radikal iki

sinkaf sinkaf
pazar günleri radikalle birlikte verilen ama gazeteyi bir kenara bırakıp iştahla bütün bir hafta okunabilecek haftalık bir bültendi bir zamanlar benim için.2004-2005 temmuzu arasında neredeyse sayısını kaçırmadığım bu gazeteartık nadiren karşılaştığım ve zoraki selam verdiğim bir eski sevgili gibi adeta.bilemiyorum bunda benim değişen görüş ve temayüllerimin payı ne kadar ama 2.radikaldeki usta kalemlerin ve gazeteyi hazırlayanlarında payı muhakki var.gazetenin elimdeki bir yıllık arşivine bakınca ahmet insel,fuat keyman.ayşe kadıoğlu,ayşe hür,orhan miroğlu,taha parla gibi kudretli kalemlerin hep benzer konulrda ve muadil görüşler dermeyan etmeleri rtık katlanılmaz bi durum.velhasıl.ülkenin çeşitli üniversitelerinden ve sosyal kesimlerinden insanların uyumlu bir müzik ziyafeti vermesi de doğan medyanın bir sırrı olsa gerek!
manticore manticore
diğeri kitap eki olmak üzere, radikal almak için iki sebepten birisidir.

adamların neden ekleri internette iki gün sonra yayınladıkları belli...
düttürü dünya düttürü dünya
şahsımı politika ve sosyolojiye bulaştıran içi dolu turşucuk ekti bu.lisede anlamadığım kavramlarla dolu yazılara dalıp çatpat anlamaya çalışırdım.sonra orda yazanlardan bazıları hocam oldu mutlu oldum.yeri başkadır radikal 2'nin.naim dilmener'in şahane albüm eleştirileri de olurdu, genç bünyeye iyi gelirdi.
leopold leopoldoviç leopold leopoldoviç
buraya yazılan yazılar siteye geç düşüyor. sanırım önce okumak isteyen gitsin gününde gazeteyi alsın falan gibi bir mantık var. ama gerçek şu ki; yazılar rss feed'e tam vaktinde düşüyor sitede gözükmeseler de. yazıları gününde; internet üzerinden okumak isteyenler için gelsin.
entelijans mühendis entelijans mühendis
zamanla kalitesinden çok şeyler yitirip "körler sağırlar birbirlerini ağırlar" moduna geçen ektir.radikal 2'nin görevini şimdilerde star gazetesinin açık görüş eki yerine getiriyor.
holden caulfield versus tyler durden holden caulfield versus tyler durden
evrensel'den esra arsan'ın yazısı;

radikal iki de düştü

doğan medya grubunun sol-liberal karışımı tandanslı yayın organı radikal, geçen hafta kağıt baskısına son vereceğini ve bundan böyle sadece dijital ortamda yayına devam edeceğini açıkladı.
ticari açıdan anlaşılabilir bir karar. çünkü radikal gazetesi son yıllarda 25 bin civarında bir tirajla seyrederken, internet okunurluğu bunun çok üzerindeydi. radikal okuru, güncel siyasal, sosyal, kültürel olaylara eleştirel bakan ve entelektüel itirazları olan bir kitle. zaten doğan grubu da zamanında hürriyet ve milliyet’in baskın milliyetçi, kemalist bakışının yanında bir de “yeni dünya düzeninin, sivil toplum kafasının ve radikal demokrasinin gazetesini çıkartalım” diye yola koyulmuşlardı. çok ilginçtir, hürriyet’i çıkartan patronaj yıllarca radikal gibi eleştirel, muhalif haberlerin, yazarların yer aldığı bir gazeteyi de çıkartabildi. “istersek bunu da yaparız” dediler adeta… sadece radikal’in çıkış ve yayına devam hikayesi, haber-patronaj ilişkisi açısından incelenip üzerine tez yazılabilir. “patronlar basın özgürlüğü önünde engel” diyen hipotezleri yerle yeksan edebilir böylesi bir çalışma.
aynı patronun hem “türkiye türklerindir” mottosuyla gazete çıkartıp, hem de kürt meselesinde en özgürlükçü yazıları kaleme alan yazarları istihdam etmesi garip gelebilir, ama gerçektir. bir türkiye gerçeğidir. aynı zamanda da kapitalizmin gerçeğidir. talep varsa, arz da olur. bunu hep diyorum. eğer türkiye’de radikal gibi bir gazeteye daha çok talep olsa, hürriyet alan kitle radikal gibi bir gazeteye yönelse, radikal’in kağıt baskısı çıkmaya devam edecekti.
ama radikal uzun bir süre önce zaten gazeteye fikri değerini veren yazar-çizer kadrosunda değişiklik yapmış, muhalif yazarlarda tensikata gitmiş, buna mukabil muhafazakar ve sağ eğilimli yeni yazarları kadrosuna katmıştı. adı gazeteyle özdeşleşmiş yıldırım türker gibi solcu, demokrat yazarlarını bile gözünü kırpmadan harcamıştı. arkasından radikal iki’nin kurucu editörü tuğrul eryılmaz’ın gazeteden uzaklaştırılması geldi. radikal iki, ana gazeteden de öte bir şeydi. pazar günleri türkiye’de entelektüel camianın okumak için merakla beklediği, o gün sanki yanında bedava bir de gazete verilen bağımsız bir yayın gibiydi. radikal iki, benim de içine dahil olduğum birçok akademisyenin yazı yazmaktan büyük memnuniyet duyduğumuz, düşüncelerimizi özgürce ifade edebildiğimiz bir yayındı. şimdi dijitale geçtikten sonra radikal iki’nin tamamen kapanacağını öğreniyoruz. doğan grubu bilhassa radikal iki’yi kapatarak siyasi-kültürel hayatımıza darbe vurmuş gibi görünüyor.
ümit kıvanç kendi blogu riyatabirleri.blogspot.com.tr’de durumu çok güzel özetlemiş. şöyle diyor kıvanç: “radikal, “tek başına” bir gazete değildi, bu, onun ayırt edici özelliklerinden biri. radikal kitap ve radikal iki’nin belki gazeteyi pek önemsemeyen okurları bile vardır. kitap ekinin basılmaya devam edilecek oluşu şüphesiz teselli sayılabilirdi, ama radikal iki’nin ortadan kalkışı öyle bir kayıp ki, herhangi bir teselli bu eksiği gideremez. radikal iki, gazetenin yalpaladığı veya düpedüz abuk subuk işler yaptığı dönemlerde de kendini şuna buna bağlamayan, herhangi bir çıkara hizmet ettiği izlenimini uyandırmayan, sanki bağımsız bir yayın gibiydi. patronunu manevî yüklerden ve siyasî tehlikelerden koruyacak olan, esas, radikal iki’nin kapanmasıdır.”
son zamanlarda çok zor şartlar altında çalıştıklarını biliyorum. tuğrul eryılmaz’ın ayrılmasından sonra editör nazan özcan neredeyse tek başına derginin yükünü taşımaya çalışıyordu. yine de, nazan’ın tabiriyle, “yaygın medyanın vasatının üzerinde” bir yayın olmaya devam etti. ama maalesef yaygın medyanın vasatıdır bu ülkede okurun tercihi…
geçen pazar son sayısı yayınlanarak okurlarına veda eden radikal iki’ye bugüne kadar emek veren tüm editör ve yazarların acısını paylaşırım. başınız sağ olsun.
yabanihayat yabanihayat
haftasonları sahip olmayı sevdiğim en değerli şeydi. bazen bir bayide bulamayıp birkaç bayi birden dolaşırdım. bakış açısına katkısı vardı
anabacı vokke anabacı vokke
radikal solcu bir gazete olarak bilinse de solcu bir gazete değildi. solcuların paçasından tutunduğu bir gazeteydi. işte o gazetenin en solcu ekiydi radikal iki. ve onsuz bir pazar'ı geçirtmeyecek kadar kaliteliydi. radikal nihayetinde ırak işgalini desteklemiş bir gazeteydi ama kapoanmasının kötü olduğunu düşünüyorum. radikal 2'imizi kaybettik. ondan kopan kimileri daha iyisini yapacağım dedi, daha kötüsünü yaptı. duvar'a kadar o boşluğu dolduran bir mecra olmadı. bir de stalin'in emri marx'ın kavliyle yazmamızın engellendiği radikal genç vardı. yazsaydık istikbalimiz açısından iyiydi...
5