samantha smith

kiya kiya
30 yaşını aşmış her insan muhtemelen bu sevecen kız çocuğunu hatırlar. bu amerikalı öğrenci sscb'nin o zamanki başkanı andropov'a yazdığı mektupla dünyaca ün kazanmıştı. bu mektup 1983 yılında, soğuk savaşın en yoğun zamanında yazılmıştı.

mektup şöyleydi:

''aziz andropov, benim adım samantha smith. on yaşındayım. yeni tayininiz dolayısıyla sizi kutluyorum. beni sovyetler birliği ile amerika birleşik devletleri arasında başlayabilecek nükleer savaş rahatsız ediyor. siz savaş taraftarı mısınız yoksa değil misiniz? eğer savaşa karşıysanız o zaman lütfen söyleyin bunun önünü nasıl alacaksınız? elbette ki, bu soruya cevap vermek zorunda değilsiniz, ancak ben bilmek istiyorum, neden siz tüm dünyayı ve bizim ülkemizi istila etmek istiyorsunuz? tanrı birlikte barışla ve savaş yapmadan yaşayacağımız yeri yarattı.

lütfen, samantha smith''

ne kadar garip olsa da, andropov kıza cevap yazıyor:

''aziz samantha!

bu aralar senin ülkenden ve diğer ülkelerden bana mektuplar gönderiyorlar. senin mektubundan şu sonuca geliyorum ki, sen çok cesur ve düzgün bir kızsın. sen, senin gibi amerikalı olan mark twain'in ünlü kitabındaki tom sawyer'in arkadaşı becky'ye benziyorsun. bu kitabı bizim ülkedeki tüm oğlanlar ve kızlar sever.

sen ülkelerimiz arasında nükleer savaşın başlamasından endişeli duyduğunu yazıyorsun. ve soruyorsun ki, bunun önüne almamız için ne yapıyorum. şimdi senin sorusuna ciddi ve samimi cevap veriyorum.

evet, samantha, biz sovyetler birliğinde ülkelerimiz arasında ve genellikle, hiçbir savaşın meydana gelmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. bunu her sovyet vatandaşı diler. devletimizin dahi kurucusu lenin de bize böyle öğretti.

sovyet insanları savaşın nasıl yıkıcı ve vahim olduğunu bilir. 42 yıl önce tüm dünyaya ağalık yapmak isteyen nazi almanyası ülkemize saldırdı. şehirlerimizi imha etti, milyonlarca sovyet vatandaşımızı öldürdü. galip geldiğimiz bu savaşta biz abd ile müttefiktik. umarım, tarih derslerinde bunu görmüşsünüzdür. bugün tüm dünya ülkeleri ile barış içinde yaşamayı, birçok alanda işbirliği yapmayı arzu ediyoruz. ve elbette ki, amerika birleşik devletleri gibi büyük bir ülke ile de.

hem amerika'da, hem de bizde milyonlarca insanı yok edebilecek nükleer silahı var. ancak biz bunun olmasını arzulamıyoruz. işte bu nedenle biz ilan ettik ki, asla bunu kullanan ilk taraf olmayacağız, asla! biz genel olarak bunun üretiminin durdurulmasını öneriyoruz. sanırım, bu senin sorusuna iyi bir cevaptır.

''neden siz tüm dünyayı ve amerika birleşik devletlerini istila etmek istiyorsunuz?'' bizim böyle bir niyetimiz yok. bizim büyük ve güzel ülkemizde hiç kimse: ne köylüler, ne doktorlar, ne yazarlar, ne yetişkinler, ne çocuklar, ne de devlet kurumunda çalışanlar, ne büyük, ne de küçük savaşı istemiyorlar. biz barış istiyoruz. bizim meşgul olduğumuz işlerimiz var: tahıl yetiştirmek, inşa ve icat etmek, kitap yazmak ve uzaya uçmak. biz kendimiz ve gezegenin tüm halkları için barış arzuluyoruz. kendi çocuklarımız ve senin için, samantha...

eğer ebeveynlerin izin verirlerse, seni ülkemize davet ediyoruz. yazın gelsen daha iyi olurdu. ülkemizi tanırsın, kendi yaşıtlarınla görüşürsün, denizin kıyısında bulunan uluslararası çocuk kampını ziyaret edersin ve kendin emin olursun, sovyetler birliğinde herkes barıştan yanadır.

mektubun için teşekkür ederim, sana başarılar dilerim.

y. andropov''

...

samantha ve ailesi sscb'ye 1983 yılının 7. ayında yola düştüler. burada iki hafta kalan smith ailesi moskova'yı, leningrad'ı (şimdiki peterburg'u) ve kırım'daki kampı ziyaret ettiler. ağır hasta olan andropov, samantha ile görüşemese de, onunla telefonla konuştu.

sscb'nin, abd'nin ve dünyanın tüm gazetecileri samantha'nın her adımını, söylediği her sözü dikkatle izliyorlardı. uçuştan önce 22 temmuz'da samantha kameralara bakıp gülümseyerek rusça: ''yaşayacağız'' dedi. ''sscb'ye yolculuğum'' isimli kitabında samantha yazıyordu: ''onlar bizim gibidirler...''

samantha smith 25 ağustos 1985 yılında uçak kazasında öldü. babası ile beraber ingiltere'den dönüyorlardı. ünlü kızın ölümünde abd'de birçokları kgb'nin eli, sscb'de ise cia'nın eli olduğunu düşünüyordu. fakat samantha'nın ölümü şimdiye kadar tartışmalı kaldı.