sehpa

jellyjam jellyjam
üzerine çay kahve ıvır zıvır koymak için kullanılan sikko masalar * . kadın günlerinin, maç izlerken içilen biraların yenilen çerezlerin misafir odalarının değişmezleri. içiçe geçeni vardır buna zigon sehpa denir. masayla bu sehpalar arası boyutta büyükcene bir sehpa her salonda bir tane ortada vardır nedense. televizyon sehpası kültürü vardır bir de. televizyona altındaki bir mobilydır bu. üzeri tepsi gibi düzdür tv konur. altta bir iki raf işte videodur dekoderdir falan filan koymak için. bir de dolabı olur bunların..
bu yazılanlardan anlaşılıyor ki annemin evini özledim ben galiba. *

bir de müzik aletleri için sehpalar vardır. her türlüsüne sehpa denir. mikrofon konana yaklığa mikrofon sehpası gitarı tutan dalgaya gitar sehpası işte ne bileyim zil standına zil sehpası notaların konup okunanına nota sehpası falan denir.
aytok aytok
farsça üç anlamına gelen "se" ve ayak anlamına gelen "pa" sözcüğünün birleşmesinden türemiş olan sözcük. zamanla arada bir de "h" sesi türemiş, olmuş sehpa.
benden bu kadar benden bu kadar
üzerine bir şey konulsun, ne bileyim ihtiyaç gidersin diye değil, insanlar serçe parmaklarını yada ayaklarını vursun / çarpsın diye üretilmiş bir eşya. değilse bile niyeti o yani, net.