shtisel

hayalperestinhayali hayalperestinhayali
kudus'un ortodoks mahallelerinden birinde gecen, iyi bir imdb puanına sahip israil dizisi.
kapalı bir kültür olan ultra ortodoks (hasidik) yahudilerin hayatı hakkında çok bilgi sahibi değildim. hasidiklerin yaşantısı, kültürü hakkında bilgilenirim diye başlamıştım diziye ama dizi öylesine farklı bir havada sarıyor ki yahudilik arka planda kalıyor ve yerini olayın insani tarafları alıyor.

inancımız, yaşantımız nasıl olursa hepimiz için duygular, korkuları, arzular aynı şekilde varlığını koruyor. bunlara rağmen kuralları en kalın çizgilerle belirlenmiş baskı rejimlerinde bile insan bir yolunu bulup kendini bulmak için çabalıyor. dizide buna en iyi örneklerden birisi akiva karakteri. bir şekilde kendimi hatırlatan yanlar buldum onu izlerken. ne yapmak, nasıl birisi olmak istediğini kim olmak istediğini arıyor sürekli. ve aşka aşık bir yanı var.

dizi de yer alan bir diğer güzel yan kimsenin mükemmel olmaması. herkes hata yapıyor ve kusurlara sahip.

--- spoiler ---
bazı karakterlerin çocuksu yanlarını izlemek güzeldi. ave'nin eşinin sevgisini görmek için söylediği hastayım ve böbreğine ihtiyacım var yalanı. ve eşinden o cümleyi (sana böbreğimi tabi ki veririm ave) bir türlü duymadığı için üzülmesi. ve sonunda dayanamayıp tek bir böbreğe ihtiyacım var demesi. aşık olduğumuzda gerçekten çocukça şeyler söylüyoruz yapıyoruz ama bunu izlemek yine de eğlenceli.

bazı sahneler, diyaloglar ise gerçekten hoştu. mesela;
- giti ile lippe'nin buluşmasında giti'nin ona ayrılmak istediğini söylediği sahneden sonra giti dışarıda elleri üşüyen otel görevlisine lippe'nin eldivenlerini verdiğini farkettiğini sahne. ve sonra annesine telefonda 'o çok iyi biri! onu istiyorum.' demesi. (lippe karakterine karşı ilk bölümlerde yaptıklarından dolayı olumsuz bakıyordum ama bir şekilde pişmanlığını, sevgisini hissettirdi.)
- akiva ile babası shulem arasında geçen bir sohbet esnasında oğluna söylediği gibi: 'bir kız sana evlenmek için şart koşuyorsa o kız seni sevmiyordur' cümlesi.
gone gone
israil dizisi. hasidiklerin hayatından kesitler sunuyor. tıpkı unorthodox gibi fakat shtisel uzun metrajlı, unorthodox ise mini diziydi.

hem belgesel hem de dram niteliğinde senaryo var. spoiler uyarısı: izlerken en çok etkilendiğim kısım, akiva'nın babası olan bey, ölen eşini ölesiye özler ki... kıyafetlerini koklar bir sabah. onu hiç sevdiğini söylemediğini ama sevgiyle nasıl bir ömür geçirdiklerini oğlu akiva ile paylaşır.

canımı sıkan bir durum var ki yahudilerde kültür mü bilinmez, deli gibi sigara içilen sahneler hakim. zaten bir yılımı geride bıraktım, bari burada önüme gelme be dostum. swh

dipnot: söylemeden geçemeyeceğim. toplumumuzun geneline baktığımda, yaşam tarzı ile çok benzer bir yapıt. çok çocuk doğurmanın israil nüfusu için kıymetli olması, kadınların mutfakta maharetli olması gereği vb. yahudilerle acayip benzermişiz meğerse.
4
an azadi an azadi an azadi an azadi
toplumumuzda sofu, dindar ya da mutaassıp diye nitelendirilen topluluk ile hassidik yahudilerinin ne kadar benzer reflekslere sahip olduğunu anlamamı sağlayan bir yahudi dizisi.

sahi akletmek ya da düşünmek inanmaktan daha mı zor?
aklettikçe, düşündükçe boşa düşebilecek bir inancın peşinden neden gider insan?
a good day to die a good day to die
aşırı dindar yahudilerin yaşamlarının konu alındığı dizi. beğendiğim halde yeni entry giriyor olmam da şaşırtıcı. kendim şaşırdım yani. unorthodox'u beğenen bunu da beğenir. ayrıca üçüncü sezonu 2021'de geliyormuş.

mei kusakabe mei kusakabe
jungçu imamdan sonra kierkegaardçı hahamlarla allahsızlığı yayma kürsüsündeki pozisyonuma oynamak isteyen üst aklın ürünleri hep bunlar. allah kahretsin ki çok tatlış.
mei kusakabe mei kusakabe
niye bilmiyorum ama gerçekten çok seviyorum. bitince kocaman bir boşluğa düşeceğim.


--- spoiler ---

çayına piskevit banıp yerken bi yandan da "ulan akiva'nın düğününü de yemekli yapıyoruz ama keşke hiç girmeseydik o toplara, o kadar para vereceğiz, bir sürü yemek araya gidecek, bisküvi lokum dağıtsaydık onun yerine tadında bir cümle sarf eden haham shulem. baba gibi babasın ciğerim
mei kusakabe mei kusakabe
yani çok seviyorum, çok ilginç geliyor orası ayrı ama nihayetinde şuna karar verdik: ortalama filistinli bir arap bile bunlardan daha laiktir.bi de anladığım kadarıyla hasidik yahudiler filistin meselesinde siyonistlerle ters düşüyorlar. dizide öyle gibi duruyor. sanıyorum gerçekte de böyle.
gone gone
tereyağı sahnesini hiç unutamadığım dizi. o gün ağlamıştım.

--- spoiler ---

akiva'nın babası bir süre önce eşini kaybetmiştir. sabah kahvaltı ederken tereyağına bıçağını daldırır; "o, sabah genellikle benden önce kalkardı. hemen kahvaltıyı hazırlardı ve tereyağı masada hep yumuşamış olurdu" der.

--- spoiler ---