selçuk şahin

1 /
sycrone one sycrone one
orta parmağımı imzalatmak istediğim fitbolcu. hemen oracıkta kendisinden söz alıp kurban bayramında aslan kesilcez.(ulan iyice karıştı)
tekmeleyen kuş tekmeleyen kuş
alışmamış götte don durmazmış. adama birileri " özür dilerim, pişmanım de" diye tembihlemiş besbelli. ama kendisi önce "pişmanım" demiş, sonra "bir daha olsa yine yaparım" diyerek paradoks girdaplarında boğulmuştur. pişmanlık ne demek açsın bir baksın tdk'ya. kendisine şu nadide türküyü armağan ediyor, zevkle dinlemesini salık veriyorum.
(bkz: bahçelerde kayısıyam ben bu dağın ayısıyam)
jugador jugador
hani derler ya ''seni futbolcu yapanın taa amına koyayım''; konfederasyon kupasındaki maçlardan beri bu adamı her gördüğümde bu lafı ediyorum. ardından ''senin de suçun yok ki selçuk, seni futbolcu diye kadroda tutanı bulmak lazım'' diye de kendi kendimi telkin ediyorum.

türkiye'de üç tanedir bu tip futbolculardan: gökhan zan, bülent akın ve selçuk şahin.

hiç bir futbol zekası olmayan, futbolu bilmeyen nasıl oynanması gerekliliği hakkında bilgisi olmayan yığınla futbolcu vardır dünya üzerinde. kimi ruhunu ortaya koyar oynar kimi fiziksel özelliklerini ön plana çıkartarak bişeyler yapmaya çalışır. ve yetenekleri ve oyunculukları kısıtlı olduğu için üst düzey takımlarda oynayamazlar. ama bu 3 -yazıyla üç- fitbolcu üst düzey takımlarda iyi paralar karşılığı sözleşme imzalamış ve bonserviş bedelleri ödetmişlerdir. hatta bunlardan iki tanesi a milli takımda bile oynamıştır.

selçuk şahin hiç bir vasfı olmayan bırakın ileriyi yana bile top yapmayı beceremeyen bir futbulcumsudur. ikili mücadelelerde zayıf, ruhu yok, fiziği yok top kullanma becerisi yok, yok oğlu yok mına koyim. bu adam hangi vasıf ile fenerbahçe'de yeri geldiği zaman a milli takımda oynar?
dereotundannefretederim dereotundannefretederim
josico'dan,maldonada'dan,deniz barış'tan,kemal şahin'den,linderoth'dan,mehmet topal'dan,cisse'den,inceman'dan,hüseyin cimşir'den,selçuk inan'dan çok büyük eksileri olmadığı gibi çok çok büyük bir artısı da yoktur bu defansa dönük orta saha oyuncusunun.

evet çok fazla sakatlık yaşıyor,ne zaman 2 maç üstüste oynasa üçüncü hafta ayağına sarılmış buz kalıpları ile gazeteleri süslüyor,evet gereğinden fazla inisiyatif alıyor ve bunu yaparken bariz hatalar yapıyor,evet çok fazla yaratıcı değil,basit oynamıyor,evet belki biraz maç formu tutsa devamlılığı olsa belki üzerine koyacak,daha faydalı oynacak ama bunca yıldır hep aynı filmi bize izletegelmiştir selçuk şahin.

hayır anlamadığım bir şey var ki bu adam bir iki yıl sonrasını düşünmüyor mu?? geleceği hakkında planları,büyük hedefleri yok mu? bu basiretsizliğin ve bunun yıllardır sürmesinin nedeni ne olabilir? kendisine çok iyi örnekler oluşturabilecek kayan yıldızlarla dolu türk futbolu ve fenerbahçe tarihini hiç mi okumadı hiç mi duymadı? sonunu bile bile bunları yapmasının altında acaba barcelona ile yapmış olduğu gizli mukavele mi var,oraya mı gidecek iniesta'yı mı xavi'yimi kesecek de bıktırmak istiyor kovdurmak istiyor kendisini? ulan ne zaman "ooo selçuk bu sezon iyi" desek boğazımıza tıkıyor.sonra da kimse bu türk futbolculara neden bu kadar haksızlık yapılıyor şans verilmiyor demesin.işte bu adam yıllardır buna çok bariz bir örnek.

can arat,yasin çakmak,selçuk şahin,kemal aslan,uğur boral,ali bilgin vs vs..aslında önlerinde o kadar müthiş bir örnek var ki,yakın zamana kadar acımasızca eleştirilmiş olmasına rağmen göstermiş olduğu gelişimle nasıl da el üstünden tutulan biri var ki,hem o kadar yakın ki bu oyunculara.

selçuk şahin'e ve benzerlerine müsait bir vakitlerinde ısrarla (bkz: semih şentürk) diyorum
constantinopole constantinopole
zico döneminde zicoya övgüler dizdikten sonra aragones gelince eski dönemleri yerden yere vuran haz etmediğim futbolcu. ancak takımda oynadığı zaman takım biraz daha toparlanmış gözüküyor. çünkü oynadığı yeri doldurmayı biliyor. elbet tabi bir aurelio değil olamaz zaten. teknik kapasitesi sınırlı bile değil. yok.
mezarlık gülleri mezarlık gülleri
mevkisi dolayısıyla fenerbahçe kadrosunun fosillerinden olmuştur.şöyle ki türkiye gibi bir ligte takımlar daha iyi olduklarını düşündükleri yabancı oyuncuları genelde hücum amaçlı alır ve kadrolarındaki 6 yabancıyı bu yolla doldururlar.savunma adına en önemli yer ise defanstaki göbektir.fakat bir yer vardır ki hani en kalas oyuncuyu koy sadece top uzaklaştırmaya yarasın yeter(sadece türkiye ligindeki maçlar için)dolayısıyla buraya da yabancı kontenjanı harcamaya gerek kalmaz.
1 /