romantizm

1 /
telvin telvin
çoğu zarar olan bi duygu.bazı hanımlar entel olduklarını sanıp herşeye sokmaya çalışıyolar.bu da erkekleri sinir ediyo.
jineps jineps
18. yy sonuyla 19.yy başı arasında avrupada doğan bir akımdır.romantikler,edebiyat,felsefe,sanat ve siyaset adına pekçok eser vermişlerdir.klasizme bir tepki olarak doğmuş bir akımdır.klasizmin dengesinden,kuralcılığından uzak bir ifadeleri vardır.bu sanat akımında duygulara ,hislere ve içtenliğe önem verilir.romantik eserlerde aşkı duyumsayabilirsiniz.bu aşk bir cinsin karşı cinse duyduğu aşktan ziyade ifade etmeye çalıştıkları tarihe,nefrete,politikaya,felsefeye,mantığa duyulan aşktır.ve bu nedenle romantizmde renklerin önem kazandığını görürüz.karamsar,karmaşık duyguların yansıtıldığı eserlerde koyu renklerin hakim olduğunu,mutluluk ve heyecanın yansıtıldığı eserlerde daha açık renklerin kullanıldığını farkedebiliriz.ama ortak olan,her daim kırmızı rengin varlığıdır yalnızca yansıttığı duyguya göre tonlarda oynama olur bu renkte.
böcek böcek
''martılar neden birlikte uçar bilir misin'' der sevdiceğin. ''acaba neden neden'' dersin.. başlar hikayesini anlatmaya.. forward maillerden kopup gelen bir dandik hikaye sevgilinin ağzında iyice romantik bir hal alır..
'' bir gün elemanın biri kralın kızını seviyormuş..''
işte bu kadardır sevdiceğin romantizmi. yerim ben o martıyı der noktalarsınız başlayamayan romantizmi.
juda juda
bir akım olarak romantizm acıyı sever. aşkın mutluluk verici yanını değil acı çektirici tarafını betimler.
fakespeare fakespeare
sanıldığı gibi 19. yüzyılın başlarında çıkmamıştır...shakespeare tarafından kurulmuş çok eskilere dayanan bir sanat akımıdır...
ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi
"romantisizm" alengirli bir kelime olduğu için doğal yollarla yaşama geçmiş, basitleşmiş bir türevdir "romantizm".

aslında gönül ilişkilerindeki gizli dokunuşların, mum ışığının adı "romans" (romance), 19. yüzyıl sanat akımının adı ise "romantisizm" (romanticism)'dir. bu ikisinin de sıfat hali "romantik" (romantic)'tir. zaten "romantisizm" de, "romantik"ten yapay olarak türetilmiş bir kelimedir.

"romantik"in kökeni de latince "romalıca, romalı gibi" anlamındaki "romanice" (romanike)'dir.
baldaki tuz baldaki tuz
bu akım diğer akımlardan farklı olarak fransa da doğmaz..18. y.y da almanya da doğar..ancak tahmini 15 yıl sonra buraya gelir ve fransa toplumunun milli karakteri paralelinde gelişir..romantizmin en büyük özelliği ferde verdiği önemdir..klasik anlayışın ön plana aldığı genel insan anlayışını reddeder.artık ruh da işin içine girer..aklın açık seçik gösterdikleri,bulanık duygu dünyasında farklı şekillenir..her zaman ahlaki bir son beklenemez..ferdi belirli kuarallarla değil,olması gerektiği gibi diğerlerinden ayrıldığı özellikleriyle ele alır..
19. y.y da arayışlar başlar..farkı kültürleri tanıma,yola çıkma merakı..hal böyle olunca önce 1.tekil şahıs etrafında dönen içsel yolculuklar devreye girer..ben merkezli türler..anılar,seyahatmanaler,mektuplar..yeni türler ortaya çıkar insanın yalnızca kendini açıkladığı..doğa önemli rol oynar,kahramanın duygu dünyasına etki ettiği için..son olarak dine duygularla yaklaşırlar ama çok net değildir..
temsilcileri;
victor hugo
balzac
alfred de vigny
byron
walter scott sayılabilir..
1 /