serial experiments lain

easy company easy company
tam bir cyberpunk örneği anime serisi. tanrı, intenret, toplumsal bilinçaltı, sanal gerçeklik gibi kavramları irdeler.
--izlemeyenler için sakıncalı bilgiler içerebilir--
genç bir lise ögrencisi kızımız intihar eder. ölümünden sonra bu kızımızın bir sınıf arkadaşı olan lain kendisinden bir e mail alır. e mailde intihar eden arkadaş bedenini terkettiğini fakat wired denen bir bilgisayar ağında yaşamaya devam ettiğini anlatır. wired ağı da aslında interneti temsil ediyor. daha sonra lain wired'da takılmaya başlar. bölümler ilerledikçe lain kızımız wired'da tanrı gibi birşeye dönüşmeye başlar.
------
seride ünlü bilgisayar markalarına, tarihteki gizli topluluklara, masallara, ünlü hacker gruplarına bir sürü göndermeler var. ilginç, izlenesi bir seri.

ukteciye not: soulforged cumaya gitmiş gelecek. onun yerine ben doldurdum.
soulforged soulforged
serebral vajinifikasyona maruz bırakan animeler kervanının bir başka üyesi. ghost in the shell ve william gibson'ın muhtelif cyberpunk romanından esinlenerek yazılmıştır ve the matrixin başlıca "esin" kaynaklarından biridir. izledikçe gri maddeyi binbir soru işaretiyle doldurur, teknolojinin akıl almaz gelişimine karşı varoluş kavramının değişimini sorgulamaya zorlar insanı. yayımlandığı yıl olan 1998e göre çizimleri gayet iyi, fakat günümüz animelerine alışanlar yavan ve detaysız bulabilir. witch hunter robine benzer, protagonistin "yeteneklerinin" gerçek potansiyelinin farkına varamamış şirin ve masum ortaokullu bir kız olması, olayların nispeten yavaş gelişmesi ve sır perdesinin gıdım gıdım aralanması bakımından. animelerde adet olduğu üzere incilden asimova, lemden illuminatiye onlarca göndermeye rastlamak mümkündür.

aksiyon değil de konu derinliği arayanlara ve yukarıda adı geçen eserleri sevenlere şiddetle tavsiye edilir. lain'in garip saç stiline de hasta olmuşumdur, söylemeden geçemeyeceğim.
lupus lupus
bu animenin hangi kitleye hitaben yapıldığı meçhuldür.o kadar ki verdigi mesajı kavramak için defalarca izlersiniz ve buna rağmen anlayıp anlamadığınızı anlayamazsınız ama japonya da çocuk kuşağında gösterilmiştir.felsefesi çok derin olmasına karşın yinede sizi sıkmayan,hatta bi şekilde kendine çeken animemsi başyapıttır.izlenmesi gerekir,izleyiniz (bkz: izle)
edit:ayrıca matrix in ilham kaynağıdır
azureel azureel
yıllar önce soulforgedsan vesilesiyle tanışmıştım lain ile. ayh topu topu 13 bölüm ama bitmedi be. bitirene kadar anam ağladı inanılmaz sıkıcı bir ilerleyişi var ve bu açıdan kötü bir anime diyebilirim, rahatlıkla 2 veriyorum. ghost in the shell'e tapan, kimsenin sevmediği ve çekici bulmadığı animeleri bile ağzını ayırıp izleyen birisi olmama rağmen sevemedim... bak aklıma geldi sinirlendim.
keyif pezevengi keyif pezevengi
evvela izlemeden önce bir ghost in the shell gibi bişi beklediğim, fakat elime aldığım animedir. çok karmaşık ve maalesef beni izlerken baydı. 4,3 saat olan 13 bölümü tekrar izlemeyeceğim için artık ne kadar anladıysam o kadarı yanıma kar kalsın. nihaoao
setheleh setheleh
ergenlik dönemimin başlarında (juvenil depresif dönem!) izlediğim ve pek bir halt anlamadığım anime. yalnız sonra kendimi çok geliştirdim, cehalet beni durduramazdı zira. şu sıralar kendimi lain için yeterli hissediyorum mesela ama geçmişimle yüzleşmemek için hala ondan uzak duruyorum.

bu animenin boa tarafından seslendirilen duvet adlı eseri ise tanımsızdır. bu şarkı bana juvenil depresif dönemimi hatırlatır. hep "eğer insanlar bir ferhat göçer şarkısı ile otobüsün camından dışarıya boş boş bakacak, bir bankta oturup kız kulesi'ni izleyip içecek raddeye gelebiliyorsa bu şarkı ile kendilerini kesmeleri gerekir" diye düşünmüşümdür....

"i am falling, i am fading, i am drowning,
help me to breathe
i am hurting, i have lost it all
i am losing
help me to breathe"

zor günlerdi...şimdi düşünüyorum da iyi bu yaşa gelmişim ben.
l lawliet hayranı l lawliet hayranı
--- spoiler içerebilir-----

lain bir ortaokul öğrencisidir.bir gün bir arkadaşı intihar eder. ama aslında tam da arkadaşı değildir bu kız.sadece okuldan eve beraber dönmüşlükleri falan vardır. zira lain içe kapanık biridir zaten.sınıfında birkaç arkadaşı olsa da onlarla aynı kafada değildir. intihar eden kız okuldaki öğrencilere bilgisayar yolu ile mesaj gönderir. ama kimse bundan hoşlanmaz.ölmüş birinden e-mail alamayacakları için bunun soğuk bir şaka olduğunu düşünürler.bu mesaj laine de gelir.lain onun gerçekten o olduğuna inanır ve gerçekten de odur.
olaylar gelişir...
----spoiler içerebilir----


ağır bir animedir.ama eğer klasik olarak lisede geçen ve mimikleri aşırı,salak aşık karakterlerle dolu animelerden nefret eden biriyseniz belki de size uygun olabilir.ama yine de sevmeyebilirsiniz çünkü gerçekten ağır bir animedir.izlemeye başlamadan önce bunu bilmelisiniz ve izlerken dikkatli izlemeniz gerekir.sıkılıp yarıda bırakabilirsiniz ya da ikinci bölümü 4 gözle bekleyebilirsiniz,normaldir.
anlamadığınız yerleri olabilir bu da normaldir.zaten bu animenin şöhreti böyledir.


sonuç olarak izledim ve diyebilrim ki: bir iki bölümde rahatsızlık verse de izlediğime memnunum.çoğu noktasını anladığımı düşünüyorum en azından.
ftw one ftw one
leş grafikleri, çağın gerisinde kalmış replikleri, matrix çakması senaryosuyla 7 yaş altına hitap ettiğini düşündüğüm vasat anime. bu animeyi karmaşık bulan, balkonundaki sarmaşığı da karmaşık bulur.