serpil hamdi tüzün

karizmatik karizmatik
1. nesil yetenek avcısı.

adı sanı duyulmamış, ön plana çıkmayı sevmeyen bir adam o. beşiktaş'ın efsanevi yıllarını yaşamasını sağlayan baş aktörlerden birisi. zira o dönemde yetişen oyuncuların hepsinde emeği var. hayatını futbol öğretmeye adamış birisi. ha teknik direktörlük yapmamış mı? yapmış elbette. bir dönem antalyaspor'u çalıştırdı. bir ara kötü giden bir dönemde de beşiktaş'ı çalıştırmışlığı var. ama en büyük başarısı genç milli takımın başında yakaladığı avrupa şampiyonluğudur. ancak o teknik direktör olmaktansa öğrencilerine futbol öğretmeyi yeğledi. türk futboluna nice yıldızlar yetiştirdi, nice yetenekleri keşfederek türk futboluna kazandırdı. sergen yalçın bu futbolcuların başında gelen bir isim.
sanjuro sanjuro
beşiktaş'ın saat gibi işleyen alt yapı sisteminin mimarlarındandır ve kulüp üzerinde de, yetiştirdiği futbolcular üzerinde de büyük emeği vardır. sırf sergen yalçın'ı futbolumuza kazandırmış olması bile yeter gerçi. ancak kendisinin sergen yalçın'la ilgili bir pişmanlığı da yok değildir. sergen, alt yapıdan a takıma yükseldiği ilk sene bayern munih'in dikkatini çeker. bayern transfer etmek ister, ancak serpil hoca izin vermez. "burada biraz daha pişsin." diye düşünür. hoca yıllar sonraki bir röportajında "o zaman sergen'e yol verseydik, belki dünyaca tanınan bir futbolcu olabilirdi." demiştir.
dr conners dr conners
türkiye'deki en önemli ve en çok iz bırakan altyapı hocalarından biri. mehmet demirkol'un aktardığı şu hikaye bile futbolu gerzek bir fanatizm kafesine hapsetmiş zihinlere merhem olacak nitelikte:


yıllar önce...
bir alt yapı hocası öğrencisini çekiyor kenara ve diyor ki:
-bana her gün 10 gol senaryosu yazacaksın. orta sahada ilk pası sen vereceksin. son vuruşu da sen yapacaksın. her gün böyle 10 gol anlatacaksın kaleminle. ve o defteri ödev gibi her sabah getireceksin bana.
öğrenci belki futbolu okuldan kaçmanın bir yolu görüyor çoğumuz gibi. belki içinden burada da mı ödev diyor. belki sıkılıyor. ama yapacak bir şey yok...
-tamam diyor. her gün yazıyor. çok geçmeden anlıyor ne kadar zor olduğunu. hergün 10 senaryo.. sağa pası ver, ileri koş ceza sahası önünde verkaç yap. kaç çeşit gol çıkar ki!
zorlanıyor, ama kaytaramıyor bir türlü. hoca her sabah başında. soruyor, okuyor. bu yüzden sürekli buna kafa patlatıyor.
belki de arada düşünüyor, bu ne işe yarayacak diye...
belki arada kaytarıyor. tekrara girmek zorunda kalıyor.
ama aklında hep bu var. sabah olacak ve 10 gol senaryosu bekleyen bir hoca var. geleceğinin ellerinde olduğunu bildiğin adam.
belki arada elektrikler kesildi diyor, belki tekrar yapıyor, ama hep aklında o gol senaryoları var. hep düşünüyor.
ve yıllar geçiyor o çocuk büyüyor, sergen yalçın oluyor.
ve bu hikayeden anlaşılıyor ki, öyle kolay kolay da serpil hamdi tüzün olunmuyor.

mehmet demirkol - benim 11'im - milliyet.com.tr kaleci: onur. şenol güneş sonrası takıma girer girmez yaptığı inanılmaz performansla kalede rakipsiz. onu bu kadar iyi yapan aslında tartışmalı den... milliyet