şah ve sultan

1 /
gölgeningücü gölgeningücü
iskender pala'nın son romanı..

şah burada şah ismail'i, sultan ise yavuz'u temsil ediyor..aşk ve şiirle yoğrulmuş bir roman olduğu kesin..

iskender pala'nın romanları "roman olarak" zayıf olsa da okuyup göreceğiz..

ek: okuduk gördük..roman dilini biraz yakalamış iskender pala..şah ve sultan'ı iskender pala'nın en iyi romanı kabul ediyorum..kutlu olsun..gelsin yanaklarından öpeyim..
gölgeningücü gölgeningücü
kapakta bir ters bir düz olarak aynı resim yer alır..şu sade kıyafetli, küpeli ve yavuz diye bilinen resim..

kitap şah ismail ile yavuz'u anlattığına göre neden tek bir adamın resmi var? diye bir soru sordular geçenlerde iskender pala'ya..

cevap kelimesi kelimesine değil ama şöyleydi:

"ben bu resmi iran'da gördüm..bir büyük tabloda bir detay olarak bu küpeli adam atın üzerindeydi..görüntü aynıydı..yavuz'un burada ne işi var? diye sordum o şah ismail dediler..aynı resme orada şah ismail diyorlar burada yavuz..bu kardeşliğin de ne ölçüde ileri olduğunu gösterir..ben kapakta böyle bir resmi bu yüzden tercih ettim.."

süper bir detay, enfes bir düşüncedir..

iyi ki varsın iskender pala..
elifdedimbededim elifdedimbededim
kardeş kavgası... aynıya giden yolda ayrıya düşenlerin hikayesi...hangisi olmak daha zor diye düşüncelere dalıyor insan. yavuz mu, ismail mi, taçlı mı , kamber mi, hasan mı yoksa hüseyin mi? haklı var mı ki haksız da olsun?
-buarada iskender pala konuşturmuş yine yüreğini-
çok mütevazi bi insan çok mütevazi bi insan
diğer romanlarından epey bi farklı, tarihsel bilgileri merak ettire ettire anlatan, aşkı ne yazık ki hayal kırıklığı yaşatarak yeterince hissettiremeyen, ama yazarın 60 kitabı okuyup doğruları tarafsızca yazması ve hatta o havayı hissetmek için tebrize gitmesiyle güvenilir, art niyet taşımayan ve de muhtemel alevi açılımına ön ayak olarak "hepimiz kardeştik ve kardeşiz, bu kavga ne diye?" mesajı veren kaliteli romandır...
merak diyorum ya, sınavdan önce bile elimden bırakamadım... he sonra ne oldu, sınavda o romandan soru yokmuş meğer...
renkler renkler
iskender pala'nın son romanı.

taçlı'nın son bölümdeki şah ve sultan analizi müthişti. kitabın ana fikridir denilebilir. merakla, yutarcasına okuduğum; bitmesine yakın bitiyor diye üzüldüğüm kitaplardan oldu şah ve sultan. nihayet gözlerim dolu dolu bitirdim. sonra cem karaca'nın "şah mat mı padişah mı" açıp bi kez daha dinledim ve bir kez daha gözlerim doldu.

tavsiye edilir.

(bkz: şah mat mı padişah mı)
umitistanbul umitistanbul
kitaba dair olumlu yorumlarda bulunanlara sesleniyorum. iskender pala bence kitaba dair eleştirilere yanıt vermeli. ciddi iddialarla karşı karşıya
karda iz süren karda iz süren
okunması oldukça keyifli olan bir kitap. sürükleyici bir yanı var. tarihte olanlar gerçekten böylemiydi hiçbirimiz bilemeyiz tabi. fakat bazı şeylerin kurmaca olmasında ben bir sakınca görmüyorum. cesurca değinilmiş bazı konulara. bir çok kesişmeler barındıran güzel bir roman.
uşakopo uşakopo
gerçekten sürükleyici bir romandır. okuduğum en sürükleyici romandır hatta. gün içinde 'akşam olsa da odama gidip okusam şu kitabı, ne olacak acaba' dedirtmiştir bana defalarca. haa şimdiye kadar kaç roman okudum da en sürükleyicisi bu diyorum, bilmiyorum. fazla değil yani. ama çok romana başladım ve bıraktım, sıktı beni.. bu kitapsa okutturdu kendini, yoksa ben bir akşam da 120 150 sayfa kitap okuyacak adam değilim.
gitarı olan genç gitarı olan genç
okuduğum en güzel roman olmasa da okumaya değer, hoş bir kitaptır. zaman zaman beni sinir krizine soktuğu da bir gerçektir.
-ben aşık olacak bir kişi bulamışken ne o öyle nispet yapar gibi-yakışmadı yani *
1 /