şarkı söylemek lazım

1 /
absinthe absinthe
hayat zorlaşınca
çıkmaz sokaklarda soluksuz kalınca
azalınca manadan
seyyar sevdalarda parçalanınca

dil yetmeyince
göz görmeyince gönül hissetmeyince
kırılınca camdan kalp
dönüp yalnızlığa kilitlenince

o zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz
o zaman şarkı söylemeli çığlık çığlığa
o zaman yüreğin yükü hafifler belki biraz
o zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz

hay la la la la ley, hay la la la la ley
hay la la la la ley, la lay la la ley
hay la la la la ley, hay la la la la ley
hay la la la la ley, la lay la la ley

dert bitmeyince
bildiğin çektiğine yetmeyince
düşmanın da kendini yakalayınca
bi daha kin gütmeyince

dil yetmeyince
göz görmeyince gönül hissetmeyince
kırılınca camdan kalp
dönüp yalnızlığa kilitlenince

o zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz
o zaman şarkı söylemeli çığlık çığlığa
o zaman yüreğin yükü hafifler belki biraz
o zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz

hay la la la la ley, hay la la la la ley
hay la la la la ley, la lay la la ley
hay la la la la ley, hay la la la la ley
hay la la la la ley, la lay la la ley

(bkz: sezen aksu)
fitnefücur fitnefücur
show tv'de başlayacak olan yeni polemik pardon yeni ses yarışması.ünlü şarkıcıların unutulmaz şarkılar eşliğinde düet yapacakları yarışmaymış.neler olabileceğini şimdiden görür gibiyim.bir kez daha ünlüleri birbirlerine tokuşturacaklar.aralarında, ben daha iyiydim,benim sesim daha güzel,ben okulluyum,nota biliyorum gibi polemiklerin olacağından adım gibi eminim.sonra elenen ünlüler, kalan diğer ünlülere bok atacak.bir kez daha kendilerini rezil edecekler.bir kez daha reyting uğruna canlar yanacak,alavere dalavere yapılacak.sıkılmadık mı artık bu tür rezilliklerden?
sdf824 sdf824
sıradan insanların hayatlarından bıkan yapımcı kitlenin işi gücü olmayan ünlüleri(dizisi yayından kalkmış,bir şeyler yapmasına rağmen birilerinin gölgesinde kalmış vs.) istihdam etme çabasının sonucu.(hande subaşı gayet iyiydi bu arada)
anarsist anarsist
izledğim program sonrası anladım ki;

- türkiyenin en güzel sesi
- türkiyenin en güzel kızı
- türkiyenin en iyi şovmeni
- türkiyenin en iyi oyuncusu
- türkiyenin en iyi tiyatrocusu/oyuncusu
- türkiyenin en iyi modacısı
- türkiyenin en yakışıklı adamı

bu programda toplanmıştır. ulan topu bir araya gelip hayatta yapabilecekleri en iyi şeyi sahneleseler düşmanıma bilet aldırırsam şerefsizim. diyeceğim şudur ki; programın ismi son derece yanlış seçilmiştir. en güzeli körler sağırlar birbirini ağırlar olmalıydı.
venom venom
en arıza programlardan biri. ulan sanki amerika'nın ırak'a atacağı bombanın koordinatlarını veriyorlar, o ne ciddiyet behzat uygurun suratında.
dark elven dark elven
behzat uygur'un jüri ve yarışmacıların birbirinbe ettiği güverleri daha kibar bir sesle sanki birbirlerine iltifat ediyormuşcasına tekrarlayıp ortamı dinginleştirdiğini sandığı programdır.

jüri:sen varya sesin kargadan beter siktir git lan bu yarışmadan yetmiş milyona işkence etme.
yarışmacı:hadi lan ordan .rospu evladı sen siktir git senin nolduğunu bütün türkiye biliyor.
behzat uygur:evet bilmemkim ve bilmemkim birbirlerinin orospu çocuğu olduğunu iddia ettiler şimdi geçiyoruz sıradaki yarışmamıza.
cybi cybi
oray eğin beyefendinin orada daha fazla jüri üyeliği yapması halinde, reytinglerinin bi hayli artacağı program.çünkü fazla polemik ve tartışma halkımızın her zaman ilgisini çekmiştir.
dna dna
gördüğüm oray eğin başlıklarına dayanamayıp bu akşam itibari ile "yahu bu adam nasıl bir adamdır böyle bir olay bir tartışma göreyim" diye açtığım, açtıktan beş dakika sonra erol büyükburç un dağıttığı programdır. keşke başka bir şey isteseydim bugün.
spanki spanki
şarkı söylemek lazım adlı program oray eğin'in gösterisi üzerine kurulu bir yapısı var.karşısındaki şarkıcıları gerçekten sinir ediyor.verdiği puanlarla ilgi topluyor. enerjisi hiç bitmiyor orayın.bu programda, sesiyle görüntüsüyle bütün sanatçıyı görmek imkansız
anosias anosias
biz çocukken televizyonda aileler yarışırdı*. o zamanlarda yarışmacılar birbirine sataşmaz, programın sunucusu yarışmacılarla laf dalaşına girmezdi. ama devir değişti. artık prim yapan ünlülerin yarıştığı, bol kavgalı, bol smsli ünlüler yarışıyor programları.

televizyondaki ünlüler yarışıyor temasına sahip yarışmalar içinde, sanırım şu an en çok izlenme oranına sahip olanı. pazar geceleri saat 8de başlıyor ve saatler geceyarısını vurmadan da asla bitmiyor bu program. – ben bu yazıyı yazmaya başladığımda öyleydi bu gece ise final bölümü yayınlanıyor.

sunuculuğunu bu yarışmadan önce aynı saatte yapılan buzda dansın sunucusu behzat uygur. eski yarışmayı izlemediğim için bilemiyorum ama bu programda sürekli jüri üyeleri tarafından kendisine ayar veriliyor. allahtan o da altında kalmıyor da karizması çizilmiyor. her ne kadar erol büyükburçun sinir krizi geçirip ben saksı değilim lafına verecek yanıt bulamasa da, oray eğinin sürekli yabancı sanatçılardan bahsetmesi üzerine ben anlamıyorum ama bunları diyerek lehonard coheni bile tanımadığını iddia etmiştir.

programın diğer sunucusu zeynep tokuş. behzat uygur gibi yakışıklı bir partnerin yanına uyabilecek en güzel ve zarif bayanlardan biri. ama ilk sunuculuk deneyimi olmasından kaynaklansa gerek, pek bir boş konuşuyor genellikle. attığı gereksiz kahkahalar da işin içine girince kendinden oldukça soğutabiliyor izleyiciyi ama, güzelliği ile kısa zamanda unutturuyor hatalarını, gaflarını.

jüri üyelerine gelecek olursak: olcayto ahmet tuğsuz masanın en başında oturan, en büyük hobisi fuat üner ile kapışmak olan, kendisi gibi puan vermeyen jüri üyelerine son derece tepki gösterebilen biri. genel olarak mantıklı konuşsa da, didem uzelden şarkıcı yaratabileceğini söylediği programda benim için bitmiştir.

eyşan özhim: jürinin güzelliği ile büyüleyen hanımefendi üyesi. jüri üyeleri içinde en sessiz sakin olanı odur. bu yüzden çok fazla polemiklere katılmaz ve seviyesini bozmaz. bu yüzden en takdir edilesi jüri de odur benim gözümde. "ben müzik eğitimi almadım, ben modadan anlarım, sahne duruşundan anlarım, ben marka yöneticisiyim." der ve ona göre oy verir. bu sayede de bilmediği konular hakkında yorum yapıp kendini rezil rüsva etmez, hastasıyız ailecek.

oray eğin: jürinin en sivri dilli, en çok tartışılan adamı. bu programdan önce tanınmayıp da bu programla ününe ün katan, magazin programlarında kendine artık belli bir yer edinmiş insan. amerika’da kaldığı dönemden kalma aksanı, rrr harfleri üzerine fazla baskı yapmasına, bu da uğraştığı yarışmacıların kendisini taklit etmesine neden oluyor. son haftalarda sanki diline hakim ve daha mantıklı eleştiriler yapıyor, ama ilk haftalarda haddine düşmeyecek eleştiriler yaparken kantarın topuzunu iyice kaçırıyor, yarışmacaları eleştiriyim derken türkiye’nin diğer ünlülerini de bombaya tutuyordu. bu gereksiz tutumu yüzünden yarışmanın en hanımefendi jürisi inci çayırlının programdan ayrılmasına neden oldu ve bundan gurur duyar gibi bir hali var. hala yeri geldikçe arkasında laf sokmadan duramıyor. nedendir bilinmez, yarışmanın başından beri bayan yarışmacılarla takışıp kavga ederken, her hafta en yüksek puanlarını semih saygıner’e vermektedir.

erol büyükburç: saksı olmayan*, türk pop müziğinin duayeni olduğunu defalarca dile getiren, sinirlendiği zaman patlayabilme özelliği olan jürinin en renkli elemanı. özellikle güzel kızları yabancı aktrislere benzetmesi ve teşfik puanları ile tanınıyor.geçen haftalardaki bir başka sevgiliyi sevemem performansı ile sahnelere geri dönmüştür. aynı zamanda evet evet saksı değildir, tersinden korkulur.

emel şenocak: inci çayırlıdan boşalan koltuğa oturmuş ama kanımca yerini dolduramamış jüri üyesi. öğretim görevlisi olarak çalışmaktaymış. genel olarak puanları fuat güner ile bire bir uymakta, ama sivri yorumları ile yarışmacıların tepkisini çekmektedir. yarışmayı ünlü olmak için bir araç olarak kullandığına dair bir çok yorum var.

fuat güner: emefö*’nün f'si olarak anılmaktan sıkılmış olacak, artık onu tanıtmaya gerek yok diye takdim edilen jüri üyesi. artık stüdyo içi seslerden etkilenmemek için televizyon çıkışından programı dinliyor ve verdiği puanlar daha mantıklı, bizim duyduğumuz seslerle daha ilintili oluyor.

işte jürimiz budur. sıra yarışmacı ve koçlarda ama hepsini tek tek uzun uzun anlatmak çok zor.


semih saygıner ve yeliz çifti finale çalışarak ve hak ederek gelen bir çift. daha ilk haftadan hiç bir eğitimi yokken bile semih saygıner son derece güzel şarkı söylüyordu. yelizin yönlendirmeleriyle kendini son derece geliştirdi ve artık ilk günden çok daha sahneye ve sesine hakim biri olarak karşımıza çıkıyor. yeliz de bu programda çıkmaya başladıktan sonra bir de albüm çıkardı. böylece zaten yarışmadan bir şey kazananlar arasında bu çiftimiz yerini çoktan aldı.

zuhal topal ve ilhan şeşen bana göre gene hakkıyla finale taşınan diğer bir çift. hatta çokça hakları yenen bir çift. zuhal topal daha ilk haftadan son derece zor bir şarkıyı, minimum hatayla tek başına okumuştu. eğer bu bir müzik yarışmasıysa bunların görülmesi lazımdı ama jüri nedense her hafta onların puanını yerken onlar morallerini hiç bozmadı ve bu güzel sesli kadın finale taşındı. zaten ilhan şeşen için söylenecek söz yok. amca program boyu, yeri geldi mi şarkı söyleyerek, yeri geldi mi laf sokarak insanlara gereken cevapları çok güzel verdi.

didem uzel ve mirkelam finale kalan son çift. bana göre ilk hafta o kadar detone ve kontrolsüz bir sesle elenmesi gereken didem uzel, gerçekten çok çalıştı inat etti ama finale kalması gerçekten şarkı söyleyebilen insanlara haksızlık. sadece güzelliği ile bazı jüri üyelerinden ve halktan aldığı oylarla burda bugün. mirkelam ise sesini ne kadar iyi kontrol edebildiğini 4lü olarak yaptıkları şovlarla ispatladı.

hakan aysevyarışma sayesinde operayla alakası olmayanlara da kendini tanıtan muhteşem bir ses. ışın karaca jazz gırtlağına sahip olduğunu her hafta bizlere gösteren süper bir yetenek.
sanki cazorla sanki cazorla
bu şarkının sözleri çok fena..
insanı "kudurtan" bir şeyler saklıyor..
yetmezmiş gibi- bir de eyleme teşvik ediyor kendi kendine, deli mi ne..

coşkun'luğun - ki kendisi tecavüzcü olanın yakınından yöresinden geçmez- had safhaya vardığı demlerde dilde bu şarkı vardır çoğu zaman.. sözler yutulduğunda, gerekliliklere gömüldüğünde insan, "o zaman şarkı söyler avaz avaz"..

çünkü ancak böyle geçer..
1 /