radyo reklamları

1 /
wondrous wondrous
- anne, bu sabah kahvaltıda sikler sucuk yiyelim mi?
+ yoksa o eşsiz tadıyla bilinen sikler sucuk mu kızım?
- evet anne, ayrıca baharatı tam ayarında sikler sucuk
+ sikler sucuk kızım
- sikler sucuk anne

gibi her noktasında marka ismi telaffuz edilip kısıtlı zamanda en güçlü impression'u yakalamaya yönelik reklamlardır.
wondrous wondrous
- hey nereye?
+ duymadın mı? öküzoğlu mobilyada indirim başlamış!
- ne? öküzoğlu mobilya mı? yoksa şu istasyon caddesindeki öküzoğlu mobilya mı?
+ evet, kalitesiyle ünlü öküzoğlu mobilya'da
- e ne duruyoruz?

(dış ses)

- öküzoğlu mobilya, kalitenin adresi.
twinkle twinkle
çocuk giyim mağazası için olanında bon jovi - always'e, mobilya mağazası için olanında evanescence - going under'a arkaplan müziği olarak rastlayabileceğimiz reklamlar.
senseofdarkhumor senseofdarkhumor
tanıtılan ürünün cinsi ne olursa olsun, reklama giriş-çıkış şekli(bunun mutlaka mesleki bi terimi vardır da ben bilmiyorum), ses tonları asla ve katiyyen değişmeyen reklamlardır. ama en vurucu kısmı ise diyaloglardır şüphesiz.

standart bir radyo reklamı, o dönemin popüler şarkısının arka fondan ufak ufak verilmesiyle başlar, işte burada başta bahsettiğim vurucu kısım diyaloglar girer, burası bir işyeri, fabrika, satış yeri vs. ise adres girer ve arka fondaki şarkının biraz daha yüksek sesle verilmesiyle reklam son bulur.

örnek verecek olursak:

*dıptıs dıptıs..ben senin olmadığın her yerde canııım yeşillenirim..

(gerçek kesit diyalogları tonu ve tadında)

+oof kazım, şu binaların arasında sıkışıp kaldık, keşke bizim de yeşillikler içinde oturma imkanımız olsa..

-üzüldüğün şeye bak huriye, yeşil konutlar'da artık bizim bütçemiz için de ev var, oyun parkı, yüzme havuzu, bol bol ağaç ve en önemlisi, huzur.

(neşeli bir sesle)

+inanmıyorum kazım, hem lüks, hem cebimizin dostu ha?

dış ses: evet! artık yeşil bir dünyada yaşamak sadece zengin insanların ulaşabileceği bir rüya değil! yeşil konutları! istanbul!a sadece ebesinin amı kadar uzaklıkta, giderken sağda, dönerken solda! yeşil konutları..

*ben senin olmadığın her yerde canıım, yeşilleniriim.

aşağı yukarı budur.
radiance radiance
tanıtım stratejilerinde "en tehlikeli" olarak nitelendirilen reklamlardır.

belli başlı avantajları şu şekildedir.

*yapım maliyeti görsel reklamlara göre daha düşüktür.
*kitleye ulaşma bakımından en güçlü yayın organı radyodur.
*gizli reklam olarak nitelenebilir. şöyle ki; radyo günümüzde en çok araçlarda dinlenmektedir, trafikte harcanan vakit sırasında radyo reklamları tanırılan ürünü hedef kitlenin beynine çaktırmadan yerleştirebilme kudretine sahiptir. bunun sonucudur ki; zaman zaman "salak radyo jingle'ları" veya sevmediğimiz denyo şarkılar bile bu ibne radyo sayesinde dilimize dolanır.
hepten aykırı hepten aykırı
- hmm.. anne şuna bak yoğurt kavramıyla yeniden tanıştım.
- kızım.. biz 10 yıldır hep aynı yoğurdu alırdık.. bilinmedik yerden yoğurt alma bir daha..
- olur mu anne? hepten aykırı yoğurtçusu iso 9001'li, sağlık bakanlığından onaylı bembeyaz yoğurtlarıyla 25 yıllık kaliteyi bize sunuyor.
- hepten aykırı yoğurtçusu mu...? öyle desene kızım... hepten aykırıysa yoğurtçu, almazsamen adiyim.
- güleryüzlü personeli de cabası (bkz: pushitonmeshitonme)
- hmmm enfes... aynı köyümün yoğurdu..
- kırk yıllık kaseyim böyle yoğurtçu görmedim... (bkz: ters psikoloji)
ütopya ütopya
hayal gücü ve yaratıcılığı, dünyanın görsel iletişim çağının nimetlerini yalayıp yuttuğu, sonra kusup yeniden şekillendirdiği bir çağda küçük bir arpa tanesi kadar bile ilerlememiş olan radyo dinleme alışkanlığını piç eden icra makamının ürünleri.

yerel ve ulusal tüm radyolarda neredeyse aynı tonda sese sahip abi ve ablaların yaptığı bu reklamların en belirgin özelliği tümünün,marka isimleri ve iletişim bilgileri hariç, aynı metinlerle sunuluyor olmasıdır.

vakti zamanında yerel bir radyoda küçük esnaf reklamlarının arasına sıkıştırlmış kodaman bir firmanın yukarıda ki klasik örneklere uyan bir reklamı son bir kaç saniyesinde beni derin düşüncelere salmıştı.zira televizyonda herhangi bir tarife ile ilgili bir reklamda tarifenin ne olduğunun asıl tanımı (bkz: tüketiciyi eşşek yerine koymak ) en altta 0,005 puntoyla yazılmış ve dünya kayan yazı hız rekorunu deneyen yazılarla belirtilirken radyo versiyonunda bu, yazıları kendince "çok hızlı" okuyan bir abla tarafından yerine getirilmiştir.

bu nasıl bir anlayıştır,nasıl bir ahlaktır anlamış değilim..
bee veil bee veil
"elazığlı çiğ köfteci ahmet usta:
acının keyfe dönüştüğü yer.
elazığlı çiğ köfteci ahmet usta."

amcamlar tabi adresimiz şirinevler'dedir, beylikdüzü'ndedir anonslarını aşmışlar, öyle ya mekanlar ne de olsa artık herkesçe malum.
böyle yaparak şuur altına 'köklü müesseseyiz vesselam' mesajı veriliyor ki biz buna reklamcılıkta:
autostatussetting diyoruz (mu acabea?) *
ceyus ceyus
radyo reklamlarının etkinliğini arttırabilmesi için ;

-dinleyicinin her zaman hatırlayabileceği tek ve basit bir temayı içermelidir.
-ilk birkaç saniyede anlaşılabilir olmalıdır.
-reklam süresi uzun olmamalıdır.
-reklamlara canlı anonslar eklenmelidir.
gelu gelu
bir zamanlar hepsini ezberlemeye kalktığım reklamlar. şimdi en güzellerinden bir kuple sunacaktım ama hiçbiri kalmamış ki hafızada*, epeyce zorlayarak iki üç enstantene ve örnek vermek istiyorum.
aslında eskiden, müzik dinlemek için yegane kaynağım radyo ve televizyonken, bayağı radyo dinlerdim. fakat frekansım sadece lig maçları olduğu zaman trt fm'i gösterirdi.
işte o maç zamanları, devre arasında bir yandan elimde şu yumuşak skndirik toplardan biriyle 2. devrelerin başlamasını bekleyip volta atarken reklamlar kulağıma çalınırdı. çok saçma bulmuştum ilk başta, fakat sonra hoşuma gitti. en sevdiklerim çıksın diye bekler, kendi kendime kikir kikir gülerdim.
öncelikle aramızda şunu duymamış olan yoktur sanırım:

-teretee radyo bir!
reksan reklam sunar.

sonra hiç nefes almadan reklamları tıkıştırırlardı. bazı reklamlar o kadar kısaydı ki ne zaman başlayıp da bittiğini anlayamazdınız. misal:

e*:moda dirsan
k*:soba dirsan

örneğin bu radyo tarihindeki en kısa reklamlardan biridir bence. iddia ediyorum.
neyse ki iki reklam arasına zorlukla duyulan bi "dınt" sesi koyarlardı. ayırt ederdik böylece. hala koyuyolardır belki, bilmiyorum.

en meşhur reklamlardan birisi ve net hatırlayabildiğim tek reklam:

tahsildaroğlu(dıdıdıdıdıııdıt)
tahsildaroğlu, benim peynirim
hem güvenli hem lezzetli seçim

bazen kadın ve erkek seslendiriciler paslaşırlardı aralarında:
k:gülsan helva ve reçelleri*
e:gülsan
k:gülsan
e:gülsan
k:gülsan
...

reksan reklam sundu. şimdi mikrofonlarımızı alper bakırcıgil'e döndürüyoruz.
erguvan erguvan
trt radyolarında çok sık dönen "tahsildaroğlu benim peynirim,güvenle alır,lezzetle yerim" diye başlayıp "çeşit çeşit lezzet onda beyaz peynirden kaşar diye" devam eden görüldüğü gibi büsbütün zihnime kazınmış olan peynir reklamı..
kuroneko kuroneko
yerel bir radyoda dönen reklam repliği:
-aaa...babaaa, içeri sinek girmiş!
-e taşınalım o zaman!
şeklinde sürüp giden konut reklamı.
1 /