sevdiğini belli etmek

1 /
ordan iyi vurur ordan iyi vurur
belli eden kişinin çok üzüleceğini gösterir. bazı istisnalar olsa da günümüzde birbirine gerçekten güvenen, önem veren, en önemlisi seven çiftler oldukça azdır. en basitinden kendimden örnek vereyim.

11 aylık bir ilişkim oldu. şunca yıllık hayatımda belki de gerçekten bu kadar sevdiğimi hissettiğim tek insan oydu. dobraydı biraz. arkadaştık başlarda, dosttuk. birbirimizin her şeyini bilirdik ve bunların hepsi aramızda kalırdı. daha sonra annesi akciğer kanserine yakalandı. o zamanlar gerçekten o anlamda bir şeyler hissetmesem de, bir dost nasıl davranırsa öyle davrandım. ta ki bir gün otururken, tam 3 saat boyunca göğsümde yarı ağlayıp yarı kafasını koyar bir şekilde uyuduğu ana kadar. o gün sevdim ben o kızı. dedim ki bu o. yanında olmalıyım. neyim varsa sundum ona, kendimi feda ettim, ailemi karşıma aldım-daha arkadaşken-, o çok sevdiğim elektro gitara bile ara verdim, onunla vakit geçirebiliyim diye. provalara gitmedim, stüdyodan çıktım, bir şey olursa koşturabileyim diye. 5 ay boyunca hiç bir şey belli etmedim ona. 1-2 kişiyi anlattı bana, seviyorsan kabul et, konuş dedim. bir gün annesi kötü oldu onun. bi yere götürdüm onu, hep oturduğumuz yer, bir park. yine göğsümde uyurken, öptü beni. o an başladık ilişkiye. o günden itibaren hep belli ettim sevgimi, ne derse tamam dedim, bir kaç yakın arkadaşımdan oldum, ailemle aram iyice açıldı. çünkü kız için kendimi çok hırpalıyor muşum. önemli değildi. çünkü o yanındayım diyordu. garip şeylerden sıkılırdı, garip şeylere kızardı. göğsün açıldı dediğimde dediğime pişman ederdi, beni kontrol altına alamazsın diye. 2 defa 3 defa oldu iyice büyüdü kızması. özür diledim geçtim. birileriyle dışarı çıktığında kimler var dememe kızardı. başta bir şey demezdi ama müsait olduğunda beter ederdi beni. elimi tutmadı 11 ay boyunca. hadi yalan olmasın 2-3 defa anca. böyle biriyim ben dedi, ben kabul ettim. aşık olduğum ilk ve tek insandı o çünkü. kötü şeyler yaşamıştı ve bu yüzden üzemezdim onu ben. bir kez olsun gözlerime bakıp seni seviyorum diyemedi. utanıyorum derdi. olur diyordum ne olucak bir sorun yok benim için. yoktu da. sana güveniyorum dedi bi kere. dünyanın en mutlu insanı etmişti beni. o kızı ben bugün kaybettim. sadece çok değer verdiğimden, sevdiğimden. onsuz yapamayacağımı belli ettiğimden. çocuk gibi muhtacım sana demiştim ben ona. tek arkadaşım demiştim. hoşuna giderdi ama hiçbir zaman karşılığını alamadım. önemli değil benim için. bugün yine sadece kimler var diye sorduğum için, sinir krizi geçirdi. ayrılmak istiyorum dedi. yaptığın tek şey kötü hissettirmek dedi. ben 11 ay boyunca tek güzel kelime duymadığım, tek güzel hareket görmediğim halde kötü hissetmedim onun yanında. bensiz mutlu olacakmısın dedim. dediği tek şey evetti. canın sağolsun dedim. gözlerimin o kızarıklığına bakmadan, o çaresizliğimi hissetmeden 24 yaşında ki bir adamı kahretti ve gitti. görüşürüz bile demeden.

sözlük. yaşça büyük olduklarım var aranızda. sizlere bir tavsiye, aşkınızdan ölsenizde, asla karşınızdakinden görmüyorsanız aynı sevgiyi, sevginizi çok belli etmeyin. sonunda bir görüşürüze muhtaç kalırsınız.

edit: annesi iyileşti çok şükür.
sen yenisin galiba sen yenisin galiba
yapmaktan kaçındığım şeydir. kime olursa olsun sevgini, değer verdiğini belli edince karşı tarafta bi göt kalkmaları mevcut oluyor o yüzden no arkadaşlar, belli etmeyelim ettirtmeyelim
harmonai harmonai
birini gerçekten tanımanın yollarındandır. kişi sağlıklı ve yetişkinse sevginin değerini bilir ve bunu hissetmenin mutluluğunu taşır. sevgi paylaşımla çoğalır, güzelleşir. ne mutlu ki ilişkinizin sıfatı ne olursa olsun iyi ve doğru bir insanla muhattapsınız.

bir de çocukluk ya da geçmiş ilişkilerinin travmalarını atlatamamış, içten içe kendini sevilmeye layık görmeyen, en ufak sevgi kırıntısında olayı elde etmek olarak algılayanlar vardır. bunlar sevilmenin, sevmenin bile bir oyun olduğuna inanırlar. güzel anları değil planları vardır. ezkaza böyle birine sevgi hissederseniz size geri dönüşündeki değersizleştirme hissi sizin değil onun benliği ile ilgilidir. sonuçta herkes özündekinin yansımasını aktarır.

özetle sevebilmek, bunu hissetmek, hissettirmek bir yetidir. başkasının eksiklikleri yüzünden kendinizi suçlamayın.
sivri kalem sivri kalem
normal insan davranışıdır kimi anormaller sevdiğini belli etmez egosu zedelenir alim allah seviyor mu nefret mi ediyor sürüncemede kalırsınız bunun bir değişik versiyonuda sevdiği kişiye bok parçasıymis gibi ya da gıcık davrananlar vardır ki tam kanser tiplerdir seviyorsan sevgini hissetireceksin bu kadar basit küçülmezsin merak etme.
ten letters ten letters
insanlar genellikle yaşadıklarından yola çıkarak sevdiğini belli etmek konusunda yorumlar yapar, ama şunu unutur elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda mı mesela? bu ne kibir? sevdiğini belli ettin diye en mükemmel sen misin, en iyi seven, en sevgi dolu, en sağlıklı sen misin?

bu gözler sevdiğini belli eden ama sevgisini hastalıklı bir saplantı haline getiren nice kadınlar gördü, aşk, sevgi bazen insanı hasta eder, bazen insanın içindeki hasta ruhu dışarı çıkartır, aşk sarhoşluğu diyorum ben buna yani aşkolizm. aşk bağımlısı olan aşkolikler, aşık olduklarında gözleri hiçbir şey görmez ve içlerindeki gizli ve tehlikeli yönleri dışarı salarlar. nice baskınların, cinayetlerin ya da psikolojik zorbalıkların sebebi tam da budur.

sen sevdin, sevdiğini belli ettin, adam düşünceli, adam seni kafasında ve kalbinde hala bir yere oturtmaya çalışıyor, tam bu hummalı çalışma esnasında sen sıçmaya başlıyorsun, adamı iğnelemek mi dersin, laf sokmak mı dersin, kaprisler mi, tripler mi neler neler! sıçtığımın sabrına sahip değilsin, iki günde sevgini belli edip karşılığını almaya çalışıyorsun ama karşılığını almanın tek yolunun belli etmek olduğunu sanıyorsun, karşılığını alamayınca da gelip burada ağlanıyorsun.

yapma!

daha çooook üzülürsün böyle, çünkü daha çok üzüleceksin. hemen aşık olma ama karşındaki sevgisini belli ediyorsa da kezban gibi kendini zorlama. bu kadar mı zor bunu yapmak, bu kadar mı aptalsın acaba? yapmayın, bunu yapmayın..
1 /