sarman

1 /
pseudonym pseudonym
kızıl- sarı tonlarındaki kedilere verilen ad. konuyla ilgili bir başka saptamam da hollywood'dan gördüğüm kadarıyla anglo-saxon kültürde en çok prim yapan kedi türüdür. garfield ve çizmeli kedi buna en güzel örnektir.
avluda oturan sizofren avluda oturan sizofren
kedilerin en oyuncu, en muhabbetperver ve en avcı cinsidir. nadiren tam sarman bir kediye rastlamak mümkündür. genelde beyaz parçalı çift renk olurlar. az rastlanmasının sebebi sağlık açısından çok dayanıklı olmamalarıdır. bu nedenle sokakta pek görülmez, oysa hep sarı kedi gördüğümüzü düşünürüz.
titus torexus karpeximus titus torexus karpeximus
rahmetli annemin en sevdiği kedi türü.annem zaten hayvanları özelliklede kedi ve köpekleri çok seven bir insandı.sağolsun aynı sevgiyi banada aşıladı.ama özellikle sarman türündeki kedileri çok severdi.çok sevmesinin sebeplerinden biri çocukluğunda rahmetli anneannem ve dedemle birlikte yaşadıkları ahşap evin bahçesine bir fare girmiş farelerden çok korkan annemi o sırada ahşap ev civarlarında yaşayan sarman türündeki bir kedi fareyi avlamış yani annemi korumuş.daha sonra o kedi ahşap evde annemlerle bereber yaşamaya başlamış.hatta geceleri o olmadan uyuyamazmış.ismide kendi gibi sarman olan bu cesur kedinin sayesinde annem çocukluğunu yaşadığı ahşap evde huzurlu ve mutlu günler yaşamıştı.hatta aynı türden olan ben doğmadan önce annemin sahip olduğu yaşar adındaki gene sarman olan diğer bir kedisinin geçtiği bir ninni şarkısı vardı.beni uyutmadan öncede onu bana söylediğini anlatırdı.benimde küçüklüğümde ilk sahibi olduğum hayvan aynı türden bir kedi idi.

annemin bana küçükken söylediği ninninin ilk kıtasının sözleri kısaca şöyle.ninni söyleniş temposu açısından klasik ninni şarkısı ile aynı ama yaşar adındaki sarman kediye uyarlamış bir versiyonu idi.

şomsisi şomsisi şomsisi var
benim minik titus torexus karpeximusumun pususu var
pususunun adı yaşar ninni
şomsi seni şomsilersem ninni
sonrada yakalayıp seversem ah şomsi

not:şimdilerde bile şomsinin ne anlama geldiğini bilmiyorum.pusu kelimesi annemin kedilere verdiği genel bir lakap yani pisi anlamına geliyor.anneme özel bir ninni cover'ı olduğu için pekte sözlerde mantık aramıyorum ama hatırlaması bile hoş bir anı diyebilirim.bu açıdanda the big bang theory dizisindeki sheldon cooper karakterinin favori parçası soft kitty şarkısı olan bölümleride daha çok seviyorum bana kendi küçüklüğümü hatırlatıyor.
irmamintha irmamintha
yakından tanıdığım iki örneğine dayanarak; son derece zeki (kapıyı kola bastırarak açmayı akıl edecek cinsten), titiz ve bir o kadar yaramaz olduğunu söyleyebileceğim kedi türü
cifdomestosvim cifdomestosvim
kendi kedimden yola çıkarak diyebilirim ki en uysal kedi türüdür. ne pençe atar, ne tırnak gösterir. oyuncudur, sevilmeyi de çok sever çok da akıllıdır, her isteğini anlatmayı başarır, kediler içinde en obur cinstir. ayrıca evde yalnız bıraktığınızda sağlam trip atar.
kesyapistirmikelanj kesyapistirmikelanj
ev ortamına en uygun cins olduğunu düşündüğüm kedi türü. tabi dişiyse kısırlaştırılmış olmak şartıyla.

sevgisini kazandığınızda size verdiği huzuru, karşınıza çıkan insanlarda ararsınız, beni bu sarman gibi sevecek birisini isterdim şeklinde.
miss mnemosyne miss mnemosyne
turuncu ve beyaz tonlardaki kedilerdir. bendeki beyaz baskın ama kafasında vücudunda ve kuyruğunda turuncu parçaları mevcut. şişko, sarkık göbekli, uzun tüylü, sevimli mi sevimli bir bıdık. bana göre hiç büyümeyecek. evdeki diğer tekirle bütün gün boğuşmaktan zevk alan bu korkak çocuk, göbeğini sevdirirken birden gaza gelip tırnak çıkartabiliyor. bunun anlamını 1 yıldır çözemedim ama çözeceğim inşallah.
1 /