sıcak para

mithat paşa mithat paşa
ülkelerarasındaki faiz oranlarındaki ve döviz kurlarındaki değişmeleri yakından izleyerek spekülatif amaçlı portföy yatırımlarında bulunulması “sıcak para” olarak adlandırılır. sıcak para akımları, başlangıçta paranın aktığı ülkede ödemeler bilançosu üzerinde olumlu etkide bulunmakta, fakat zamanla aşırı nakit girişleri, ulusal paranın aşırı değerlenmesine neden olmaktadır. göreli olarak ucuzlayan ithalat mallarına talep artmaktadır.

uluslar arası yatırım şirketleri, japonya gibi, faiz oranları %1'in altında olan ülkelerden kredi tesis edip, avrupa piyasalarında % 4,5 gibi oranlarla yatırım yapmaktadır. euro, yen karşısında değer kaybederse, bu finansörlerin yatırımları zarara dönüşebilmektedir. böyle bir durum global ekonomik krizi tetikleyebilir. bu sermayenin serbest dolaşımının kötü bir cilvesidir.

sıcak para girişi olan ve yüksek faiz haddi olan ülkelerde ekonomik kırılganlık yüksektir. bu çareye başvurarak cari açığını finanse etmekte olan ülkelerde, sıcak paranın doğrudan yabancı yatırıma dönüşmesini sağlamak birincil hedef olmalıdır. sıcak para çıkışı, bu tür ülkeler için bir risk olsa da ve dışa bağımlılığı artırsa da, ithalata dayalı ihracat yapan, iç tüketim fazla olduğu ekonomilerde başka da iktisadi çare bulunmamaktadır.
(bkz: global ekonomik kriz)
mithat paşa mithat paşa
dış ticaret açığı olan ve bu, cari açığa dönüşen ülkeler bu açığı ya dış borçla finanse eder ya da ülkeye yabancı sermaye girişini sağlamaya çalışır. bunun için bankacılık sektöründe yabancıların payının artmasına müsaade eder; özelleştirmelere hız verir; uluslar arası tahkimi kabul eder, vb... bunların hepsi kötü ama sorun başta da belittiğim gibi sorun ithalatın ihracattan fazla olmasıdır. gümrük birliği'ne girişimizden beri avrupa birliği ile ticaret dengemiz aleyhimez sürekli artımıştır. ihracatın yanısıra, iç tüketimin de ithalata dayalı olması bunun başlıca sebebidir. ülkemiz ithal mallar cenneti olmuştur çünkü gümrük vergisi yoktur. ekonominin canlanması, üretimin artması, mallarımızın ithal mallarla rekabet edebilmesi için yerli malı tüketmemiz şarttır. bu maddenin altını çiziyorum. yerli malı. beni sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.
strateji strateji
türkiye'nin hali hazırda en önemli ekonomik sorunu cari açığın dizginlenemez boyuta ulaşmasıdır. 12 kasım 2008 itibariyle cari açık 35 milyar 362 milyon dolardır.[1] daha önce de söylenmiş, cari açık sorunu ile uğraşan ülkeler, açığı kapatmak için ya dış borç sarmalına kendini kaptırır ya da ülkeye sıcak para girişine izin verir. akp hükümeti, bunlardan sıcak para seçeneğini seçmiştir ve iktidara geldiğinden beri de bu tür bir politika yürütmektedir.

bu politikanın en temel sıkıntısı, herhangi bir kriz ortamında bu sıcak paranın ülkeden çıkma riskidir. türkiye'de de, global kriz neticesinde 2007 yılı sonunda 107 milyar doları bulan sıcak para, 24 ekim 2008 itibariyle 45 milyar 47 milyon dolara kadar düşmüştür. özellikle son 2 ayda 44.5 milyar doları bulan sıcak para ülkeyi terk etmiştir. aynı şekilde son günlerde yaşanan imkb'deki sert düşüşler de -ki son 4 yılın en düşük seviyesidir bu- yabancıların elindeki hisse senetlerini satması nedeni ile meydana gelmiştir.[2] yine 2008 ağustos'unda yabancıların imkb'deki hisse senedi portföyü 52 milyar doları bulurken, 24 ekim 2008 itibariyle bu miktar 22 milyar dolara kadar düşmüştür.[3] aynı şekilde geçtiğimiz 3 ayda yabancı bankaların yaklaşık 15 milyar doları ülke dışına çıkarttığı tahmin ediliyor.[4]

böyle olunca haliyle hükümet paniğe kapıldı. önce 1 temmuz'da elektriğe %22 zam yaptı. ardından 4 eylül 2008'de 1 kasım 2008'den itibaren geçerli olacak şekilde ikinci kez elektriğe zam yapıldı.[5] aynı şekilde doğalgaza yapılan zamlarla da soruna çözüm bulunmaya çalışıldı. önce ekim ayı başında %5, daha sonra 3 kasım 2008'de %22 oranında doğalgaza zam yapıldı.[6]

zamlar tabii ki sınırlı bir kaynak aktarımı olduğundan, dış borç talebi gündeme geldi. imf ile görüşmelere başlandı ve dünkü haberlere göre 20-40 milyar dolar arası bir kredi alınması söz konusu.[7] aynı şekilde, resmi olarak bir görüşme olmasa da, fed'den de bir kredi talebinin olabileceğini bizzat recep tayyip erdoğan açıkladı.[8]

bütün bunlar ekonominin sıcak paraya endekslenmesinden doğan gelişmelerdir. sıcak paranın ülkeden çıkmasıyla birlikte, zorunlu olarak dış borç seçeneğine yönelinmiştir. ancak devasa boyutlara ulaşan dış borcun da, ülkede kayda değer herhangi bir üretim yapılmadan nasıl ödeneceği muammadır.

[1] ocak-eylül döneminde cari açık 35 milyar 362 milyon dolara yükseldi - milliyet haber türkiye'nin 2008 yılının eylül ayında cari açık, geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 60,1 oranında azalarak 2 milyar 288 milyon dola... milliyet
[2] referans - yarının habercisi | yabancılar kaçıyor, imkb son 4 yılın dibinde ımf ile anlaşma konusunda artan belirsizlikler piyasaları vurmaya devam ediyor. uzmanlara göre küresel krizin etkilerinin yeni yeni hissedilmeye ba... referansgazetesi
[3] referans - yarının habercisi | sıcak para iki ayda 44.4 milyar dolar eridi 'sıcak para' olarak da adlandırılan kısa vadeli yabancı finansal sermayenin türkiye'deki portföyünde, küresel mali krizin kasırgaya dönüştüğü, serm... referansgazetesi
[4] yabancı satıyor, yerli bakıyor, faiz dört yılın zirvesi yüzde 25"i denedi - #ekonomi kasım ortasına kadar satış yapmaya devam etmesi beklenen hedge fonların yanı sıra yabancı bankaların üç ayda yaklaşık 15 milyar dolar alıp türkiye'... radikal
[5] elektriğe yüzde 34 zam - #ekonomi elektriğin toptan fiyatına yüzde 34 zam yapıldı. zam 1 ekim'den itibaren geçerli olacak. enerji piyasası düzenleme kurumu (epdk), türkiye elektrik ... radikal
[6] doğalgaza zam açıklamada, bu çerçevede yapılan hesaplamalar sonucunda, doğalgaz satış fiyatlarının bugünden geçerli olmak üzere konutlara yüzde 22.50, sanayiye y... ntv
[7] erdoğan: ımf ile anlaşma yakın 20-40 milyar dolar kredi gelir - #politika başbakan erdoğan'ın akp merkez yürütme kurulu toplantısında, ımf ile anlaşma şartlarının oluşmak üzere olduğunu ve pürüz kalmadığını söylediği öğre... radikal
[8] erdoğan fed kaynağına göz kırptı - milliyet.com.tr önceki gün abd'de ulusal basın kulübü'nde bir konuşma yapan ve katılımcıların sorularını yanıtlayan başbakan tayyip erdoğan, abd merkez bankası'nda... milliyet
anarşistkedi anarşistkedi
yurtsuz para. sıcak para uluslararası dolaşımda olan ve girdiği ülkelerde genelde kalıcı olmayan, piyasa ile faiz oranlarına endeksli olarak yön değiştiren para. bir ülkenin ekonomisi güvenilir, yatırım yapılabilir seviyede ise uluslararası sıcak para oraya gider, yatırımlar yapılır. ancak faiz oranlarında değişimler başlar ve ülkedeki güven endeksleri düşer ise sıcak para girdiği gibi çıkar gider.

akp hükümetinin ekonomideki başarısının nedeni sıcak paradır. zira kısa ve orta dönemde kit'lerin satılması üzerinden yakalanan istikrar uluslararası yatırımcıya güven aşılamış ve sıcak para çekimi yaratmıştır. 2011 yılında türkiye sıcak paranın en çok ziyaret ettiği ikinci ülke idi. ancak şu biliniyor ki, türkiye gibi ani büyüme endeksi çizen ülkelerin çoğu bu sıcak parayı tutamaz, eli yanar. türkiye de özellikle merkez bankası'nın aldığı kararlar gösteriyor ki bu sürece girmek üzere.
bombacı kazım bombacı kazım
fed başkanı ben bernanke bir söz etti, yani “tahvil alımını kısmaya başlayacağım” dedi, türk ekonomisi yere çakıldı.
borsa çöktü, döviz patladı, faiz tavan yaptı!
evet, bernanke’nin gelecekte izleyeceği metotla ilgili bir ifadesi bile ekonomik dengelerimizi yerle bir etti!
tablo bu ise sormak lazım; bu mudur tayyip erdoğan ile akp’nin övündüğü güçlü ekonomi?
bu mudur dünyanın güya kıskandığı başarı hikâyemiz!
uzmanları yıllardır yazıp söylüyor, türkiye ekonomisinde var olduğu ileri sürülen sözde başarı tamamen sıcak paraya endeksli bir illüzyon ki öyle olduğu son iki günde tescillenmiş oldu.
üretmeden tamamen borçlanmaya ve tüketime dayalı bir politika ile gelinen yer burasıdır ki temenni etmem ama ispanya ve hatta yunanistan misali olmamız an meselesidir.
evet, akp’nin manipüle edilmiş rakamları bile böyle bir tehlikeye işaret ediyor; zira fed’in yeni politikası ile gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı hızlanacağından, devasa cari açığını sıcak para ile örten türkiye’nin kaosa gireceği kesindir.
cari açık deyip geçmeyin; türkiye’deki bütün ekonomik krizlerin müsebbibi odur ki 2001 krizinin nedeni, verilen 9 milyar dolarlık cari açıktı. bugün bu rakam 60 milyar doların üstüdür.
tablo net; yalancı baharın artık sonuna gelinmiş ve hakikatlerle yüzleşiliyor.
endişem, türkiye’nin kutuplaştırıldığı bu süreçte ilaveten uç verecek bir ekonomik krizin hemen akabinde pkk’nın büyük
kürdistan adına ayaklanması ya da ayaklandırılmasıdır.


kaynak: aydınlık
nautilus nautilus
girişine önlem alınmazsa uyuşturucu gibidir. bizde bir önlem yoktu, hayat güzeldi.

bir, bir buçuk aydır mal bitti, krize girdik. daha sürecek. asıl soru politik yansımaları ne olacak.