sevme sanatı

1 /
tanrim ben nerdeyim tanrim ben nerdeyim
erich fromm'un sevmeyi, sevgiyi anlattığı kitabı. öteki yayınevi tarafından basılmış kitabının arka kapağında ve önsözünde paracelsus'un şu sözü karşılar sizi:
"hiçbir şey bilmeyen hiçbir şeyi sevmez. hiçbir şey yapmayan hiçbir şeyden anlamaz. hiçbir şeyden anlamayan kişi değersizdir. ama anlayan kişi hem sever, fark eder, hem de görür... bir şeyin yapısında ne kadar bilgi varsa o kadar sevgi vardır... bütün meyvelerin çileklerle aynı zamanda olgunlaştığını hayal eden kişiler üzümler konusunda hiçbir şey bilmiyor demektir."
epruuuu epruuuu
oldukça fazla tavsiye edilen ve en kısa zamanda temin edip okuyacağım kitap. p. d. ouspensky insanın gerçeği 'kendini bilmek' kitabı ile okununca çok daha iyi anlaşılabiliyormuş.
çilem82debaşladı çilem82debaşladı
kitabın adı : sevme sanatı
kitabın yazarı : erich fromm
çeviren : yurdanur salman

kitap dört bölüme ayrılarak hazırlanmış
sevginin tanımlanması
sanat olup olmadığı(olduğu)

sonra ii . bölümde
sevgi kurami başlığı altında incelenmesi

ııı. bölümde sevginin çağdaş toplumlarda nasıl yozlaştırıldığının açıklanması

son bölümde ise "sevginin uygulanması"
kitaptan öğrenilenlerin
uygulamaya geçirilmesi denebilir

anlaşılması kolay
herkesin okuyabileceği
psikolojideki bazı terimlerin tanımının da yer aldığı bir kitap

güzel ve aydınlatıcı bir eser
melomania melomania
erich fromm'u gönlümün baş köşesine oturtan kitap. üç yıllık birlikteliğime ara vermeme neden olan şaheser...

içinde mevlana'dan, marx'a, freud'a kadar uzanan geniş bir yelpazeden "sevme sanatı" anlatılmaktadır. insanların sevgiyi ne olarak bildiğini, aslında ne olduğunu anlamak için okuyun, okutun zira dünyayı sevgi kurtaracak.

ayrıca geçmişinde nazi ırkçılığına maruz kalmış bir insanın böyle bir felsefe oluşturması beni oldukça şaşırtmıştır. bu yüzden fromm, oldukça erdemli bir insandır gözümde.
meyzen meyzen
çok eski bir baskısının arka kapağında "bu kitap cinsi münasebetteki sevme'den değil genel olarak sevme'den bahseder" gibisinden bir açıklama bulunduran kitap. siz diyin 70ler ben diyim 60lar o desin 50ler yani..
leplebi leplebi
erich fromm'un sevme sanatı adlı romanından alıntıdır.

...insanlar sevmenin kolay olduğunu, asıl güçlüğün, sevecek - ya da sevilecek- nesneyi bulmak olduğunu sanırlar...

...sevgide ortaya çıkan bu anlayış nesnenin önemini yetinin önemine göre epeyce artırmıştır...

...sevginin bir etkinlik bir ruhsal güç olduğunu kavrayamazsa insan tek gerekli şeyin uygun nesneyi bulmak olduğunu, ondan sonra bütün sorunların kolayca çözülüvereceğini sanır...

...aslında başlangıçtaki o coşkun tutku, birbiri için deli olma, sevginin büyüklüğüne kanıt sayılır; bu olsa olsa o kişilerin daha önce içinde bulundukları yalnızlık duygusunun büyüklüğüne kanıttır...

...karşımdakini olduğu gibi görebilmek, daha açık bir deyişle aldanmalardan, onun kafamda yanlış düşüncelerle bozulmuş imgesinden kurtulmak için onu da kendimi de nesnel olarak tanımam gerekir. ancak bir insanı nesnel olarak tanıdıktan sonradır ki, değişmeyen özüyle, sevgi eylemiyle tanıyabilirim...

...ayrı cinslerden eşit kişiler olmaları gerekirken, erkeklerle kadınlar birbirinin aynı olup çıkmaktadır...

...yaşamınızı seven bir kişi olarak ortaya koyup da sevilen bir kişi olamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür, bir talihsizliktir...

...sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir...

...kişi, uğrunda çalıştığı şeyleri sever, sevdiği için de emek harcar...

...insanlara karşı duyulan sevgi, insanın ailesiyle olan ilişkileriyle doğrudan doğruya, sıkı sıkıya bağlıdır...

...birisini sevmek yalnız güçlü bir duyguya kapılmak değildir; bir karardır bir yargıdır, bir söz vermedir. sevgi yalnızca duygudan oluşsaydı birbirini ölünceye dek sevmek için söz vermek gerekmezdi. duygular gelip geçicidir. eyleme yargı ve karar karışmamışsa o duygunun ölünceye dek süreceğini nasıl bilebiliriz...
romeoandjuliet romeoandjuliet
kitaba başlarken yaptığı uyarı kesinlikle çok yaralı olmuş zira aşktan meşkten bahsedeceğini zannedenler erkenden dönebilirler. en çok ve hala kafamı kurcalayan kısmı 'bencil insan kendini sevmeyen hatta neredeyse nefret eden kişi demektir' olmuştur.
benkendimveben benkendimveben
e. fromm un çelişkiler yumağı biçiminde önümüze sunduğu karışık pizza kıvamında anlaşılması hayli güç kitabı. basit şeyleri anlattığını düşünüyorum günümüzde.okuyan herkesi etkilediği ,etkileybileceği ,ilgi çekeceği, düşünmeye sevk edeceği türde bir kitap.yorumlara açık, bir başucu kitabı olması muhtemel , hatta daha da ileri gideyim bazı okurların hayatına yön vereceğini düşünmekteyim..ama o kadar basit değil işte şu post modern dünyada ...
1 /