafası güzel olmadıktan mütevellid çıkmazmış sahneye. bet sesine kurban olduğumun raşidi, "tekitua tekitua" diye geziyorum evin içinde.yeri geldi mi habina ile göbek atıyorum, ya rayah ile düşüncelere dalıyorum. maymun ettin, maymun.
puppet master puppet master
nasıl bir güzelliktir bu adamın ezgileri lan? dünden beri dinliyorum. dört senelik bir avealı olarak, kendisi avea'nın hayatıma kattığı tek güzellik oldu.
zeitgeist zeitgeist
arapça şarkıları dinlemeyi sevmem, yıllar önce bir şekilde denk geldim kendisiyle ve aklıma kazındı, çok zaman sonra sözlerine baktığımda güzel bir tebessüm bıraktı. kendisi tek sevdiğim arapça şarkıyı söyleyen adamdır ve gerçeğe uyanışı bana her defasında güzelce hatırlatandır.




sözler de aynen şöyle;

hey nereye gidiyorsun ?
eninde sonunda bana geri döneceksin…
kaç insan bunu reddetiğine pişman oldu...
senden ve benden önce…

ne kadar kalabalık ülkeler ve ne kadar boş şehirler gördün?
ne kadar zaman harcadın?
hala ne kadar kaybediyorsun?
ah bir diyardan bir diyara göçen…
ne yaptığını hiç biliyor musun?
kader zamana yön veriyor ve takip ediyor ama sen bunu kabul etmiyorsun…

kalbin neden bu kadar üzgün?
neden oralarda böyle perişan kalıyorsun ?
zorluklar sona erecektir göreceksin ki hiçbir şeyi öğrenmek ya da yapmak uzun sürmez…
günler bitmez senin ve benim gençliğimizde olduğu gibi

aaaahhh fakir ahbab ben de şansını kaybedenlerdenim…
ey yolcu sana doğru yolu takip etmeni öneriyorum…
bir şeyi almadan ya da satmadan evvel ne istediğini bil…

ahh uykucu, haberlerin bana ulaştı…
sana da bana da ne oldu böyle …
kalp en sonunda yine yaratıcısına (allah'a) en yükseğe dönecektir…
9
1 /