seni tanımayan yok bu şehirde

1 /
sifirdankucuk sifirdankucuk
düş sokağı sakinlerinin önemli bir melankolik parçasıdır. hele ki sevgiliniz başka bir şehire gittiyse ve artık o "sevgili" sıfatını korumadıysa gidişiyle beraber, ağlatır.. eğer bir de ayrılmakta zorlanıyor iseniz, uykusuz geceler ve ıslak yastıklar bekler sizi..


seni tanımayan yok bu şehirde
salaş meyhanedeki yorgo
kır kahvesindeki süleyman abi
batakhanedeki mine
son ada vapurunun demir parmaklıkları
emirgan'daki tahta masa
bakırköy'deki seyyar satıcı
yeşilköy'deki dondurmacı
seni tanımayan yok bu şehirde

yeter çek git güneşimden
ya da beni bana bırak ne olur
hiç bir şey beklemem ayrılırken

seni tanımayan yok bu şehirde
dönüşünü bekler
evimdeki yastığım yorganım duvarım gitarım ben
rüzgar bir hüznü oynatır yerinden
ve sevgiyle ağlarım düne
ve birikir içimde bir acı şehir ve sen
aşkın içindeki çıplak ışıklardır
geceler boyunca yanan
geçmiş bir fırtına olur sürükler beni
kahrolurum inan

yeter çek git güneşimden
ya da beni bana bırak ne olur
hiç bir şey beklemem ayrılırken...
gokturk gokturk
hani bazen müzik sana uymazda sen müziğe uyup, ya efkarlanır ya dağıtırsın ya. işte bu seni efkarlandıran bir düş sokağı sakinleri kılasiği. bu grub iyi mi dersen, fena değil.
love metal love metal
illa fahişeye yazıldı diye ithaf edilen kişinin fahişe olması gerekmez.mesela o kadar seviyordur ki er kişi tanıdığı herkese anlatmıştır onu.başka şehirdeki "kesin o yeni birini bulmuştur" derken, sevgilisinin bütün kızlara onu anlatıp,kızları kendinden uzaklaştırdığını asla bilmez.kız ayrılır.yaşadığı şehre gidilir.yüzü görülmez.ağlanır da ağlanır...
şapşal lanu şapşal lanu
dinledikçe dinlenen,bıkılmayan dss şarkısıdır.
"rüzgar bir hüznü yerinden oynatır yeniden." dizesiyle acıtandır.
ayrıca erkan oğur'un katkısı buram buram hissedilmektedir..
dna dna
durduk yere adamın amına koyan şarkı... hele bir de son ada vapurunun demir parmaklıklarını,emirgan'daki tahta masayı, bakırköy'deki seyyar satıcıyı, yeşilköy'deki dondurmacıyı gerçekten biliyorsanız.
fihimafih fihimafih
dinlendiğinde insanı derin bir acıya boğan şarkıdır. sevgiliyle farklı yerlerde farklı duyguları paylaşmış olmanın buruk sevnciyle beraber; adı geçen yerlere ayrılığın ardından gitmenin ne kadar zor olacağını düşündürtmesi açısından da gayet manidardır. adeta istanbulun her köşesinde izi vardır sevgilinin ve unutmak neredeyse imkansıza yaklaşmıştır.
1 /