sağlık bakanlığının covid 19 süreci yönetimi

1 /
brsmsl brsmsl
elimizdeki verilere göre yaklaşık 3 aylık sürecin değerlendirmesini yapma zamanı gelip geçti.

dün yani 31 mayıs 2020 itibariyle durum toplam 2.039.194 adet test yapılmış.
toplam vaka sayısı 163.942, toplam vefat sayısı 4.540.
127.973 kişi de iyileşmiş.

değerlendirmeye geçmeden önce vefat edenlerin hepsine allah'tan rahmet, yakınlarına da sabır diliyorum.
gerçekten çok zor bir süreç.

işin en kötü taraflarından biri ise cenaze törenlerinin haklı olarak sessiz sedasız yapılması.
düşünsenize acınızı paylaşacağınız kişiler sadece size görüntülü görüşme yoluyla ulaşabiliyor.

salgın ülkemizde yayılmaya başlamadan önce, yani yaklaşık bundan 3 ay önce birileri bize bu hastalıktan dolayı 4.540 kişi hayatını kaybedecek deseydi acaba nasıl tepki verirdik bunu düşünmemiz gerekiyor.

sağlık bakanlığının ve bilim kurulunun aldığı kararlar sırasıyla şu şekilde;
1) okullar ve kreşler kapatıldı.
2) cafe- bar- restoran- spor salonu, spa merkezleri ve masaj salonları kapatıldı,
3) 20 yaş altı ve 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağı getirildi,
4) şehirler arası seyahat kısıtlaması getirildi,
5) sokağa çıkma yasakları getirildi ( haftasonu ve resmi tatillerde)

daha sonra da salgının hızındaki azalma ile, özetle; günlük iyileşen vaka sayısının, günlük hastalığa yakalanan vaka sayısından fazla olduğu durumda yavaş yavaş yasaklar yeniden kaldırılmaya başlandı.

bu sürece tepeden bakacak olursak kanımca sağlık bakanlığının aldığı en doğru karar 20 yaş altı ve 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkmalarına koyulan yasak.

bu yasaklamayı akıl eden kişileri tebrik ediyorum...
düşünsenize 20 yaş altındaki gençlerin ve çocukların neredeyse hepsi bu hastalığı belirtisiz geçiriyor.
dolayısıyla bu bireyler bulundukları ortamda virüsü yayıyor.
annesine, babasına, dedesine, ananesine vs....

bu sayede virüsün bulaşma hızı bir miktar da kontrol altına alındı.

65 yaşın üstündekilere sokağa çıkma yasağı getirilmesi de muhteşem bir uygulama. bu uygulama olmasaydı ne yazık ki evde sıkılan 65 yaş üstü vatandaşlar metroda, tramvayda, vapurda fink atacaklardı.

epi topu, banka defterine hesabını işletmek için gereksiz yere bankaya gideceklerdi.

65 yaş üstü büyüklerimizin hastalanması ölüm oranını artıracağı gibi aynı zamanda hastalığın tedavi sürecini de uzatacaktı.

örneğin 40 yaşında herhangi bir kronik hastalığa sahip olmayan birey 10 günde bu hastalığı atlatıyorsa 102 yaşında bir vatandaşın bu hastalığı atlatması kaç gün sürecekti?

özellikle seyahat yasaklaması, umreden gelenlerin yurda yerleştirilmesi ( evet aslında umreye gitmelerine hiç müsaade edilmeyecekti) yurt dışından gelenlerin 14 gün boyunca karantinaya alınması, uçuş yasakları ve sokağa çıkma kısıtlamaları gerçekten tadında ve insanların psikolojilerini bozmayacak şekilde uygulanmaya çalışıldı.

arada ufak tefek hatalar yapıldı mı? tabii ki..
özellikle ilk sokağa çıkma kısıtlamasının duyurusunun gecenin bir saatinde yapılması ciddi bir hatadır.

ayrıca umreden gelen vatandaşlarımıza istisnasız 14 günlük karantina uygulaması yapılacaktı.
bir de tabii ki üniversiteler tatil edilince yurtların boşaltılması işi gençlerimizi rencide edici şekilde oldu. bu tür kararlar daha planlı alınmalıydı.

bütün olumlu yönlerin yanında ciddi bir plansızlığın ve bize bir şey olmaz kafasının da maalesef bu işin bu kadar uzamasına sebep olduğunu da göstermekte fayda var.

örneğin bu salgın ne zaman çıktı?
2019'da,
ayrıca, çin'in bu salgını kontrol altına alamadığı çok açıktı.
bu salgın çıktığı andan itibaren bugün uygulanan önlemlerin hepsinin uygulanması gerekiyordu.

neler mi?
mesela maske takma zorunluluğu, mesela sosyal mesafe kavramının zorunlu hale getirilmesi.
uçak, otobüs ve diğer yolculuklardaki kurallar, spor salonu, devlet dairelerindeki tedbirler.
bu tedbirleri bizim ocak ayında uygulamaya geçirmemiz gerekmiyor muydu?
ya da ocak ayında bu tedbirleri hayata geçirseydik daha iyi olmaz mıydı?

daha az can kaybıyla karşılaşmaz mıydık?


mesela 1 haziran 2020 itibariyle normalleşmeye geçiyoruz.
sağlık bakanlığı hemen hemen her gün ortalama 1.000 yeni vakaya rağmen sistemi açmaya karar veriyor ki ben de bunun gerekliliğini savunanlardanım.

bu ölçüde de tüm iş yerleri için alınması gereken önlemleri içeren rehberler hazırlıyor..
peki bu rehberler neden ocak ayında hazırlanmadı ki?


kafamda deli sorular.

özetle sağlık bakanlığının bu sürecin yönetimi konusunda şu ana kadar ki performansını, veriler ve yaşadıklarımızı değerlendirecek olursak;

yaptıkları hatalara rağmen vasatın üzerinde olduklarını düşünüyorum.
tabii ki gerçek hasta sayısı 165.000 mertebesinde değil. her gün yeni vaka ekleniyor.
bunu zaten sağlık bakanı da itiraf ediyor.
ancak yaşlılarımızı ve gençlerimizi koruyarak sağlık sistemimizin çökmemesini sağladıkları için başarılı buluyorum.

umarım türk gibi başladığımız süreci alman gibi işlemeye devam eder, ingiliz gibi bitiririz.
dumrul dumrul
çok süper yönetimdir. kelime oyunları yaparak 30 binli sayıları binli sayılara indirdikleri ayan beyan ortaya çıktı, hastane patronu sağlık bakanı da her pozitif çıkana hasta demiyoruz diye bunu yine kelime oyunu yaparak örtülü şekilde kabul etti.

chp'lilerin verileri kurcalamaya başlamasından sonra mezarlıklar müdürlüğünün verilerinin erişime kapatılma nedenini zaten sorgulayan yok.

*akp süreci aşırı iyi yönetti taam mı bi kere? fahrettin husband kalp kalp.
dumrul dumrul
az önce annemle görüştüm. bizim sülaledeki ilk iki korona vakası da dün ve önceki gün ölümle sonuçlanmış. biri zaten epey yaşlıydı. onun raporuna ne yazmışlar bilmiyorum ama annemin kuzeninin ölüm raporuna kalp yazılmış. kalp evet...

on gündür filan tüpe bağlıydı. yoğun bakımdayken test "negatif"e dönmüş. ailesinin zaten bir şey soracak hali de yokmuş. dizi dizi mezarlar kazılmış, hazır bekliyormuş. apar topar gömdürtmüşler.

böylece ailevi tecrübe olarak da akp'nin süreci ne kadar iyi yönettiğini görmüş olduk.
2
jitemci astsubay jitemci astsubay
"dont ask dont tell" kafasında giden bir süreç yönetimi var. 2 eylül'de doğum günüm vardı. babamda katıldı ailecek kutladık. bir iki gün soran babam kendini kötü hissetti ve testi pozitif çıktı. çok şişirilen filyasyoncular bizi teste almaya gerek görmedi. sadece anneme test yapıldı. böyle garip bir süreç var. turizm ve ticaret geliri için mart'tan bu yana kendi yürüttükleri çabaları baltaladılar.
volkans volkans
çok kötü. hasta sayısını düşük göstermek için pozitif olan fakat belirti göstermeyen hastaları hasta diye sayıma almıyorlar.
arthurdentintr arthurdentintr
babam virüse yakalandı, kimse gelip anneme test yapmadı. babamın ilacını da onlarca aramadan sonra 11. günde getirdiler.
onu bunu geçelim bir de şu açıdan bakalım, kendi paramızla şu gördüğümüz muameleye bakınız. verdiğimiz onlarca vergi bunun için miydi. bunun pahalı bir restoranda, garsonun savsaklığından ve yemeğin kötülüğünden bir farkı yok benim nazarımda.
kendi paramızla rezil oluyoruz.
radiance radiance
bakkal hesabı yapmaya geldim.

şu an sağlık bakanlığının sitesindeki verilere göre güncel 40 bin hasta var. geçen medyaya düşen ve yalanlanamayan sayılara göre ise bildirilen ve tespit edilenlerin arasında 17 katlık bir fark var.

bakkal hesabı dediğim için 15 kat alacağım. özetle şu an ortalıkta dolanan 600 bin civarı covidli olmalı bu rakama göre. bu tabii ki muhtemel tespit edilmiş hasta sayısı aslında. iyimser mi kötümser mi bilmem ama 1 milyona yakın aktif olabilir. 80 milyona çok kalmadı.

hedef sürü bağışıklığı ise süreç iyi ilerliyor tebrik.
2
dumrul dumrul
bizim ak kafalar ne zaman bir bok yeseler "bağın şurda da oluyo" geyikleri yapmayı çok seviyorlar. yani biri bir yerde bir bok yiyorsa o bokun burada yenmesi de normal hale gelmiş oluyor bunlara göre.

fransa da salgın sürecini kötü yönetti diyelim. hemen çıkıp "bağın bağın orda da oluyo taam mı" diye anırırlar.

evet orada da oluyor. pekii aradaki fark ne?

orada olunca hesabı soruluyor canım. fark işte bu.

"covid-19 salgınında ikinci dalganın yaşandığı fransa'da polis, salgınla mücadelenin yönetimine dair soruşturma kapsamında üst düzey hükümet ve sağlık yetkililerinin evlerine baskın düzenledi. evleri basılanlar arasında fransa sağlık bakanı olivier veran ve ulusal sağlık kurumu müdürü jerome salomon da var. fransız basını, soruşturma kapsamında başbakan jean castex ve selefi edouard philippe ile olivier veran'ın selefi agnes buzyn'in de izledikleri politikaların mercek altına alındığını yazdı. ülkede, doktorlar ve koronavirüsün neden olduğu covid-19 hastalığı sonucu ölenlerin aileleri hükümeti, salgın konusunda "suç teşkil edecek şekilde" ihmalkar davranmakla suçlamıştı."

www.bbc.com

çünkü kimse canını sokakta bulmadı. sen devlete vergi ödüyorsan devlet senin sağlığını ve güvenliğini "seve seve" korumak zorunda.

akp ise bunu yapamayıp, üstüne sana alenen yalan söylediği açığa çıktığında yine sana atarlanıyor ve bu pisliğini açığa çıkaran türk tabipleri birliğini cezalandırmaya kalkışıyor.
azwepsa azwepsa
ayın 15'inden itibaren tüm bilgileri paylaşacaklardı. artık vaka sayılarını da bileceğiz diye umuyorduk. 11 ekim'den beri günlük durum raporlarını da paylaşmayı bırakmışlar.

bu iyi değil.
3
dumrul dumrul
istanbul'da salgın coşmuş diyorlar ama ortada sayılar yok. "halka bilmesi gerektiği kadarını söylüyoruz" diyor.

"milletimize söylemediğimizi dünya sağlık örgütüne hiç söylemeyiz" diyor.

kısacası akp'ye güvenin gerisini merak etmeyin. ok canım. pekii türk tabipleri birliği hakkında akp ve mhp'nin yürüttüğü yok kapatılsın, yok paraleli kurulsun saldırılarının gerekçesi neydi? ttb diyordu ki "iktidar yalan söylüyor. bizim sahadan aldığımız bilgilere göre salgın halka açıklanandan çok daha ileri durumda."

pekii kim haklıymış? yalan söylüyorsun bu bir. gerçeği açıklamaya çalışanı da hedef gösterip cezalandırmaya kalkışıyorsun bu iki. amaç ne?

yalanları ifşa olduktan sonra da değişen bir şey yok. buyrun:

www.youtube.com

istanbul coşmuş. önlemleri görüşmek için toplantı yapıyoruz ama istanbul büyükşehir belediye başkanını çağırmıyoruz. amaç ne?

eleştirilerden sonra vali açıklama yapıp mealen diyor ki "toplantıya belediye başkanını çağırmamak diye bir şey yok. markar esayan'ın cenazesine gittik orada bakanımızı ve emniyet müdürünü görünce hadi toplanalım gari deyip toplandık"

www.birgun.net

ciddiyet de bu. geçtiğimiz haftalarda burada bir şey anlatmıştım. sülalede koronadan ölen iki kişi var birinin ölüm raporunda kalp yazıyor, diğerinde ne yazdığını ben bilmiyorum. yani sakladıkları tek şey vaka sayısı değil. tekrar sorayım: amaç ne?

dahası bir de hastalık damarları tahrip ettiği için iyileştikten sonra pıhtıdan ölenler filan varmış. bunlar zaten korona istatistiklerine girmiyor:

www.birgun.net

doğrudan senin hayatına dair bir tehdit var ve akp'nin tek derdi "süreci iyi yönettiği" algısı oluşturmaya çalışmak. bu konuda bile tavır buysa diğer konularda akp'den ne bekliyorsunuz?

olağanüstü durumlarda doğru bilgilendiriliyor olmak hayat kurtarır ve üstelik paniği önleyecek şey de budur. çünkü insanlar önlerini görebildikleri zaman değil, göremediklerinde paniğe kapılırlar.
1 /