saygıyla anılan insanlar

ofansif sağ açık ofansif sağ açık
günler kısalmıştı,dışarıda ne montla cıkılıcak kadar soguk ne de kısa kollu ile dolasılacak kadar sıcak bir hava vardı kasım ayının bu günlerinde.hava kapalıydı ve rüzgar öfkesinden delirircesine
yaprak savuruyordu sokaklara.camın arkasından hersey cok acık görülüyordu.o sırada kapının menteşesi adeta kırılmak istenircesine zorlanıyordu ve kapı açıldı.ayyakbılarını henüz kapıyı açmaya çalışırken cıkartmıstı zafer,anahtarı ayakkabılığa doğru fırlattı ve bir hışımla fermuarını açtığı gri kalın yün hırkasını cıkarıp komidine doğru salladı.sessiz olan ev derin nefes sesleri ve anahtarın cıkardığı çıngırdak sesi ile irkilmişti.t-shirtü ter içindeydi,çorapları sanki 3 gün boyunca ayakkabıdan cıkmamıscasına terli ve kokuyordu..pantolonun paçaları yürürken botunun arkasında getirdiği çamur noktacıklari ile dolmuştu.ev karanlıktı fakat zafer eve hep geceleri geldiği için karanlıkta yönünü çok kolay bulabiliyordu.evet zafer geceleri gelirdi evet cool cocuktu hep discolarda barlarda takılırdı.hızla mutfağa doğru yürüdü ve dolaptan susuzluğunu doyasıya gidermek için bir adet sürahi çıkardı ve arkasındaki dolaptan 1 bardak aldı.suyu dolduruken gelen 'şşş' sesi kapıya dayanan çişini daha da tetiklemişti.bardağı eline aldı sağına ve soluna baktı sonra içmeye basladı fakat suratında irkilmiş bir insanın tepkisi vardı.buz gbi soğuk bir su beklerken ılık bir su içiyordu.dolabın bozuldunu düşündü arkasına dönüp dolabın fişine baktı takılıydı bir de sanki anlıyomus gibi fişi sağa sola oynatıp tekrar tam olarak oturttu prizin içine amele fakat değişen birşey yoktu dolabın her gece ayağa kalkıp mutfaa girdiğinde başlayan onu kandırmaya calıstını düşündüren 'hrrgrr' sesi gelmiyordu.olaya fazla takılmadı acelesi vardı saçını ve terden korkunç kokan töbe estapitipiti afedersiniz hayvan ölüsü gibi kokan ayaklarını yıkamak için banyoya doğru 3 hızlı 2 yavaş adım attı.banyonun içine girdikten sonra elini kapının dısında bulunan ısıga uzattı tıklattı ama ısık yanmadı.elektirğin olmadığı dalgın kafasına yeni dank etmişti.aldırmadı dedim ya alışıktı karanlığa.sıcak su muslugunu açtı hep geç ısınan suya alışıklığından olaki o sırada klozetin kapagını kaldırmadan çişini yaptı ve sifonu çekti.suya dokundu hala soğuktu.sürekli vakit kaybediyordu.'neyse yeaa dur o sırada microdalgaya su ugur centerdan 6 milyona aldığım tavukları koyiyim amuna ' diyerek aslı amınakoyim olan küfürü yarım bıraktı,acelesi vardı.. buzluk calısmadından tavuklarda soğuk değildi ve hemen microdalgaya konulabilirdi.cam bir tabağa 8 tanesini koyup microldagaya verdi fakat microdalganın ışıgı yanmıyordu.düğmeye basmadımmı acaba diye düşündü ama hayır düğme basılıydı.yine hatırladı elektrik yoktu..o sırada israf ettiği su aklına geldi koştu ve elini suya tuttu su hala soğuktu.'tabii yeeaaa' dedi kombi suyu nasıl ısıtsındı ? elektirik yoktu!.sinirliydi.buz gibi suda saçlarını ve ayaklarını yıkadıktan sonra biraz rahatlamıştı ama yıkarkende cok can cekişmişti.odasına doğru gitti terli ve baş kısmı ıslak t shirtünü yatağa attı,pantolonun cıkarıp hertarfına terden yapısan boxer'ını sağ dizini hafif sağ çapraz'a ,sol dizinide hafif sol çapraz'a doğru kırıp hafif eğilme hareketi ile derisinin üstünden kurtardı.dolabını hızla açtı askıların hepsine tek tek vurarak kenara itti ve mavi bir kotpantolon aldı ama pantolondan baska birsey yoktu dolapta..ona bir gömlek lazımdı gömlek! çekmecesini açtı yeşil gömleğini gördü ve çok sevindi ama çekmecede katlı bir şekilde durduğu için kırısmıstı hemen ütüyü taktı..oda nesi ! ütüde çalışmıyor elektirik yok.aksilik üstüne aksilik.aç,yarı pis,kırısık gömlekli bir zafer mi sevgilisiyle bulusmaya gidicekti saat 8 de.kendini yatağa atan zafer eline şarjı çok az kalmıs olan nokya telefonun aldı.zeynep'i arayıp artık telefonda bulacağı bir nedenden dolayı gelemeyeceğini söyleyecekti.sadece 1 saat kalmıstı bulusmaya kızın yüreğini inicekti ama napsın nurtanesini, gülbahcesini bir kereline ona kötü gözükmemek için biraz inciticekti.3 kere dıt etti ve zeynep açtı.zafer hemen olaya giricekti ki zeynep 'alo' dedi.zafer bu sese dayanamadı ve ' nurdanem şeker şey ogucugu bugucuu yerim seni duda..' derken lafı yarım kaldı ve sarjı az olan telefon kapandı.ev telefonuna kostu hemen ordan arıycaktı zeynep'i ama elektirk yoktu..e telefonu sarj'a tak dedim ssıhha sesini çıkaran gülümsemeyle ' elektrik yok görmüyomusun dalga geçme amuna' dedi sinirliydi belli.yatağına yatıp kendini bana acındırmaya calıstı ağlama taklidi yaptı 10 dakika arkası dönük şekilde ama baktı yemiyorum yüzünü döndü ' tavana bakarak seninde elektiriğinde taa amuna koyim,ne elektrikmiş arkadaş bi gitti herşeyimi kitledi yaşam sevincimi aldı götürdü senin ben te gelmişini geçmişi..' yazarken ben zaferin ağzından bilgisayar birden kapandı.ışıkta eş zamanlı söndü.sanırım hayatımızın her alanında muteşem bir etkiye sahip olan elektirik gitmişti.

(bkz: nikola tesla)
kabaramazsınkelfatma kabaramazsınkelfatma
geçen zaman içinde, bildikleri ve söyledikleri değer kaybetmeyen, dinleyerek dinleten, küçük sularda çırpınmayan, büyük denizde boğulmaktan korkmayan, açık konuşmakla kantarın topuzunu kaçırmak arasındaki farkı bilen ve mutlaka vicdanlı insanlardır.