seks

44 /
skati skati
erkek güdüleriyle kadın güdüleri arasındaki fark azımsanmayacak kadar büyük bana kalırsa. en önemlisi ise, erkeğin diğer bütün erkeklerin arasından sıyrılıp hatun düşürme işlemini tamamlaması gerek. hatun için sıkıntı yok, ne kadar çirkin olursa olsun %80'i nefes altın yeter diyen bir cinsiyet grubu var zaten. evet, doğa denen gavat oğlu gavat, hiç üşenmemiş ve bütün sistemi o penisin o vajinaya girmesiyle ilgili bir şekilde oluşturmuş. ve biz insanlar sırf o penis o vajinaya girsin diye estetik ameliyat oluyoruz, spor yapıyoruz, öğreniyoruz, zekamızı ve enerjimizi bunun için kullanıyoruz, ve esasında o penis o vajinaya girdiğinde bütün her şey değerini yitiriyor. lan sen düşürmek için o kadar uğraştın ve işlem tamamlandı, ama sonrasında hissettiğin salt amaçsızlık ve boşluk. doğana istediğini verdin, bu illüzyonu yaşadın ve bitti.
kiya kiya
geçenlerde oscar wilde hakkında bir film izledim. filmde, yazarın fikirleri ve bakış açısı hakkında pek bir şey söylenmezken, gizli hayatı şişirilmiş bir şekilde her ayrıntısına kadar anlatılıyordu. erkeklerle beraber olan oscar wilde, aynı zamanda şöyle diyor: ''kadın anlamak için değil sevilmek için yaratılmıştır'' belki de kadınlar hakkındaki en derin fikirler oscar'a aittir. çünkü erkekleri bir kadın gibi hissetmeyi biliyordu yani aynı zamanda hem erkekti hem de kadın.

bukowski, kirli realizmi edebiyata getirdiğinde, dünya şoka girdi. çünkü insanlar her gün yaptıkları şeyi gazetede görüyordu. edebiyat aynadır. herkesi gösteren bir ayna.

paulo coelho ve maupassant seks hakkında yazarken hayat kadınlarından bilgi topluyordu. çünkü hayat kadınlarına giden erkekler sadece seksle meşgul olmuyor aynı zamanda bütün sırlarını da açıyorlardı. paulo coelho, seks hakkında şöyle diyor: ''erkek de kadın da seksin gücü karşısında tamamen zayıftır. çünkü orada haz ve korku aynı derecede önemlidir''

balzac, kadının anatomisini bilmeyen bir erkeğin evlenemeyeceğini düşünüyordu. belki de boşanmaların sayısı bu yüzden bu kadar arttı. ben de seks olmayan bir toplumda sanatın kötü gelişeceğini söyleyebilirim. kilisenin altındaki gizli yollardan geçerek rahipler rahibelerle görüşebiliyorsa, demek ki seks büyük bir güçtür ve onun enerjisini doğru yöne çevirdiğinde, insan yaratıcı bir güce dönüşür.
count de saint germain count de saint germain
seks ingilizce de cinsiyet anlamına da gelen kelime. ayrıca cinsel birleşme anlamında da kullanılır. bazı yeni yetmeler seksting gibi yeni ifadeler uydursa da orjinali seks yapmaktır. göütnüzden kelime uydurmayın. türkçe karşılığı sevişmek olarak çevrilebilir.

not: görsel paylaşamıyorum.
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
sağda solda okuduğum ve geçenlerde explained'de de bahsi geçen çalışmalar kadınların uzun süreli ilişkilerinde orgazma daha çabuk ulaştıklarını bulmuş. kadınım, sekse de kadın gözüyle bakıyorum haliyle. ilk yaptıkların ne kadar saçma, sonra arap atı gibi açılıyosun. sonra hop, ayrılık. derken yeni bi bedeni tanıma. yeni bi bedende kendini tanıma. kendini tanırken ayrılmanın artık o kadar da koymaması cinsel açıdan, çünkü "bunu istiyorum" demeyi öğrenme. hakikaten tek gecelik ilişkilerden istatistiki yoğun verimi alamama (sanırım bi tanesi dışında hepsinden meh bi verim almışımdır) ve sonunda yirmilerinin ortalarından yola çıktığında kendini ve bedenini en ince ayrıntısına kadar bilip, ikili ilişki içinde bir ritm tutturmaya konsantre olma. sonra otuza yaklaşırken evlilik, hayatında hiç olmadığı kadar uzun süre aynı insanla sevişme ve her seferinde aynı insanla seksin nasıl hala güzel ve ilginç bi şey olabildiğine şaşırma. hamilelikte ve doğum sonrasında nasıl şekil şemal değiştirdiğini görme. benzer işleyişten farklı haz duyma. allah allah, nası oluyo lan bilemiyosun; ama oluyor işte. seksin gepgeniş yelpazesinin kat kıvrımında yüzüyoruzdur ancak. dar alanlara sığmış fersahlar gibi. it s bigger on the inside.
scott the dick scott the dick
bir yemeğe benzer. sosunu, terbiyesini güzel yaparsanız tatmin olursunuz. birlikte dans, biraz içki. hijyene de dikkat. gözünüzde büyütmek, saçma etik kuralları yüzünden yapmamak faydadan çok zarar getirir. çünkü bu güdü doğamızda vardır. hani avrupa nasıl bilim, sanat yapıyor diyoruz ya. seks onlar için sıradan. adam bu konu üzerine kafasını takmıyor ve başka şeyler esas amacı oluyor. bastırdığın ve ulaşamadığın şey amacın haline gelir. para da aynı şey. geçim sıkıntısı çekmeyen ülkelerde insanlar kendini gerçekleştirmeye çalışırken bizimkiler parayı vursam da yan gelip yatsam derdinde. neyse konu başka yere saptı amk. şunu diyorum sözlükcüler: bol bol seks yapın. böylece gerçek amacınıza daha kolay odaklanacaksınız. adios.
iş bitiren frank iş bitiren frank
iki farklı bedenin en samimi, en gerçekçi bağla kurduğu iletişim biçimidir. aşk ile yapıldığı takdirde ilişkideki sorunların çözülmesinde olumlu etkisi olduğu kabul edilmelidir.
ayrıca iki bedenin en derin noktalarda birleştiği zamanlarda, bireyler birbirlerinin gözlerinin içine aşkla bakarken kalplerine giden o güzel yolda ılerleyerek aşklarını geliştirip dozajı arttırabilirler.
44 /